Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, davacı markasıyla benzerliği gerekçesiyle tescilli bir markanın iptali ve hükümsüzlüğü davasına ilişkin kararı.
Özet: Davacı vekili, müvekkilinin Türkiyede giyim, ayakkabı ve benzeri emtia sınıflarında yoğun kullanımı, distribütör ağı, online satışlar ve reklam faaliyetleriyle tanınmışlık kazanan, hayali ve türetilmiş bir sözcük olan ... markasının temel unsuru olan ... ibaresi ile, davalının tescilini talep ettiği ... markasının taşıdığı aynı temel ... ibaresinin görsel, sözel ve kavramsal olarak yüksek derecede benzerlik taşıdığını, davalının bu benzerliği müvekkilinin tanınmışlığından haksızca yararlanma ve piyasada karışıklık yaratma amacıyla kötü niyetli olarak kullandığını iddia etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/542 Esas - 2025/7

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2023/542
KARAR NO : 2025/7
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 22/11/2023
KARAR TARİHİ: 15/01/2025 Yazım Tarihi: 20/01/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde
ÖZETLE: Davacının itiraza mesnet ... nolu sözcük markasının tek ve esaslı unsurunun “...” ibaresi iken; Davalıya ait ... nolu sözcük markasının esaslı unsurunun da “...” ibaresi olup “...” ve “...” ibarelerinin tanımlayıcı ibareler olduğu; Görsel olarak markalar değerlendirildiğinde taraf markalarında ortak olan “...” ibaresi sebebiyle görsel sözel ve kavramsal olarak benzer olduğu; Davalının SMK 19 kapsamında kullanım ispatı talebi üzerine Davacının 15.09.2022’de kullanım belgelerini ibraz ettiği; SMK’nın 9/2 uyarınca markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edileceği; Davacı ile ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeyle Davacı tarafından Türkiye’ye ihraç edilen ürünlere ilişkin fatura örnekleri (14.07.2021 tarih, ... nolu ve 16.712,64 Euro bedelli, 30.08.2021 tarih, ... nolu ve 26.202,12 Euro bedelli, 05.08.2020 tarih, ... nolu ve 33.251,96 Euro bedelli, 24.02.2022 tarih, ... nolu ve 38.392,60 Euro bedelli 31.01.2022 tarih, ... nolu ve 23.580,20 Euro bedelli faturalar), ... ve çeşitli online satış mağazalarından alınmış internet sitesi görsellerinin sunulduğu; Türkiye distribütörü dava dışı ... Giyim Tic. A.Ş.’ye 2021-2022 tarihlerinde toplam 138.139,52 Euroluk (20.11.2023 tarihli Euro/TL kuruna göre 4.340.343,72 TL) satış yaptığı; kendisine ait “...” üzerinden ve bir takım yer sağlayıcılara ait “...”, “...” ve “...” adlı internet siteleri üzerinden satışlar gerçekleştirdiği; “...” markalı ürünlerin dava dışı ... A.Ş tarafından, Davacının marka hakkı üzerinden verdiği hak ve yetkiye istinaden Türkiye’de satıldığı, ... Giyim’in “...” mağazasının vitrinlerindeki Davacıya ait marka görsellerinin markanın reklamının ve tanıtımının yapılması ve SMK 9/3 kapsamında kullanımını kanıtladığı; ... A.Ş tarafından “...” ibareli markanın çeşitli platformlar aracılığıyla, örneğin ...’da yer alan “...” başlıklı video, reklam faaliyetlerinin gerçekleştirildiği; “...” ibaresinin Türkçe Sözlük’te ve “...” üzerinden yapılan araştırmada Türkçe’de bir karşılığı olmadığı, hayali, türetilmiş bir sözcük olduğu; Türkçe Sözlük’te bulunmayan “...” ibaresinin birkaç web sitesi/forumda “bir çeşit kurt” olarak tanımlanmış olmasının, Türkçe’de karşılığı olmadığı ve “...” ibaresinin “bir çeşit kurt” anlamına geldiği değerlendirilse dahi markanın kullanıldığı emtia grubu olan “Giysiler, ayak giysileri” ile herhangi bir yakınlığı, bağlantısı olmayıp bu durum Davacı markasının güçlü marka olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği; dava konusu 18, 25 ve 35. sınıfların potansiyel tüketici kitlesinin asgari dikkat seviyesine sahip “...” olduğu; ... sayılı ilamında “... markasının ayak giysileri yönünden 25.08.2000 tarihinde tanınmış olduğuna dair kesin hüküm ... nolu markanın tescil başvurusu anında da tanınmış olduğunun kesin delili olmayabilir ise de, davacıya ait ... nolu markaların deri ve benzeri malzemeden yapılmış mamuller ayakkabılar ve ayakkabı malzemeleri deri ve suni deriden mamul çanta, cüzdan, bavul, çorap, top, sigaralık, anahtarlık gibi emtialara ilişkin olarak tescil edildiği, bu emtiaların davalının ... nolu markalardaki emtialar ile çok büyük ölçüde benzer nitelikte olduğu” demek suretiyle “Ayak giysileri” ile “deri ve benzeri malzemeden yapılmış mamuller ayakkabılar ve ayakkabı malzemeleri deri ve suni deriden mamul çanta, cüzdan, bavul, çorap, top, sigaralık, anahtarlık” gibi emtiaların benzer olduklarının” hüküm altına alındığı; “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları” mallarının “Giysiler, Ayak Giysileri” sınıflarının aynı/benzer olduğu benzer alıcı kitlesine hitap etmekte, benzer ihtiyaçları karşılamakta, aralarında ürün-hammadde ilişkisi bulunmakta, ortak dağıtım kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılmakta, aynı toptancı tarafından ve aynı ve/veya yayana reyonlarda perakende satılmakta olduğu; hayali/türetilmiş ve hiçbir anlamı olmayan “...” ibaresinin yanına “...” ve “...” ibareleri eklenmek suretiyle birebir aynısının Davacı gibi çocuk giyim sektöründe tescil edilmek istenmesinin ve markadaki özellikle “...” ibaresinin varlığının da basiretli tacir olma yükümlülüğü olan Davalının Davacı markasına bilerek ve isteyerek yanaşmaya ve Davacı markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmaya çalıştığını gösterdiği” öne sürülerek ... ... tarafından verilen 22.09.2023 tarih ve ... nolu kararın usul ve yasa ile uyarlı olmaması nedeniyle iptali ile davalı ... tarafından başvurusu yapılan ... nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Taraf markalarında tek ortak unsur olan ''...'' kelimesinin yazım stili ve puntoları, zemin rengi, genel görünüm ve düzenleme şekillerinin bütünsel olarak farklı olduğu; iki markanın benzer ya da aynı olmadığı birbirlerini çağrıştırmadığı ve iltibas ihtimalinin olmadığı; ''...'' ekiyle ürünlerin Davalı tarafından üretildiğini vurguladığı; Davalının çocuk kıyafet üretim alanında uzmanlaşması ve yurtiçi ve yurtdışında bu alanda satış yapmasından kaynaklı markanın “...” ibaresini taşıdığı; “...'' kelimesinin hayali, türetilmiş ve güçlü bir marka olmadığı, birçok dilde anlamı olduğu, İtalya'da ünlü bir çok restoranın ismi ve Rönesans Bahçeleri olarak bilinen ve ...'daki tarihi ve turistik bir bölgenin adı ve müze adı olarak bilindiği gibi, Yerel Türkçe ''Bir çeşit kurt, kurtçuk'' anlamına geldiği ve Davalının imam nikahlı eşi tarafından neredeyse 2018'den beri kendisine takılan bir lakap olduğu; ''...'' kısaltmasının Davalı isminde yer alan ''...'' ibaresinin kısaltılmış hali olduğu; markanın Davalının gerçek adı ve lakabının yan yana gelmesiyle oluşturulduğu; Davalının eşine jest olması açısından bu markayı tescil ettirdiği; kötüniyetli olmadığı; ortak olmayan sınıfların varlığı ve Davalı markasının 18. 25. ve 35. mal ve hizmet sınıflardaki geniş tescil kapsamının davanın haksız ve yersiz olduğunu gösterdiği; Davacı tarafından SMK'nın 19/2 maddesine göre ''...'' markasının 06.01.2022-06.01.2017 arasında Türkiye'de ciddi bir kullanımının söz konusu olmadığı; davacının 06.01.2022-06.01.2017 tarihleri arasında kalan 24.02.2022 ve 31.01.2022 tarihli 2 adet fatura sunabildiği; diğer faturalar bahse konu tarih aralığını kapsamadığı; afiş ve reklamların yayımlanma tarihleri 06.01.2017- 06.01.2022 tarihleri arasında olmadığı; SMK 29/2 uyarınca kullanmama def’ini ileri sürdükleri ve davacının Türkiye’de kullanımı olmayan markalarına dayanarak açtığı marka tecavüzü davasının, tedbir ve tazminat talepleri ile birlikte reddini talep ettikleri; ciddi kullanıma ilişkin Yargıtay tarafından “... 2 adet faturanın pazar payı yaratacak biçimde ciddi kullanım sayılmayacağı” (...); “...Mevsimsel, dönemsel bir kullanıma tabi olmayan bir hizmet sınıfında birer ay ara ile düzenlenen iki adet faturadan dolayı kullanım markasal kullanma yönünde ciddi kullanım olarak kabulünün mümkün olmadığı” (...), “...Kesintisiz 5 yıllık süre içerisinde sadece cüz'i nitelikte 4 adet faturaya dayalı...markasını kullandığı... dava tarihinden önce davaya konu markaların 5 yıllık süre içerisinde haklı bir sebebe dayanmaksızın ve kesintisiz olarak kullanmadığı, bir başka deyişle davalı yanın bu süre zarfında markanın haklı olarak kullanıldığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği (...) kararlarının verildiği” öne sürülerek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas-benzerlik-karıştırılma-ilişkilendirme ihtimali oluşup oluşmadığı, SMK 19/2 maddesi kapsamında itiraz mesnedi marka dolayısıyla davacının kullanım ispatını yerine getirip getirmediği, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği, SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre isim ve diğer fikri hak, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 25/09/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 22/11/2023 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markaya dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
.......... Başvuru sahibinin yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK'nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın tescil kapsamındaki mallar için kullanımının ispatını talep ettiği tespit edilmiştir. İtiraz gerekçesi marka, işbu başvuru tarihinde en az beş yıldır tescilli bulunduğundan işbu talep incelenebilir mahiyette görülmüştür.
İtiraz yukarıda belirtilen tespitler ışığında incelenmiştir.
... tarafından yeniden yapılan itiraz nedeni ile Kurul tarafından yapılan incelemede, ... 06/01/2022 ile 06/01/2017 tarihleri arasındaki kullanımını kanıtlaması gerektiği anlaşılmıştır. ... sunmuş olduğu 2021-2022 yıllarını kapsar deliller ile ek bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, yukarıda yer alan tarihler arasında kalan belgeler çerçevesinde, kullanım ispatına konu olan itiraz gerekçesi markanın kullanımın ispatına tabi mallar bakımından ciddi kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varılmış, belirtilen markanın 6769 s. SMK madde 6/1 incelemesinde esas alınması mümkün görülmediğin SMK m.6/1 gerekçeli itiraz reddedilmiştir.
Gerek Kurumumuz uygulamasında, gerekse yargı kararlarında 6/3 maddesi hükmünce itirazda bulunulabilmesi için, işaretin ticaret sahasında kullanılıyor olması şartından söz edilmektedir. 6769 s. SMK'nın 6/3 maddesinde tescilsiz bir marka ve ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretten ayrı ayrı söz edilmesine dayanarak, hem marka hukukuna özgü kullanılan işaretlerin (tescilsiz marka) hem de ticaret hayatında herhangi bir şekilde (iş evrakında, tabela, ilan ve reklamlarda vb.) kullanılan işaretlerin 6/3 maddesine dayalı itiraz hakkına gerekçe olabileceğini belirtmek gerekir. Burada önemli olan husus iltibas ihtimalinin (karıştırılma ihtimali) ispatıdır. Marka hukukuna özgü kullanılan tescilsiz işaretlerin, bu kullanımın doğası gereği piyasada yaygın hale, dolayısıyla iltibasa açık hale gelmesi daha olasıdır. Bununla beraber örneğin sadece ticaret unvanı fonksiyonunu karşılamak üzere, iş evrakında, reklam ve tanıtım araçlarında kullanılan bir işaretle iltibas yaratılması ihtimali daha düşüktür. Yaygın ve yoğun kullanım/bilinirlikle bağlantılı olarak bu iltibas ihtimalinin arttığını söylemek mümkündür.
Yapılan inceleme sonucunda, m. 6/3 gerekçeli itiraz sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde incelenmiş ve başvuru kapsamında yer alan mallar/hizmetler yönünden itiraz gerekçesi markanın işbu başvurunun tarihinden önce ... tarafından marka olarak ciddi ve süreklilik arz eder biçimde kullanıldığının ispatlanamadığı kanaatine varıldığından, söz konusu itiraz yerinde bulunmamıştır.
Muterize ait markanın tanınmış olduğu ve SMK m.6/5 hükmünde yer alan koşullarının varlığına dair yeterli delil ... tarafından sağlanamadığından tanınmışlıktan haksız yarar sağlama gerekçeli itiraz da kabul edilmemiştir.
Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimali, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden (...) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir.Sayılan nedenlerle, itirazın tüm gerekçeleriyle birlikte reddi gerekmiştir.
KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir."
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ;
... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markası
... (...) ... (...)
18,25,35. Sınıf 25. Sınıf
25.11.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda
ÖZETLE; "1) SMK 6/1 kapsamında, ... sayılı “...'' esas unsurlu başvuru markasının, Davacının münhasıran "..." ibaresinden oluşan ... sayılı markası ile, bütünsel genel izlenim itibarıyla, görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer olduğu gibi; ... sayılı “...'' esas unsurlu başvuru markasının tesciline karar verilen/tescil edildiği mal ve hizmetlerden “25. Sınıf: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler”.mallarının, Davacının itiraza mesnet ... sayılı “...'' markasının kapsamındaki “25. Sınıf: Giysiler, ayak giysileri (ortopedik ayak giysileri hariç”) mallarıyla aynı/aynı tür mal, “18. Sınıf: İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.” mallarının ise benzer mal niteliği taşıdığı;
2) Ancak, Davacının ... KARAR İPTAL istemi bakımından, Davacı-... tarafından, itiraz aşamasında, SMK 19/2 uyarınca 06.01.2017-06.01.2022” döneminde, ... markasının “25. Sinif: Giysiler, Ayak Giysileri” malları bakımından Türkiye’de sembolik olmayan piyasada gözlemlenerek şekilde fiili markasal kullanımını ispatlayamadığı;
3) Diğer yandan, Davacının HÜKÜMSÜZLÜK istemi bakımından, Dava dilekçesinin 4 nolu ekindeki 20.11.2023 tarihli yazı/haberin, 24.11.2022 tarihli Karara İtiraz Dilekçesindeki 22/11/2022 tarihli görsellerin, Davacının 21.03.2022 tarihli Yayına İtiraz, 24.11.2022 tarihli Karara İtiraz Davacının Karara İtiraz ve 15.09.2022 tarihli Kullanımın ispatı delil sunma dilekçesiyle sunduğu tarihsiz görsellerin, muhtelif websitelerine ... markalı giyim eşyalarının en geç 21.03.2022, 24.11.2022 ve 15.09.2022 tarihlerinde tanıtım ve satışını ve dolayısıyla markanın SMK 25/7 uyarınca 22.11.201822.11.2023 döneminde piyasada gözlemlenebilen fiili markasal kullanımını ispatladığı;
4) Davacı delillerinin Davacının ... sayılı ... markasını 25. Sınıfa konu giyim eşyaları bakımından fiili markasal kullanımı ispatladığı kanaatine varılması halinde; SMK 6/1 kapsamında, Davalının Davacı markasıyla bütünsel genel izlenim itibarıyla, görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzerlik taşıyan davaya konu ... sayılı “...'' esas unsurlu markasının tescil edildiği mal ve hizmetler, sadece, aynı mal niteliği taşıyan 25. sınıf giyim eşyası ile benzer mal niteliği taşıyan 18. sınıf mallarının bakımından taraf markalarının ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu;
5) SMK 6/4 ve 6/5 kapsamında, dosya münderecatında, itiraz veya dava aşamasında, dava konusu markanın başvuru tarihi 06.01.2022 itibarıyla Davacı markasının ulaştığı veya korunduğu tanınmışlık düzeyinin veya giyim eşyaları bakımından refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka” olduğunun ve bu sebeple davalı markasının tescili ve kullanımı halinde, ilgili Alıcı Kitlesinin taraf markaları arasında bağlantı/ilinti kurarak ekonomik davranışları ve satın alma tercihlerinde değişiklik olabileceğinin veya SMK 6/5’de düzenlenen Davalının haksız menfaat temin etmesi, Davacı markasının itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verilmesi olasılığının doğabileceğinin somut olgu veya delillerle ortaya konulamadığı;
6) SMK 6/3 kapsamında, dosya münderecatında, itiraz veya dava aşamasında, Davacı tarafından Davalının 06.01.2022 tarihli marka başvurundan önce, “...” ibaresini tescilli veya tescilsiz işaret olarak Davalı markasının tesciline karar verilen 18, 25 ve 35. sınıf ve hatta herhangi bir mal veya hizmet bakımından fiilen kullanıldığına, ayırtedici hale getirildiğine ve bu surette önceye dayalı hak/gerçek hak sahipliği sıfatının kazanıldığına dair herhangi bir delile rastlanmadığı;
7) SMK 6/6 kapsamında, Davacının ticaret ünvanı değişikliğinin zaten Davalının marka başvurusundan sonraki tarihli olduğu gibi; Davacının ... uzantılı alan adının sahibi olduğunun ve 06.01.2022’den önce ... ibareli websitesinin 18, 25 ve 35. sınıf ve hatta herhangi bir mal veya hizmetin tanıtımı veya satışı için fiilen kullanıldığının ispatlanamadığı;
8) Davacının SMK 6/9 (Kötüniyet) iddiasına ilişkin tarafların iddia, savunma ve delilleri ile tespitlerimizin yukarıda belirtildiği" şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı taraf vekilinin ek rapor ve yerinde inceleme talebi ile davalı vekilinin ek rapor talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu taleplerin reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE;
Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
... kararı iptalinde;
Davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacının (...) sayılı " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu ;
ANCAK İtiraz mesnedi " ... " ibareli tescilli marka açısından ise SMK 19/2 maddesine göre davalının ileri sürdüğü "kullanmama def" üzerine bu konuda ispat külfetinde olan davacının ... ibareli markasını KURUM İTİRAZ sürecinde sunulan delillere göre kapsamında olan emtialarda benimsenen bilirkişi heyet raporuna göre "25. Sınıf : Giysiler, Ayak Giysileri” malları bakımından Türkiye’de sembolik olmayan piyasada gözlemlenerek şekilde fiili markasal kullanımını ispatlayamadığı;" şeklindeki tespite mahkemece de iştirak edilerek SMK 19/2 maddesi göndermesi ile 6/1 maddesindeki iltibas koşulundan yararlanamayacağı, kanundaki deyimi ile "itiraz yapılmamış " şeklinde değerlendirme yapılması gerektiğinden bu markaya bağlı davacının SMK 6/1 maddesindeki iltibasa dayalı iddiası kabul görmediği;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı;
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Hükümsüzlük talebinde ise ;
Davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacının (...) sayılı " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu ;
İtiraz mesnedi " ... " ibareli tescilli marka açısından ise SMK 19/2 maddesine göre davalının ileri sürdüğü "kullanmama def" üzerine bu konuda ispat külfetinde olan davacının ... ibareli markasını yargılama aşamasında sunulan delillere göre kapsamında olan emtialarda benimsenen bilirkişi heyet raporundaki " dava dilekçesinin 4 nolu ekindeki 20.11.2023 tarihli yazı/haberin, 24.11.2022 tarihli Karara İtiraz Dilekçesindeki 22/11/2022 tarihli görsellerin, Davacının 21.03.2022 tarihli Yayına İtiraz, 24.11.2022 tarihli Karara İtiraz Davacının Karara İtiraz ve 15.09.2022 tarihli Kullanımın ispatı delil sunma dilekçesiyle sunduğu tarihsiz görsellerin, muhtelif websitelerine ... markalı giyim eşyalarının en geç 21.03.2022, 24.11.2022 ve 15.09.2022 tarihlerinde tanıtım ve satışını ve dolayısıyla markanın SMK 25/7 uyarınca 22.11.201822.11.2023 döneminde piyasada gözlemlenebilen fiili markasal kullanımını ispatladığı; " şeklindeki tespite mahkemece de iştirak edilerek SMK 19/2 maddesi göndermesi ile 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun "Giyim eşyaları" malları ile aynı/benzer olanlar açısından emtia benzerliği gerçekleştiğinden ... sayılı markanın kapsamında yer alan 25. Sınıftaki tüm mallar yönünden ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu ; bu mallarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu;
(her ne kadar bilirkişi heyet raporunda " Davacının itiraza mesnet ... sayılı “...'' markasının kapsamındaki “25. Sınıf: Giysiler, ayak giysileri (ortopedik ayak giysileri hariç”) mallarıyla davalının markasındaki “18. Sınıf: İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.” mallarının ise benzer mal niteliği taşıdığı; " şeklinde bir ifade geçse de 25.nci sınıf ile 18.nci sınıf farklı olduğu ; 25.nci sınıfta tescilli olup da kullanımı kanıtlanan markanın tescilli olmadığı 18.nci sınıf yönünden de koruma zırhına bürünerek kullanılmadığı alanlarda da benzer kabul edilmesi SMK 19/2 anlamında adil olmayacağına kanaat getirilerek ve ayrıca 18 .nci sınıftaki " çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları." ürünlerinin 25.nci sınıftaki " Giysiler, ayak giysileri " ürünleri ile BENZER OLMADIĞI değerledirilerek ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) bu görüşe iştirak edilmediği; Bu açıdan kullanım ispatı kriterinde davacı taraf sadece 25.nci sınıftaki mallar açısından kullanım ispatını yerine getirdiğinden emtia benzerliğinin sadece bu mallarda oluştuğu;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının " ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının (...) sayılı " ... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının (...) sayılı " ... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının " ..." ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu " ..." ibareli marka ile davacının (...) sayılı " ... " ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği bu açıdan taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın 25.nci sınıftaki mallarda bulunduğu ;
Bunun dışında kalan mallarda / hizmetlerde ise emtia benzerliği oluşmadığı kanaati oluştuğu;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı;
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan var olan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından hükümsüzlük yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-... kararının iptaline yönelik açılan davanın REDDİNE,
2-Hükümsüzlük istemli açılan davanın KISMEN KABULÜNE,
3-Dava konusu ... sayılı markanın kapsamında yer alan 25. Sınıftaki tüm mallar yönünden markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... Kurumuna müzekkere yazılmasına,
4-Diğer kısımlardan davanın REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile bakiye 345,55‬ TL'nin davalı şahıstan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
6-... YÖNÜNDEN; AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,
7-HÜKÜMSÜZLÜK YÖNÜNDEN;
a) AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı şahıstan alınıp davacıya verilmesine,
b) AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı şahısa verilmesine,
8-Davacının yaptığı (9.500,00 TL bilirkişi ücreti, 322,00 TL tebligat gideri, 269,85 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 10.091,85‬ TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/4 ü olan ( ... iptali davası reddedildiği gibi Hükümsüzlük davası kısmen kabul edilip kısmen de reddedildiğinden) 2.522,96 TL nin davalı şahıstan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 15/01/2025
Katip ... Hakim ...
E-İmzalıdır E-İmzalıdır