Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tanınmış marka sahibinin, benzer ibareli markanın 5. sınıftaki tıbbi ve diyetetik ürünler için tesciline karşı iltibas ve kötü niyet iddialarıyla açtığı kısmi marka hükümsüzlüğü davası.
Özet: Gıda sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren ve ... ibaresini içeren sayısız tescilli markaya sahip bir şirket, davalıya ait ... ibareli marka başvurusunun, kendi tanınmış ve ayırt edici markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olması, iltibas yaratması, haksız rekabete yol açması, kendi marka itibarını zedelemesi ve kötü niyetle yapıldığı iddialarıyla, özellikle 05. sınıfta yer alan tıbbi ve diyetetik ürünler bağlamında tescil kararının iptalini ve ilgili mallar yönünden kısmi marka hükümsüzlüğünü talep etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/587 Esas - 2025/10
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2023/587 KARAR NO : 2025/10DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali-Kısmi Marka HükümsüzlüğüDAVA TARİHİ : 22/12/2023KARAR TARİHİ : 20/01/2025 Yazım Tarihi: 31/01/2025İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirketin 1961 yılında kurulduğunu, ülkemizin kek, kraker, gofret, bisküvi vb. ürünler üreten üreticilerinden biri olduğunu, müvekkilinin ... ibaresini ilk olarak 1990 yılında tescil ettirdiğini, bununla birlikte 08.05.1990 tarih ve ... numaralı “... ...”; 07.04.1992 tarih ve ... numaralı “...”; 06.11.2000 tarih ve ... numaralı “... ...”; 21.11.2000 tarih ve ... numaralı “... ...” 13.02.2002 tarih ve ...numaralı “...”; 03.06.2003 tarih ve ... numaralı “...” ; ... numaralı “... ...”; ... numaralı “...; ... numaralı “... ”; 30.03.2007 tarih ve ... numaralı “... ...”; 30.03.2007 tarih ve ... numaralı “... ...”; 30.03.2007 tarih ve ... numaralı “... ...”; 30.03.2007 tarih ve ... numaralı “... ...”; 30.03.2007 tarih ve ... numaralı “... ...”; 30.03.2007 tarih ve ... numaralı “... ...”; 30.03.2007 tarih ve ... numaralı “... ...”; 30.03.2007 tarih ve ... numaralı “... ...”; 30.03.2007 tarih ve ... numaralı “... ...”; 30.03.2007 tarih ve ... numaralı “... ...”; 30.03.2007 tarih ve ... numaralı “... ...”; ... numaralı “... ...”; ... numaralı “... ”; ... numaralı “... +”; ... numaralı “... ”; ... numaralı “... ... ”; ... numaralı “... ”; ... numaralı “... ” markalarının sahibi olduğunu, ... ... ibaresinin ... Protokolü kapsamında birçok ülkede tescilli olduğunu, bu nedenle ... ibaresini ... bir koruma sağlamaya çalışıldığını, bir çok mahkeme kararlarına yer vererek ... ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunduğunu, ... markasını ihdas edenin ve meşhur hale getirenin müvekkili olduğunu, müvekkilinin bu markanın tek gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili markalarıyla dava konusu ... sayılı “... ... ...” markasının müvekkilinin ... esas unsurlu markaları ile ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili markalarına zarar verdiğini, haksız rekabete yol açtığını, müvekkilinin ... markasının tanınmış marka olduğunu, yargı kararları ile bu hususun sabit olduğunu, davalının herhangi bir çaba sarf etmeden müvekkilinin tüketicilerde yaratmış olduğu ... marka imajından haksız kazanç elde edeceğini, taraf markaların emtialarının da birebir aynı olduğunu, iltibas yaratacak kadar benzer olduğunu, markaların benzer olması nedeniyle davalı markasının müvekkilinin markasının serisi olarak algılanacağını, müvekkilinin ... ibarelerinin ayırt ediciliğinin zarar göreceğini, saygınlığına gölge düşüreceğini, davalının amacının ... ibaresini tescil ettirmek olduğunu, kötü niyetin korunamayacağını iddia ederek ... ...’nın 31.10.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının 05. Sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları yönünden iptaline, bu mallar yönünden ... başvuru numarası ile kayıtlı "... ... ..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde, hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın "..." ibareli itiraz mesnedi tescilli markaları arasında dava konusu edilen 5.sınıftaki emtialar açısından SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlık iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... Sayılı ... kararının kısmen iptalinin gerekip gerekmediği, kurum itiraz sürecinde ileri sürülmeyen ancak dava dilekçesinde belirtilen SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yukarıda belirtilen iltibas, tanınmışlık iddialarına ilaveten davalı markasının kısmen hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 01/11/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 22/12/2023 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "...." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan...... itiraz incelenmiştir. .......Belirtilen kapsamda yapılan inceleme sonucunda işbu başvuruda baskın ve ayırt edici nitelikte "..." ibaresi bulunduğu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin tescile konu malların cinsine, çeşidine atır yapar nitelikte bulunduğu tespit edilmiş ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların ihtiva ettikleri anlam, genel görünüm ve muhtemel tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etki ve izlenim itibariyle karıştırılacak derecede benzer olmadığı ve markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığı bulunmadığı kanaatine ulaşıldığından itirazın benzerlik ve tanınmışlık da dahil olmak üzere tüm gerekçeleri bakımından reddi gerekmiştir. Öte yandan her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede işbu başvurudan farklı marka örneğini haiz ve farklı aşamalarda incelenmiş olan başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ;... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları..... (...) .../...20.11.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; " Davaya konu ... sayılı ....ibareli başvuru markası ile itiraza dayanak gösterilen davacının ... ... ya da ... EK UNSURLU ibareli markaların çekişme konusu/iptali talep edilen malların aynı ya da benzer olmadığı,Taraf işaretleri arasında görsel, işitsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle iltibas tehlikesi oluşmayacağı,Davacının davaya mesnet gösterdiği markaların, tanınmışlığının kanıtlanamadığı bununla birlikte işaretler benzer olmadığından, davacının markasının tanınmışlığı koşularının somut olayda gerçekleşmediğinden davalının başvurusunun tesciline engel bir durumun oluşmadığı,Başvurunun kötü niyetli bir başvuru olduğu yönündeki iddialar ile ilgili dosyaya bir delil sunulmadığı, bu husustaki takdir ve yorumun hukuki bir nitelendirme gerektirmesi nedeniyle Sayın Mahkemeye ait olduğu," şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması ve heyette Gıda uzmanı olması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek marka başvurusu 5.nci sınıftaki ilaç ve diğer emtialar olduğundan sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının " ..... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının"... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "... ... " ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile bakiye 345,55 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 20/01/2025 Katip ... Hakim ...E İmzalıdır. E İmzalıdır.