Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sosyal medyadaki kaba yorumların hakaret değil ağır eleştiri niteliğinde olması nedeniyle verilen beraat kararını usuli düzeltmeyle onadı.
Özet: Yargıtay, sanığın sosyal medyada yaptığı yorumların mağdura yönelik olmadığının ve onur, şeref, saygınlığı rencide edici boyuta ulaşmayan kaba eleştiri niteliğinde olduğunun anlaşılması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını belirterek verilen beraat kararını esastan uygun bulmuş; ancak ilk derece mahkemesinin beraat hükmünde CMKnın hatalı maddesinin yazılması nedeniyle istinaf mahkemesi kararını bozmuş, fakat bu hukuka aykırılık yeni bir yargılama gerektirmediğinden, ilgili madde düzeltilerek hükmün düzeltilerek onanmasına ve bu bağlamda katılan vekilinin temyiz talebinin reddine karar vermiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/12171 E.  ,  2026/8233 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1662 E., 2024/2142 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın sosyal medyada yaptığı yorumlarıyla katılana alenen hakaret ettiği ancak Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hukuka aykırı karar verildiğinden bahisle kararın bozulması talebini içerdiği belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın Facebook uygulaması üzerinden yaptığı yorumun duraksamaya yol açmayacak bir şekilde katılana yönelik olduğunun anlaşılamaması ve yorum içeriğindeki sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaşmayan, rahatsız edici, kaba, nezaket dışı söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğundan bahisle hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Ancak hükümde, sanık hakkında hakaret suçundan beraat kararı verilirken CMK'nın 223/2-a maddesi yerine CMK'nın 223/2-e maddesi yazılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-h maddesi uyarınca hüküm fıkrasına; “CMK'nın 223/2-e'' ibaresi yerine ''CMK'nın 223/2-a'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2026 tarihinde karar verildi