Mimarın kıdem, ücret ve yıllık izin alacakları talepli iş davasında, mahkemece tespit edilen aylık ücretin dosyadaki delillerle örtüşmemesi nedeniyle Yargıtayca bozma kararı.
Özet: Mimar olarak çalışan davacının iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı feshettiği iddiasıyla açtığı kıdem tazminatı, ücret ve yıllık izin alacağı davasında, alt mahkemelerce davacının aylık ücretinin emsal ücret araştırması ve TÜİK verileri esas alınarak 4.500 TL olarak belirlenmesi yanlış bulunmuştur; zira davacının dosyaya sunulan ücret bordrolarında ve SGK kayıtlarında net 2.500 TL ücret göründüğü, elden ödeme iddiasının ise ispatsız kaldığı dikkate alındığında, gerçek ücretin yanlış tespit edilmesinin alacakların hesaplanmasını doğrudan etkilemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği değerlendirilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1910 E., 2025/1863 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İş MahkemesiSAYISI : 2019/461 E., 2022/136 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 2011-2019 yılları arasında mimar olarak çalıştığını, işveren tarafından hak ve alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedene dayalı olarak sonlandırdığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, haklarının kendisine eksiksiz ödendiğini, 01.12.2017-31.05.2019 tarihleri arasında ücretsiz izin kullandığını, hiçbir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ücret bordroları incelendiğinde mimar olarak çalıştığı, emsal ücretin altında ücret almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu noktada emsal ücretin 8.000,00-12.000,00 TL arasında değiştiği dikkate alınarak davacının beyanına itibar edildiği, davalı tarafça davacıya banka dışında ödeme yaptığına ilişkin belge ibraz etmediği, ancak davacının beyan dilekçesinde elden aldığı ödemeleri teker teker açıkladığı, ... Kurumu (SGK) denetmen raporunda davacının ifadesinin yer almadığı ve bordrolar ile de uyuşmadığı, davacının fesih tarihinde ücret alacağı olduğundan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmü gereği haklı fesih yaptığı, yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacı tarafça Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) kazanç sorgulama evrakı sunulmuş olup bu evrak içeriği de dikkate alındığında davacı için tespit edilen 4.500,00 TL ücretin yerinde olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde ve tebliğ edilen ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def'i ileri sürülmemiş olduğu, bu nedenle dikkate alınmamasında bir hata olmadığı; davacının ücret alacağının varlığı ispat edildiğinden sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olduğu ve kıdem tazminatına hak kazanmış olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacıya ödenmesi gereken kıdem tazminatı bulunmadığını,2. Davacının beyanı, TÜİK verileri ve emsal ücret araştırması sonucunda tespit edilen ücretin fahiş olduğunu, davacı tarafından iddia edilen ücretin usul ve yasaya uygun olarak ispatlanmadığını,3. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını,4. Davacının ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının bulunmadığını,5. Davacının ücretsiz izne ayrılmasının ve başka bir şirkette çalışmasının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; aylık ücret miktarı, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı ile alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Davacı vekili, davacının primler hariç en son net aylık ücretinin 4.500,00 TL olduğunu iddia etmiştir. Davalı vekili ise davacı ile davalı Şirket arasında imzalanan 06.01.2011 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının brüt ücretinin 1.453,08 TL olarak belirlendiğini, davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunmuştur. Mahkemece emsal ücret araştırmalarından hareketle davacının aylık ücret miktarı konusundaki iddiasına itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki varılan sonuç dosya kapsamındaki ispat durumu ile örtüşmemektedir. Davacının tüm çalışma dönemine ait aylık ücret bordrolarının dosyaya sunulduğu, buna göre davacının en son 2019/ Temmuz ayı aylık ücret miktarının brüt 3.228,55 TL, net 2.500,00 TL olduğu görülmektedir. Davacı aylık ücret miktarının ispatına yönelik tanık dinletmemiştir. Davalının da tanık dinletmediği görülmektedir. Davacının bir kısım ücretlerini elden aldığına ilişkin iddiası ve tarafınca hazırlanan belge mevcut ise de elden ücret alındığına ilişkin dosyada ispata yarar herhangi bir delil bulunmamaktadır. Kaldı ki SGK denetmen raporunda da davacının beyanı olmasa da ücretinin tespit edildiği raporun tarafınca imzalandığı, buradaki ücreti ile bordrodaki ücretinin benzer nitelikte olduğu ve SGK kayıtlarıyla uyumlu olduğu görülmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 401. maddesinde işverenin işçiye, taraflar arasında ücret ile ilgili sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Bu husus taraflar arasında ücret kararlaştırılmamış olması hâli için geçerlidir. Bu hâlde davacının aylık ücret miktarını ispata yönelik tanık anlatımı veya başka bir delil bulunmadığı hâlde salt emsal ücret araştırması dikkate alınarak aylık ücretin belirlenmesi hatalı olmuştur. Buna göre ücret bordrolarında yer alan ücret, davacının gerçek ücreti olarak kabul edilmek suretiyle kıdem tazminatı dâhil dava konusu talepler yeniden değerlendirilmeli ve hesaplamalar buna göre yapılmalıdır.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.