İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla nakdi borçların fazlasıyla ödendiği ve kalan alacağın mahsupla kapanabileceği tespiti.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın genel kredi sözleşmesine dayanarak kredi borçlusu ve müteselsil kefile karşı başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptali davasını konu almaktadır; davalıların alacak miktarına ve faiz oranlarına ilişkin itirazları üzerine mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı bankanın nakdi kredi alacağının tamamen tahsil edildiği ve hatta 1.061.688,11 TL tahsilat fazlası bulunduğu, bu fazlalığın mahsubu halinde gayrinakdi çek taahhüt bedeli kaynaklı olası bir borcun da sönümlenmiş olabileceği belirtilerek, bankanın talep ettiği asıl alacağın önemli ölçüde azaldığı veya ortadan kalktığı tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/837 EsasKARAR NO : 2026/487DAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : 10/11/2025KARAR TARİHİ : 02/07/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... Şubesi ile kredi borçlusu/lehtarı ... A.Ş. Arasında 10/07/2023 tarihli , ...(Borçlu Kefil) müteselsil kefil imzası bulunan Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeye atfen verilen kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle, Genel Kredi Sözleşmesinin verdiği yetkiye istinaden ... 20. Noterliğinin ...tarih ve yevmiye ... no.lu ihtarnamesi ile kredi hesabı kesilip kat edildiği, davalı borçluların faiz ve faiz oranına itirazlarının yerinde olmadığı, müvekkili bankanın davalılardan alacaklı olduğunun sabit olduğu alacağı için ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile takip açıldığını, davalıların asıl borca ve takibin tüm ferilerine itirazları üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ....Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, İcra takibine konu alacak muayyen, kesin ve tartışmasız olmadığını, banka kayıtlarının tek başına kesin delil teşkil etmeyeceğini, faiz oranları hukuka, hakkaniyete ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, asıl borcun belirlemeden kefilin sorumlu olmayacağını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin de reddinin gerektiğini, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasına dayalı olarak açılan iş bu itirazın iptali davasının reddine, haksız ve kötü niyetli bir şekilde müvekkiller aleyhine takip başlatılan davacı aleyhine, dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının UYAP'tan eklendiği, evrak asıllarının sunulduğu, kasaya alındığı, tensip tutanağının 12 numaralı ara kararı ile davacı vekiline gayri nakdi alacak yönünden beyanda bulunmak için süre verildiği, beyanda bulunulmadığı ve gayri nakdi alacak yönünden harç tamamlatılmadığı, gerekli ihtaratların yapılmış olduğu görüldü. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacı bankanın davalı borçlu aleyhinde dayanak toplam 2.467.192,14TL asıl alacağın tahsili için 08/07/2025 tarihinde genel haciz yoluyla icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekilinin itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan 03/06/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " 1- Davacı banka ile davalı kredi borçlusu/lehtarı (asıl borçlu) ...İhr.A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, dosya içeriğinde toplanan delillere göre davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, Davalı/Kefili. Sözleşmede gösterilen kefalet limiti tutarının 20.000.000,00 TL olduğu , temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç toplamının 105.434,07 TL olduğu, dolayısıyla hesaplanan asıl borcun (ana para borcunun), kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de davalı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu...Yukarıda tabloda belirtildiği üzere gerek iskonto ve gerekse de KMH kredisi tamamen ödenip kapatılmıştır. Hatta 1.061.688,11 TL tahsilat fazlasıyla kapatılmıştır. Ezcümle nakdi kredi borcu kalmamıştır. Gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo talebi Yönünden Karşılıksız çıkıp garanti/taahhüt bedeli talep edilmeyen çekler ile henüz dolaşıma çıkmayan çek bedellerinden dolayı toplam 50.600,00 TL'nın (12.650,00 TL X 4 adet çek bedeliz) davalı asıl borçlu şirket ile davalı kefilden depo edilmesinin talep edilebileceği, ancak nakdi kredilerin kapatılmasından sonra açıkta kalan 1.061.688,11 TL tahsilat tutarı nazara alındığında, anılan bu tahsilatın mahsubu halinde gayrinakdi çek taahhüt bedelinin de sönümlenmiş olabileceği" yönünde görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı olarak asıl borçluya kullandırılan krediden kaynaklanan alacağa istinaden yapılan takibe, davalıların itiraz etmesi nedeniyle İ.İ.K'nun 67. maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı ile davalı borçlu ... A.Ş. arasında 10/07/2023 tarihli 20.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalı ...'nın kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43 Hukuk Dairesi benzer bir uyuşmazlığa ilişkin vermiş olduğu ... Esas ... Karar sayılı ilamında "..., hesap kat ihtarına konu edilen kredi miktarı ile yapılan tahsilat miktarı birebir aynı olup hesap kat ihtarına konu edilen iskonto kredilerinin tamamının tahsil ve tasfiye edildiği, iskonto kredilerinin faizi daha kredinin ilk kullandırımı sırasında peşinen tahsil edilmiş olduğu için, vade günleri takip ile dava tarihi aralığına denk gelen çeklerden dolayı sağlanan tahsilatın TBK’nun 101 m. 102.m.uyarınca doğrudan kredi borcuna mahsup edilmesi gerektiği iskonto işlemlerinde temel bir kural olmakla beraber, takip konusu alacağın iskonto kredisi olması nedeni ile faiz ve fer’ilerin peşin tahsil edilen bir kredi türüne ilişkin olduğu için, mükerrer tahsilat olmaması adına TBK’nun 100 m. uygulanmasının yerinde olamayacağı, Gayrinakdi çek taahhüt bedeli öncelikle takibe konu edilmediği, bu kapsamda davacının talep edebileceği ne bir anapara ve nede bir faiz alacağı bulunmadığı belirlenmiştir." şeklinde karar vermiştir.Yine benzer bir uyuşmazlıkta İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesi ... Esas...Karar sayılı ilamında " davacı vekilinin ilk bilirkişi raporuna sunduğu ve istinaf nedeni olarak da ileri sürülmüş iskonto kredisinin rotatif krediye dönüştürüldüğü, dolayısıyla hesap katından sonra davalının yaptığı ödemelerin TBK'nın 100. maddesine göre rotatif kredi borcuna mahsup edilmesi gerektiği iddiası hakkında, iskonto kredisi mevzuatı dahilinde kullandırılan kredilerin rotatif krediye dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, şayet iskonto kredisinin teminatında bulunan çeklerin vade günlerinde (yani keşide tarihlerinde) ödenmemiş olsalardı, çeklerin vade bitim günlerinden itibaren zorlama yorumla rotatif krediye dönüşme iddiasının karşılık bulabileceğini, zira tüm çeklerin vade günlerinde tek tek tahsil edildiğini, bu durumda vadesinde ödenmeyen herhangi bir çek bulunmadığı için davacının bu yöndeki iddialarına katılınmadığı görüşü bildirilmiştir. İskonto kredisi kapsamında davacı bankaya verilip de ödenmeyen çek kalmadığından ve bilirkişi raporunda davacının itirazlarının değerlendirildiği anlaşıldığından, davacının bu husustaki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir." gerekçesine yer vermiştir.Yukarıda açıklanan tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda kredi borcunun ödenmesi için .... 20. Noterliği’nin ...tarih ve ... yevmiye nolu kat ihtarnamesi düzenlenerek, ihtarnamenin borçlulara tebliğ edildiği, kat ihtarına konu kredilerin bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere kredilerin ticari KMH ve İskonto kredisi olduğu, hesap kat ile takip tarihi aralığında 9.660.000,00 TL tahsilat sağlandığı, iskonto kredileri için 8.454.753,80TL kredi tutarının tamamının tahsil edildiği, iskonto kredilerinin daha ilk kullandırımı sırasında faiz ve ferilerinin peşinen tahsil edilmiş oldukları için mükerrer faiz tahsilatına sebebiyet vermemek için TBK 100 uyarınca hesaplama yapılmayıp tahsilatların doğrudan ana paradan mahsup edildiği, iskonto kredilerinden arta kalan tahsilat tutarının KMH kredisinden mahsup edilmesi sonrası kredi borcunun fazlasıyla ödenmiş olduğu bilirkişi raporunda tespit edilmiş olmakla gerek iskonto ve gerekse de KMH kredisinin tamamen ödenip kapatıldığı anlaşıldığından davanın reddine, davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekiline gayri nakdi alacak yönünden beyanda bulunmak için süre verildiği, beyanda bulunulmadığı ve gayri nakdi alacak yönünden harç tamamlatılmadığı anlaşıldığından gayri nakdi alacakla ilgili bir değerlendirme yapılmayarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE,2-Davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının, peşin alınan 29.797,52 TL harçtan mahsubu ile bakiye 29.065,52TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 362.734,98 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin ( e duruşma ) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2026 Başkan e-imzalı Üye e-imzalı Üye e-imzalı Katip e-imzalı