Doğal sit alanında 2863 sayılı Kanuna aykırı kaçak yapılaşma nedeniyle sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, sanık müdafiinin itirazlarına rağmen temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Doğal sit alanında izinsiz prefabrik yapı, beton sahne ve duvar gibi müdahalelerde bulunarak 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu işleyen sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sanık müdafiinin suça konu imalatların kaldırıldığına dair temyiz itirazlarına rağmen, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun, eylemin sanıkça gerçekleştirildiğinin sabit olması ve belirlenen suç vasfı ile yaptırımların doğru bulunması sebebiyle hukuka aykırılık teşkil etmediğinden onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2774 E. - 2025/3422 K.SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılıkKARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıSanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine verilen kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, sanık müdafinin temyizi üzerine Dairemizin 10.07.2025 tarihli, 2023/4640 Esas, 2025/6251 Karar sayılı ilamı ile hüküm bozulmuş, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanığın 2863 Kanunun 65/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suça konu müdahaleleri kaldırdığı, bu itibarla beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü görevlilerince tanzim edilen 14.05.2018 tarihli yapı tatil zaptında, 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmazın arka cephesine 18 metrekare ebadında prefabrik yapı ile 54 metrekare zemine beton dökülerek sahne yapıldığının, sahnenin arka kısmında bir metre yüksekliğinde 9 metre uzunluğunda duvar örüldüğünün, 6 metrekare ebadında da demir konstrüksiyondan cepheleri sac ve camlı pencere ile kapatılmış vaziyette yapı olduğunun tespit edildiği, kolluk kuvvetlerince hazırlanan 29.08.2019 tarihli tutanakta, taşınmaz dışarıdan kontrol edildiğinde, içerisinde prefabrik yapılar, yere beton dökülerek sahne yapısı bulunduğunun ve sahnenin arka kısmına duvar örüldüğünün belirtildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2019 tarihli ve 2019/34808 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 14.05.2018 tarihli yapı tatil zaptında belirtilen eylemlere ilişkin olarak 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine, imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği, hükmün katılanlar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, yapı tatil zaptı sonrasında gerçekleştirilen ve dava konusu edilmeyen müdahalelere ilişkin olarak suç duyurusunda bulunulup dava açılması halinde dosyaların birleştirilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yönünden hükmün bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince suç duyurusunda bulunulması üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2022 tarihli ve 2022/10490 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 29.08.2019 tarihli tutanakta belirtilen eylemler yönünden dava açıldığı ve dosyanın İzmir 48. Asliye Ceza Mahkemesinin incelemeye esas dosyası ile birleştirildiği, sanığın savunmasında tutanak düzenlendikten sonra suça konu müdahaleleri kaldırdığını beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibariyle suça konu imalatlardan prefabrik yapının, sahnenin ve duvarın kaldırılmış olduğunun, 6 metrekarelik yapının ise taşınmazın başka bir yerine konulduğunun, sit alanına zarar verildiğine dair herhangi bir emareye rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 48. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.