Mirastan mal kaçırma amaçlı tapu iptali ve tescil talepli muris muvazaası davasında, murisin mal kaçırma kastı ispatlanamadığından davacı kızların temyiz başvurusu reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Özet: Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacı kız çocukları, babalarının kendilerinden mal kaçırma maksadıyla taşınmazlarını muvazaalı olarak oğluna devrettiğini iddia etmiş; ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, murisin çok sayıda başka taşınmaza sahip olması, devredilen taşınmazlarda intifa hakkını üzerinde tutması ve mal kaçırma veya kızlarını mirastan mahrum bırakma kastının somut delillerle ispat edilememesi gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiş, Yargıtay da bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/5423 E.  ,  2026/3937 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2196 E., 2025/1489 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalvaç 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/627 E., 2023/389 K.
Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar; muris babaları ...'ın kızlarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak Isparta ili, ... ilçesi, ... köyündeki dava konusu 2 75... parsel, 70... ve 405 parsel sayılı taşınmazlarını 29.07.2010 tarihinde farklı akitlerle, bir kısmını da ikinci eşi dava dışı ...'yi emanetçi olarak kullanarak tek oğlu olan davalıya sattığını, bedel ödenmediğini, emekli olan murisin taşınmaz satmaya ve bakıma ihtiyacı olmadığını, ekonomik durumunun çok iyi olduğunu, resmi senetlerdeki bedel ve değerler arasında fahiş fark olduğunu, murisin oğlunu kayırdığını, davacı kızlarına hiçbir taşınmaz vermediğini, mirasını da paylaştırmadığını belirterek davalı adına tapu kayıtlarının payları oranında iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı; murisin temlik dışı çok sayıda taşınmazı olduğunu, ekonomik durumu çok iyi olan murisin mal kaçırma iradesinin olmadığını, 70... ve 405 parsellerin evvelinde zaten davalı adına tescilli olduğunu, Fransa ülkesi tarafından Türkiye'den tapu kayıtlarının istenmesi üzerine bu taşınmazların inanç sözleşmesi gereği muris babaya devredildiğini, sonradan geri alındığını, zaten her iki taşınmaz üzerinde de murisin intifa hakkı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; murisin çocukları ile arasında küslük bulunmadığı, davacılar ile arasının iyi olduğu, terekesinde çok sayıda taşınmaz bulunduğu, 3 nolu parsel üzerinde ikinci eşi ... lehine intifa hakkı olduğu, sadece çıplak mülkiyetin devredildiği, 4 04... nolu parsellerin evvelinde davalı adına tescilli olduğu, sonra murise devredildiği, murisin davacıları mirastan mahrum etme amacı bulunmadığı, mal kaçırma kastıyla hareket etseydi diğer taşınmazlarını da devredebileceği halde devretmediği, mal kaçırmayı gerektirir bir durumun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; murisin temlik dışı 15 parça taşınmazı daha bulunduğu, davacı tanıklarının murisin mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini doğrulamadıkları, temlik tarihi itibariyle murisin davacılar ile arasında mal kaçırmasını gerektirir küslük, kırgınlık veya üstün tutmaya dair beyanda bulunmadıkları, sadece yörede kız çocuklarına mal bırakmama eğilimini dile getirdikleri, murisin temlik dışı 15 parça taşınmazı daha olması ve dava konusu taşınmazlarda intifa hakkını üzerinde tutması dikkate alındığında mal kaçırma kastının ispatlanamadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.