Tanınmış hızlı teslimat platformu şirketinin, kendi markasının İngilizce karşılığını içeren başka bir ibarenin tesciline yapılan itirazın reddi kararının iptali davası.
Özet: Kurye aracılığıyla perakende ürün satışı ve online yemek siparişi hizmetleri sunan, "" ve "" gibi markalarıyla tanınan Davacı şirket, kendi markasının İngilizce karşılığı olan "" ibaresini esas unsur olarak barındıran ve ayırt edicilikten yoksun "" gibi tanımlayıcı unsurlar içeren davalıya ait "" ibareli marka başvurusunun tescil edilmesini sağlayan Fikri ve Sınai Haklar Kurumu kararının iptalini talep etmektedir; Davacı, bu kararın, markalar arasında karıştırılma ihtimalini göz ardı ettiğini, kendi tanınmış markalarına sunulan korumanın yetersiz kaldığını ve söz konusu başvurunun kötü niyetle gerçekleştirildiğini belirterek, Kurumun kendi inceleme kılavuzları ve emsal kararlarıyla çeliştiğini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/30 Esas - 2025/102
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2024/30 KARAR NO : 2025/102DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptaliDAVA TARİHİ : 22/01/2024KARAR TARİHİ : 24/03/2025 Yazım Tarihi: 14/04/2025İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirketin, kurye aracılığıyla perakende ürün satışı gerçekleştiren bir teknoloji platformu hizmeti sunduğunu ve zamanla yarışan müşterilerine kolaylık sağlamak adına dakikalar içerisinde ihtiyaçlarını kapıya getirmeyi vaat ettiğini, bu hizmet kapsamında ...’in, meyve-sebze ve diğer yiyecek/içecek ürünlerinden teknoloji ürünlerine, kişisel bakım ürünlerinden temizlik malzemelerine, ev aletlerinden evcil hayvan besinlerine, bebek bezi ve bakım ürünlerinden bebek yiyeceklerine ve giyim/aksesuarlardan oyun ve oyuncaklara kadar pek çok çeşitli ürünü müşterilerinin bulunduğu noktaya 7/24 getirme hizmetini dünyada bir ilk olarak gerçekleştirdiğini, müvekkilinin 2015 yılından beri aktif olarak kullandığı ve hizmet verdiği ‘‘ ’’ ibareli markası ile herkes tarafından hızlıca tanınır hale geldiğini ve Türkiye’nin pek çok ilinde hizmet verdiğini, müvekkilinin aynı zamanda Türkiye’nin 81 ilinde “...” markası ile de online yemek siparişi hizmeti verdiğini, müvekkilinin 2021 yılı Ocak ayı itibariyle İngiltere’nin başkenti ve dünyanın en büyük şehirlerinden olan Londra’da, hemen ardından ... ve son olarak ...’da hizmet vermeye başlamasının medyada ve iş dünyasında geniş yankı uyandırdığını, Müvekkilinin 03.04.2015 başvuru tarih ve ... ve 29.01.2021 başvuru tarih ve ... numaralı “...” ibaresini NICE sınıflandırmasında yer alan bütün sınıflar bakımından ... nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin herkes tarafından tanınan ve bilinen “...” ibareli markaya ek olarak “....” ve “...” esas unsurlu pek çok marka tescilinin bulunduğunu, • Müvekkili tarafından 29.08.2022 tarihinde, davalıya ait ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun yayınına yaptığı itirazın ... tarafından markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tanınmış markalara sunulan koruma için gerekli şartların oluşmadığı ve sunulan belgelerin başvurunun kötü niyetle gerçekleştirildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı gerekçe gösterilerek reddedildiğini, müvekkili tarafından 24.04.2023 tarihinde, ... ...’nca verilen ret kararına yapılan itirazın da ... tarafından yapılan değerlendirme neticesinde reddedildiğini, söz konusu değerlendirmeler neticesinde, müvekkili tarafından yapılan itirazın reddedilmesine ve davalının ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun tescil işlemlerinin devam edilmesine karar verildiğini, ...’nın söz konusu kararının hukuki mesnetten yoksun olduğunu ve kararın iptalinin gerektiğini, dava konusu “ ” ibareli marka başvurusunun, beyaz zemin üzerine siyah italik yazı ile yazılmış “...”, “...” ve “...” ibarelerinden oluştuğunu ve müvekkili şirketin “...” ibareli markasının İngilizce karşılığı olan “...” kelimesini esas unsur olarak içerdiğini, Dava konusu markanın müvekkilinin tescilli markasını birebir şekilde ihtiva ettiğini ve başvuruda yer alan diğer kelime unsurlarının ise ayırt edicilikten yoksun olduğunu, davalının “... ... ...” markasının “gemiye ...” anlamına geldiğini ve ortalama tüketici kitlesinin hiçbir zihni çaba gerektirmeksizin markanın Türkçe karşılığını anlayabileceğini, başvuruda yer alan “...” ibaresinin, Türkçe’de “GETİRMEK” anlamına gelen, yaygın olarak kullanılan ve temel düzeyde İngilizce bilgisine sahip olan tüketiciler tarafından dahi bilinen bir İngilizce kelime olduğunu, “... ...” ibaresinin ise hizmetin sunulacağı yeri belirtmesi nedeniyle tescili talep edilen 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler dikkate alındığında başvuru içerisinde hiçbir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davalı ... tarafından yayımlanan 2021 tarihli Marka İnceleme Kılavuzu’nda yaygın kullanıma sahip İngilizce kelimelerin bir kişinin ya da teşebbüsün tekeline verilmesinin yerinde olmadığının ve tanımlayıcı bir anlamı bulunan kelimelerin de 5/1(c) maddesi kapsamında değerlendirileceğinin belirtildiğini, • ... Dairesinin de vasıf belirten kelimelerin tescil edilemeyeceği yönünde birçok emsal kararının bulunduğunu, davaya konu “...” ibareli markada yer alan “ ...” ibaresinin herkesin kullanımına açık, tanımlayıcı bir kelime olduğunu, ... veri tabanından alınan ekran görselinden de anlaşılacağı üzere, ihtilafa konu markanın tesciline karar verilen sınıfta “...” ibaresini içeren 482 adet kayıtlı marka bulunduğunu, dava konusu markada ön plana çıkan, dikkat çekecek ve akılda kalacak unsurun müvekkilinin “...” ibaresinin İngilizce karşılığı olan “...” ibaresi olduğunu, müvekkiline ait “...” ibareli markaların, yabancı haber kaynaklarında yayınlanan bazı haberlerde “...” ibaresi ile birlikte anıldığını, müvekkilinin de yurt dışında kullanmakta olduğu çeşitli tanıtım materyallerinde ve reklam çalışmalarında, “...” ibaresini sıklıkla kullandığını, • Dava konusu markanın müvekkilinin tescilli markalarının serisi olarak algılanma ya da müvekkilinin yurt dışında kullanıma sunacağı yeni bir marka olarak yaratıldığı izleniminin oluşmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin “...” markalarının 1- 45. sınıflarda yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından tescilli ve özellikle 35. sınıfta yer alan hizmetler bakımından tüketici nezdinde tanınmışlık kazanması nedeniyle markalar arasında sınıfsal benzerliğin de bulunduğunu, yabancı dillerde aynı anlama gelen markaların benzer olduğu ve karıştırma ihtimaline sebebiyet verdiği hem Türk Mahkemeleri hem de yabancı ülkelerin marka ofisleri ve mahkemeleri nezdinde kabul edilmektedir. Müvekkili şirket tarafından “...” ibareli marka başvurularına ilişkin olarak gerçekleştirilen itirazların kabul edilerek başvuruların reddine karar verildiğini, müvekkilinin “...” markasının tanınmış marka olması nedeniyle müvekkilinin markasına iltibas derecesinde benzer davalı markasının SMK 6/5’te yer alan haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi ya da markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi ihtimalleri göz önüne alınıp değerlendirildiğinde tümüyle reddinin gerektiğini, davalı marka başvurusunun SMK’nın 6/9 maddesi uyarınca açıkça kötüniyetli olduğunu ileri sürerek ... sayılı ... kararının iptalini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulu oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 20/11/2023 tarihinde davacı tarafa e- tebliğ edildiği, davacının da SMK 160/6 maddesi ile 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 22/01/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ...... sayılı "...", ........ ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. .......Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları... (...) ...04/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE; " Dava konusu ... sayılı marka başvurusunun yukarıda izah olunan nedenler doğrultusunda davacı yanın esas unsurlu markaları ile emtia/hizmet benzerliği olsa da işaret benzerliği bulunmaması nedeniyle benzer olmadığı ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Davacı şirket markalarının tanınmışlığı iddiasının somut olaya uygulanma koşullarının oluşmadığı, Davalının kötüniyetli olduğu yönündeki hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Dava konusu 17.11.2023 tarih ve ... Sayılı ... kararının raporumuzdaki değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.24/03/2025 Katip ... Hakim ...E-İmzalıdır E-İmzalıdır