Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonucu araç hasarı, değer kaybı, ticari kazanç ve nakliye gideri tazminatı davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı taraf, davalının %100 kusurlu olduğu trafik kazası sonucu aracında oluşan maddi hasar, değer kaybı, ticari kazanç kaybı ve nakliye giderlerinin tazmini talebiyle dava açmış; davalı sigorta şirketi, sorumluluğunun teminat limitleriyle sınırlı olduğunu ve araç mahrumiyet bedeli ile KDVden sorumlu olmadığını savunmuş; mahkemece alınan bilirkişi raporu ise davalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunu teyit ederek davacının aracı için KDV dahil 205.920 TL hasar, 20.200 TL değer kaybı ve 79.374,70 TL araç mahrumiyet bedeli zararı oluştuğunu tespit etmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2024
KARAR TARİHİ : 17/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/04/2024 tarihinde, davalı ...’a ait olan ve sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracın, müvekkile ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş ve müvekkilinin aracında hasar/orijinal parça farkı bedeli ve değer kaybı zararı ve ticari kazanç kaybı bedeli, nakliye ve forklift gideri oluştuğunu, gerçekleşen trafik kazası sonrasında araçta oluşan gerçek hasarın belirlenip müvekkilinin zararının giderilmesi gerektiğini, gerçek zarar araçta orijinal parça kulllanılıp kullanılmadığı, kullanılan parçaların bedellerinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, uygulanan iskonto oranı ve KDV nin uygulanıp uygulanmadığına göre değiştiğini, parça bedelleri belirlenirken KDV dahil olarak belirlenmesi gerektiğini, .... güncel kararlarında da belirtildiği üzere zarara uğrayanın uğradığı zarar hesabı yapılırken ödeyeceği KDV'de göz önüne alınarak gerçek zarara KDV'ninde eklenmesi gerektiği hüküm altına alındığını, alınacak parçalarda ve yapılacak hesaplamada KDV'de eklenmesi gerektiğini, müvekkiline ait aracın oluşan kazadan sonra değer kaybı oluştuğunu, sigorta şirketi tarafından hasar bedeli için ödeme yapıldığından ve limitleri tükendiğinden sigorta şirketinden karşı herhangi bir talepte bulunulmadığını, oluşan kazadan dolayı birçok parçası değişen ve orijinalliğini yitiren araçta değer kaybı oluşacağı aşikar olduğunu, kazanın ardından müvekkilinin aracının piyasa değerinde çok büyük bir azalma söz konusu olduğunu, davalının %100 kusuru nedeniyle meydana gelen kaza neticesinde, müvekkilinin aracı ağır hasar görmüş ve çok ciddi şekilde değer kaybına uğradığını, müvekkiline ait araç orijinal bir araçken tamir, onarım, boya, parça değişimi ve tramer kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşadığını, müvekkilinin zararlarının tamamından davalı sorumlu olduğunu, müvekkili, dava konusu kaza sebebiyle, aracının onarım işlemleri sona erene kadar aracından mahrum kalmış olup bu süre zarfı içerisinde aracı ile ticari işlerini yerine getiremediğini, müvekkili aracını Anıl Başarır-başarır ... adlı serviste yaptırdığını, kazanç kaybı talepleri olduğunu, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından ... no.lu Birleşik Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde teminat limiti ile sorumluluğu bulunmadığını, araç mahrumiyet bedeli, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararlar ZMMS teminatı dışında olduğunu, müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri bakımından sorumluluğu ancak zmms teminatlarının tüketilmesi halinde başlayacağını, zmms teminat limitleri tüketilmeden müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin talep edilen KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığını, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava trafik kazasından kaynaklı araç hasar bedeli değer kaybı, ticari kazanç kaybı ve nakliye ile forklift gideri talebine ilişkindir. Alınan 20/05/2025 tarihli raporda "... Plakalı Çekici Sürücüsü ...’ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun Madde 84/D ve Madde 67/A bentlerinde yer alan kuralının ihlali niteliğinde %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu sayılabileceği, Park Halindeki ... Plakalı Yarı Römork Sürücüsü/Maliki: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda %0 kusurunun olduğu, ... plaka sayılı 2012 model ... marka araç sahibinin aracında 16/04/2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 171.600,00 TL+34.320,00 (%20 KDV)= 205.920,00TL 20.200,00 TL hasar zararına uğradığı, ... plaka sayılı 2012 model ... marka araç sahibinin aracında 16/04/2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 20.200,00 TL değer kaybı oluştuğu, ... plaka sayılı 2012 model ... marka araç sahibinin 16/04/2024 tarihindeki kazada aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 79.374,70 TL araç mahrumiyet zararına uğradığı , ... plaka sayılı 2012 model ... marka araç sahibinin 16/04/2024 tarihindeki kazada aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 41.093 TL araç kazanç kaybına uğradığı" tespit edilmiştir. Alınan 16/11/2025 tarihli raporda "İtiraz ve karşı beyanlar yanıtlandığını, Kök raporumuzda yanlış hesaplanmış olan kazanç kaybı hesabı düzeltilmiş hasar,değer kaybı ve mahrumiyet bedeli hesaplamızda bir değişiklik olmadığını, ... plaka sayılı 2012 model ... marka araç sahibinin aracında 16/04/2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 171.600,00 TL+34.320,00 (%20 KDV)= 205.920,00TL hasar zararına uğradığı, ... plaka sayılı 2012 model ... marka Dorse araç sahibinin aracında 16/04/2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 20.200,00 TL değer kaybı oluştuğu, ... plaka sayılı 2012 model ... marka Dorse araç sahibinin 16/04/2024 tarihindeki kazada aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 79.374,70 TL araç mahrumiyet zararına uğradığı, ... plaka sayılı 2012 model ... marka Dorse araç sahibinin 16/04/2024 tarihindeki kazada aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 46.720,70 TL araç kazanç kaybına uğradığı" tespit edilmiştir. Davacı vekili 26/03/2026 tarihli dilekçesi ile dava değerini arttırarak eksik harcı tamamlamıştır. Dava trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı, hasar bedeli, ticari kazanç kaybı tazminatı, nakliye ve forklift bedeline ilişkindir. Trafik kazaları haksız fiilin bir görünümü olup, somut durumda haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı eylem, zarar, kusur, zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağı unsurlarının bulunması gerekmektedir. Somut durumda, meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumu ve meydana gelen zararın tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 20/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ve 16/11/2025,12/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporlarına göre meydana gelen kazada davacıya ait aracın sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise %100 kusurlu olduğu, aracın değer kaybının 20.200,00 TL, hasar bedelinin 205.920,00 TL, kazanç kaybının 46.720,70 TL, nakliye ve forklift bedelinin 16.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir.Kusuru durumunun değerlendirilmesinde, kaza krokisinin, araçların kaza sonrası fotoğraflarının ve sürücü görüşlerinin değerlendirildiği, kazanın gerçekleşme şeklinin dosya kapsamındaki deliller ile örtüştürülerek detaylı bir şekilde izah edildiği ve kusura ilişkin mevzuat hükümlerinin de değerlendirildiği anlaşılmış olmakla bilirkişi raporunda kusura yönelik tespitte hukuka aykırı bir yön görülmemiştir. Araç değer kaybı bedelinin belirlenmesinde ise aracın expertiz raporuna göre hasar gören parçaları değerlendirilmiş, aracın kazalı fotoğrafı denetime elverişli şeklide raporda yer almış, aracın değerinin tespiti için emsallerden yararlanılmış olması sebebi ile zarar tespitine yönelik değerlendirmede de hukuka aykırı bir yön görülmemiş ve bilirkişi raporuna itibar etmek gerekmiştir. Bilirkişi raporu incelendiğinde kaza tespit tutanağı ile birlikte araçların hasar alan bölgelerinin değerlendirildiği ve kusur durumunun salt kaza tespit tutanağına göre tanzim edilmediği, aksine raporun görseller ile kaza tespit tutanağını teyit ettiği görülmüş olup, bu bağlamda bilirkişi raporunda usule ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Zarar yönünden ise araçta meydana gelen hasara yönelik hasarlı parçalar tek tek belirtilmiş, parçaların fiyatı ve işçilik fiyatı detaylı olarak tablo şeklinde gösterilmiş, meydana gelen hasar ile araçta meydana gelen değer kaybı emsal araçlarla mukayese edilerek belirlenmiş olmakla rapora itibar etmek gerekmiştir. Alınan kusur raporu ve bilirkişi ek raporlarında zarara yönelik değerlendirmelere bakıldığında, araç onarım süresinin hasara göre belirlenmiş olması, aracın hasarlı resimlerinin raporda yer alması ve onarım için yapılacak işlemlerin ve sürelerinin ayrı ayrı belirtilmiş olması, yine kazanç kaybı yönünden; davacı tarafa ait vergi bilgilerine göre ... vergi kimlik numarası ile .../... Vergi Dairesi Müdürlüğüne bağlı olduğu, faaliyet kodunun ... YÜK TAŞIMACILIĞI (GIDA,SIVI, KURU YÜK, VB.) (GAZ VE PETROL ÜRÜNLERİ HARİÇ) olduğu, kazanç kaybı hesaplamasının davacı tarafından dava dosyasına sunulan 01-04-2024 tarihli nolu faturaya göre yapıldığı, net kar kaybının değerlendirilmesi hususları usule ve yasaya uygun görülmüş olup, trafik kazasında kusuru bulunmayan davacının kaza sebebiyle zorunlu olarak nakliye ve forklift masrafı yapmış olduğu kanaatine varılarak bilirkişi ek raporu ve talep artırım dilekçesi doğrultusunda; davanın hasar bedeli yönünden kabulüne, değer kaybı yönünden kabulüne, ticari kazanç kaybı yönünden kısmen kabul kısmen reddine, nakliye ve forklift bedeli yönünden kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar bilirkişi raporunda davacıya ait araçta 205.920,00 TL hasar bedeli bulunduğu tespit edilmişse de mahkemeizce davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak davacıya herhangi bir ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise hangi kalem kapsamında ne kadar ödeme yapıldığı sorulmuştur. 19/06/2026 havale tarihli müzekkeremize gelen cevabi yazıda davacıya hasar bedeli kapsamında 155.500,00 TL ödeme yapıldığı bildirilmiştir. Kaza tarihi olan 16/04/2024 tarihi itibariyle araç işleteni ve sürücüsü temerrüde düşmüş olacağından sürücü ve işleten hakkında faiz başlangıcında bu tarih esas alınmış, davalı sigorta şirketine başvuru tarihinin 28/05/2024 olduğu, bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceği anlaşılmakla davalı sigorta şirketi hakkında faiz başlangıcında 10/06/2024 tarihi esas alınmıştır. Bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; a- Hasar bedeli talebi yönünden davanın kabulü ile 50.420,00 TL nin davalı sigorta şirketi yönünden 10/06/2024 tarihinden, diğer davalılar yönünden 16/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, (Sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere-sigorta şirketinin 14/05/2024 tarihinde yaptığı 155.000,00 TL lik ödemenin infazda nazara alınmasına)
b- Değer kaybı talebi yönünden davanın kabulü ile 20.200,00 TL nin davalı sigorta şirketi yönünden 10/06/2024 tarihinden, diğer davalılar yönünden 16/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, (Sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere-sigorta şirketinin 14/05/2024 tarihinde yaptığı 155.000,00 TL lik ödemenin infazda nazara alınmasına) c-Ticari kazanç kaybı talebi yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 46.720,70 TL nin yalnızca davalılar ... ve ... dan 16/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden talebin reddine, (Sigorta şirketi yönünden reddedilen dava değeri: 46.720,70 TL)d- Nakliye ve forklift bedeli talebi yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 16.000,00 TL nin yalnızca davalılar ... ve ... dan 16/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden talebin reddine, (Sigorta şirketi yönünden reddedilen dava değeri: 16.000,00 TL)
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 12.284,40 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin kalan poliçe limitine göre 6.387,88TL ile sınırlı olmasına)
3-Alınması gereken 9.108,50 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 272,00 TL ıslah harcı ve 1.999,00TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 6.409,90 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (sigorta şirketinin poliçe limitine göre 3.333,14TL ile sınırlı olmasına)
4-Peşin harç 427,60 TL ve ıslah harcı 272,00 TL, 1.999,00TL tamamlama harcı ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.126,20 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,(sigorta şirketinin poliçe limitine göre 1.625,62TL ile sınırlı olmasına)
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, (
6-Davalı Sigorta Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan taraftan alınarak davalı Sigorta Şirketi tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde .... açık olmak üzere karar verildi. 17/07/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır