İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen marka hükümsüzlüğü davasında, gıda sektöründeki marka sahibinin iltibas ve kötü niyet iddialarına karşı, davalı uzun yıllara dayanan düğün salonu markasının öncelikli kullanımını ve ayırt ediciliğini savunuyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının gıda sektöründeki "Uzunlar" markaları ile davalının "Uzunlar Düğün Balo Salonu" markası arasında ayırt edilemez benzerlik, kötü niyetli tescil ve tüketici nezdinde iltibas iddiasıyla davalı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ettiği bir marka hükümsüzlüğü davasını özetlemektedir; davalı ise markasının 1987den beri kesintisiz kullanıldığını, 2006dan beri tescilli olduğunu, faaliyet alanının (düğün/balo salonu) farklı olduğunu, markaların bütüncül olarak ayırt edici olduğunu ve davacının gecikmiş talebinin iyi niyetli olmadığını savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/39 EsasKARAR NO : 2026/94DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 10/02/2020KARAR TARİHİ : 10/06/2026Mahkememizden verilen 20/09/2022 tarih ve --------- Esas --------- sayılı kararı --------- sayılı ilamıyla bozulmakla Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,İ D D İ A /Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, “----------” ismini taşıyan birden fazla markanın,;--------- Numaralı “---------”, -------- Numaralı “---------”, --------- Numaralı “--------”,---------- Numaralı “--------”, ---------- Numaralı “----------”,---------- Numaralı “--------”,---------- Numaralı “---------”, --------- Numaralı “--------”, -------- Numaralı “---------”, ibaresini içeren birden fazla markası bulunmakta olup, sahibi olduğunu, uzun yıllardan beri aktif olarak da kullanıldığını, aynı zamanda ---------- Yakasında birçok şubesi bulunan “----------” restoranlarının da sahibi olduğunu, bu restoranların halihazırda bu marka adı altında işletilmekte ve faaliyetlerine bu marka ile devam ettiğini, “----------” markasının davacı ile özdeşleştiğini, davacı lehine ayırt edilebilirlik kazandığı gibi davacının gıda sektöründeki çeşitli faaliyet alanlarında bu marka ile tanındığını, davalının tescil aldığı ----------- başvuru numaralı “--------- “uzunlar ---------” markasının, davacıya ait markalar ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, aynı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, tüketici nezdinde iltibas oluşturabilecek nitelikte olduğunu, davalının, iltibas ihtimalinin davacı şirket ile bir bağlantısının olduğu kanaatinin oluşmasını ve davacının itibarını zedeleyeceğini, davacının tanınmışlığından faydalanmasına ve haksız yarar elde etmesine imkân oluşturabileceğini, davalının sözkonusu markayı kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, davalının --------- markasının ayırd edici niteliğini zedelediğini, bu nedenlerle davalı tarafından ---------- no ile tescilli “--------- “----------” markasının müvekkile ait markalar ile iltibas oluşturan bir marka olduğundan anılan markanın 43. sınıftaki hizmetlerinin tümünün hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.K A R Ş I İ D D İ A / Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davalının davaya konu marka başvuru numarası --------- olsa da, davalının markasını ilk tescilli 2017 yılında değil 2006 yılında olduğunu, davalının ilk tescil ettirdiği markasını kullanımının ise çok daha önceye dayalı olduğunu, davalının düğün, davet, balo salonu olarak faaliyet hayatına 1987 yılında babası --------- ve annesi --------- girişimciliği ile başladığını, işletmenin şahıs şirketi olarak davalının annesi -------- üzerine kurulduğunu, söz konusu salonun 1987 tarihinden bu yana ailece fasılasız olarak işletildiğini ve işletilmeye devam ettiğini, --------- web adresinden bu bilgilere ulaşılabileceğini, davalı markasını 2006 yılında ---------- tescil numarası ile koruma altına aldığını, yıllar içerisinde logosu değiştiğinden bu başvurunun yenileme süresi biter bitmez yeni logosu ile yeni bir başvuru gerçekleştirildiğini, bununla beraber yıllar içerisinde değişen sınıf içerikleri nedeni ile 2006 yılında 41. Sınıfta yaptığı başvuruyu 2017 yılı içerisinde 41. ve 43. Sınıf kapsamında gerçekleştirildiğini, davalının düğün, davet, balo gibi etkinlikler hususunda hizmet verdiğini, davalının markayı uzun yıllardır kullandığına, bu marka üzerinden hizmet verdiğine ve markasına ciddi bir biçimde yatırım ve harcama yaptığına dair delilleri sunduklarını, bu belgeleri incelendiğinde eskiye dayalı kullanımın açıkça görüleceğini, ---------- alan adının Whois sonucunda da kayıt tarihinin 20.05.2006 olduğunun açıkça görüldüğünü. Davacının, davalının ilk tescilinde değil de (2006 yılındaki) şimdi hükümsüzlük talep ediyor olmasının iyi niyetli olmamakla beraber, o tarihlerden bu yana sözde müvekkilin kö iyetli olduğu iddiasında bulunduğu halde sessiz kalmasının dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını, Markaların benzerliğinin değerlendirilmesi, markada yer alan kelime veya şekil unsurlarının birbirlerinden bağımsız olarak tek tek ele alınması yoluyla değil, markanın tüm unsurlarının birlikte yarattığı bütüncül izlenime göre yapılmasının gerektiğini, davacının karıştırılma ihtimali iddiasında bulunduğu markalar incelendiğinde, dikkatlice bir incelemeye gerek kalmaksızın markaların birbirinden kolaylıkla ayrıldığı, görsel, işitsel ve anlamsal olarak herhangi bir benzerlik bulunmadığı ve işaretlerin tüketici nezdinde toplu olarak bıraktığı izlenim açısından herhangi bir iltibas tehlikesi barındırmadığı açıkça fark edilebileceğini, davalının markası bir bütün olarak ayırt ediciliğe sahip olup davacı markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalı markasının “salon uzunlar düğün balo salonu "uzunlar --------” ibaresinden meydana geldiğini, 1987 yılında kurulmuş bir işletme olan davalının bu bilgisinin logosunda yer aldığını, davalının 2006 yılında tescil ettirdiği markasının işaretinde de yine bu işaret de olduğu gibi faaliyet dolayısıyla gelin ve damat olduğunu, Davacının ---------- nezdinde davalı markasına yaptığı itirazlar da 15.10.2018 tarihli Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararı'nda "...bütün itibariyle bıraktıkları izlenim dikkate alındığında markaların karıştırılacak ölçüde benzer olmadığı, bu nedenle söz konusu markalar arasında karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır..." şeklinde değerlendirilmiştir, alıntılandığı biçimde karara bağlandığını ve itirazlarının reddedildiğini, Ayrıca davalı markasını, 41. Sınıfta Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına in hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri. 43. Sınıfta ise Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. şeklinde tescil ettirdiğini, davalının ticari faaliyeti, kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri hususunda gerçekleştirdiğini, davacının bu alanda herhangi bir faaliyetinin bulunmadı alanında çalıştığını, dolayısıyla kullanmadığı ve faaliyet alanına girmeyen iş/işlemler açısından davalı markasının terkininin talep edilmesinin hukuka uygun beyan ve talep etmiştir.D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E / Dava, davalı adına tescilli --------- numaralı "---------- " markasının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı davacı markaları ile iltibas yaratıp yaratmadığı, markanın gerçek hak sahipliği ve tarafların kötü niyetli olup olmadığı talebidir. Mahkememiz dosyasından aldırılan 28/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: "Davalının 2006 yılından itibaren aynı adreste --------- ünvanı ile ...'nun aynı alanda faaliyet göstermeye devam ettiği, 20/05/2006 tarihinde ---------- alan adını aldığı ve kesintisiz kullandığı, 13/12/2006 tarihinde ---------- no ile ----------- markasını 41. Sınıftaki “Eğlence hizmetleri...” nde tescil ettirerek kullandığı, bilahare sözkonusu markanın tescil süresinin sona erdiği 10 yılın sonunda yenilenmediği ve fakat 19.07.2017 tarihinde --------- no ile 41. Ve 43. Sınıflarda yer alan hizmetlerde yeni logosu ile geniş kapsamlı marka başvurusu yaptığı ve markasını kullandığı, Davalı ... ile annesi ... arasında şahıs firmaları olmaları nedeniyle yukarıda da belirtildiği üzere TBK 202 uyarınca işletmenin devri yapılmadığı, bu nedenle SMK uyarınca davalı ...'nun “---------” Düğün salonu ibaresi üzerindeki markasal kullanımdan doğan haklarının 2006 yılından itibaren doğduğu, Dava dışı ve davalının annesi olan ...'nun "----------" ticaret Ünvanı ile 1987 yılından itibaren faaliyet gösterdiği, sözkonusu ticaret ünvanının --------- ibaresinin dosya münderecatına göre 1997 yılından itibaren MARKASAL KULLANIMI'nın tespit edildiği, ... --------- ile ...---------- birbirinden farklı işletmeler olduğu, davalı ...'nun daha önce annesi ...'ya ait işletmeyi devir aldığına dair (TBK 202) dosyada herhangibir belgenin bulunmadığı, ...'nun söz konusu ünvanı ve markasını 2006 yılından itibaren kullanmaya başladığının tespit edildiği, ancak ülkemizde, şahıs firmaları arasında TBK 202 uyarınca işletmenin devri işlemlerinin yapılmadığı, hele ki anne-oğul arasında bu tür devri işlemlerinin de pek yapılmadığı, daha öncesinde sözkonusu işletmenin ... ile ... tarafından birlikte aile işletmesi olarak işletildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle MK.2 maddesi uyarınca nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sözkonusu ---------- ibaresi üzerinde davalının 41. Sınıfta “Eğlence hizmetleri” ile 43. Sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri., düğün salonu kiralama hizmetleri” açısından önceye dayalı hakkı olduğu, Davalı vekilinin , davacının davaya dayanak markalarını ciddi biçimde kullanmadığına dair def'i ileri sürdüğü, SMK. Nun 19/2 maddesi hükmüne, sözkonusu kullanmama definin Hükümsüzlük davalarında ileri sürülebilmesi mümkün olduğu, kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde ise dava tarihi esas alınması gerektiği, davada ispat yükünün davacıya ait olduğu, Davacının, davaya dayanak olarak ileri sürdüğü ve dava tarihi 10/02/2020 itibariyle tescil edilmelerinin üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçmiş olan --------- tescil Numaralı “----------”,------------ Numaralı “--------- * Şekil”, --------- Numaralı “---------”,-------- Numaralı “--------”, -------- Numaralı “---------” markalarına ilişkin, markalarının ciddi kullanıldığına dair herhangibir belgenin sunulmadığı, Taraf markaları tescil kapsamları açısından karşılaştırıldığında; Davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının 41 ve 43. Sınıflarda yer alan hizmetlerde tescil edildiği, davacının ve ---------- no ile tescilli ----------, --------- no ile tescilli(ŞEKİL), ---------- no ile tescili (ŞEKİL) ilez-------- no ile ile tescilli --------- markalarının tescil kapsamları açısından davalı markası ile çok farklı olduğu, aynı zamanda görsel ve fonetik açıdan da farklı olduğu, MARKALARIN BENZER OLMADIĞI, Tescil kapsamları aynı ve benzer olan taraf markaları karşılaştırıldığında ise; Davacı adına ----------- no ile tescilli ---------, ---------- no ile tescilli (ŞEKİL) ve --------- no ile tescilli (ŞEKİL), markalarıile davalıya ait -------- no ile tescilli(ŞEKİL) markası ile GÖRSEL açıdan farklı ve fonetik açıdan farklı olduğu, tescil kapsamlarında yer alan hizmetlerde kullanılması halinde, bu hizmetlerin hitap ettiği orta düzeyde tüketici kitlesi nezdindi ibasın meydana gelmeyeceği, Davacı adına -------- no ile tescili ---------, ---------no ile tescilli --------- markalarının ciddi olarak kullanıldığına dair davacı tarafından yeterli delil ve belge sunulmadığı, bu nedenle karsılaştırmava bu markaların esas alınmayacağı. Ancak mahkemenin aksi kanaette olması halinde davalıya ait -------- no ile tescilli (ŞEKİL), markası ile fonetik açıdan farkları olsa da benzerlik olduğu, GÖRSEL ve kavramsal açıdan farkların olduğu, tescil kapsamlarında yer alan hizmetlerin orta düzeyde tüketiciye hitap eden hizmetlerden olduğu, söz konusu markaların bu hizmetlerde kullanılması halinde, hitap ettiği orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasın meydana gelmeyeceği, taktirin mahkeye ait olmak üzere davalının --------- no ile tescilli marka başvurusunu yaparken kötüniyetli olmadığı ",yönünde raporunu sunmuştur. Mahkememizce aldırılan 13/12/2021 tarihli ek raporunda sonuç olarak; "kök raporumuzdaki görüşleri aynen muhafaza edilerek; Davalının 2006 yılından itibaren aynı adreste --------- ünvanı ile ...'nun aynı alanda faaliyet göstermeye devam ettiği, 20/05/2006 tarihinde ---------- alan adını aldığı ve kesintisiz kullandığı, 13/12/2006 tarihinde ---------- no ile ----------şekil markasını 41. Sınıftaki “Eğlence hizmetleri...” nde tescil ettirerek kullandığı, bilahare sözkonusu markanın tescil süresinin sona erdiği 10 yılın sonunda yenilenmediği ve fakat 19.07.2017 tarihinde --------- no ile 41. Ve 43. Sınıflarda yer alan hizmetlerde yeni logosu ile geniş kapsamlı marka başvurusu yaptığı ve Markasını kullandığı, Davalı ... ile annesi ... arasında şahıs firmaları olmaları nedeniyle yukarıda da belirtildiği üzere TBK 202 uyarınca işletmenin devri yapılmadığı, bu nedenle SMK uyarınca davalı ...'nun “Uzunlar” Düğün salonu ibaresi üzerindeki markasal kullanımdan doğan haklarının 2006 yılından itibaren doğduğu, Dava dışı ve davalının annesi olan ...'nun "----------" ticaret ünvanı ile 1987 yılından itibaren faaliyet gösterdiği, sözkonusu ticaret ünvanının ---------- ibaresinin dosya münderecatına göre 1997 yılından itibaren MARKASAL KULLANIMI'nın tespit edildiği, ... ------- ile ...-------- birbirinden farklı işletmeler olduğu, davalı ...'nun daha önce annesi ...'ya ait işletmeyi devir aldığına dair (TBK 202) dosyada herhangibir belgenin bulunmadığı, ...'nun söz konusu ünvanı ve markasını 2006 yılından itibaren kullanmaya başladığının tespit edildiği, ancak ülkemizde, şahıs firmaları arasında TBK 202 uyarınca işletmenin devri işlemlerinin yapılmadığı, hele ki anne-oğul arasında bu tür devri işlemlerinin de pek yapılmadığı, daha öncesinde sözkonusu işletmenin ... ile ... tarafından bir işletmesi olarak işletildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle MK.2 maddesi uyarınca nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sözkonusu -------- ibaresi üzerinde davalının 41. Sınıfta “Eğlence hizmetleri” ile 43. Sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri., düğün salonu kiralama hizmetleri” açısından önceye dayalı hakkı olduğu, Davalı vekilinin davacının davaya dayanak markalarını ciddi biçimde kullanmadığına dair def'i ileri sürdüğü,SMK. Nun 19/2 maddesi hükmüne, sözkonusu kullanmama definin Hükümsüzlük davalarında ileri sürülebilmesi mümkün olduğu, kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde ise dava tarihi esas alınması gerektiği, davada ispat yükünün davacıya ait olduğu, Davacının, davaya dayanak olarak ileri sürdüğü ve dava tarihi 10/02/2020 itibariyle tescil edilmelerinin üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçmiş olan ---------- tescil Numaralı “----------”, --------Numaralı “--------- * Şekil”, --------- Numaralı “---------”,--------- Numaralı “---------”, --------- Numaralı “------------” markalarına ilişkin, markalarının ciddi kullanıldığına dair herhangibir belgenin sunulmadığı, Taraf markaları tescil kapsamları açısından karşılaştırıldığında; Davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının 41 ve 43. Sınıflarda yer alan hizmetlerde tescil edildiği, davacının ve ----------- no ile tescilli ------- ---------- no ile tescilli (şekil),---------- noile tescilli(ŞEKİL) ile --------- no ile iletescini ---------- markalarının tescil kapsamları açısından davalı markası ile çok farklı olduğu, aynı zamanda görsel ve fonetik açıdan da farklı olduğu, MARKALARIN BENZER OLMADIĞI, tescil kapsamları aynı ve benzer olan taraf markaları karşılaştırıldığında ise; Davacı adına ----------- no ile tescilli ---------, --------- no ile tescilli 8ŞEKİL) ve ---------- no'ile (35) tescilli (ŞEKİL) markaları ile davalıya ait --------- no ile tescilli (ŞEKİL) markası ile görsel açıdan farklı ve fonetik açıdan farklı olduğu, tescil kapsamlarında yer alan hizmetlerde kullanılması halinde, bu hizmetlerin hitap ettiği orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasın meydana gelmeyeceği, davacı adına ---------- no.ile tescili --------, --------- no ile. tescilli -------- markasının ciddi olarak kullanıldığına dair davacı tarafından yeterli delil ve belge sunulmadığı bu nedenle karşılaştırmaya bu markaların esas alınmayacağı ancak mahkemenin aksi kanaatte ise davalıya ait --------no ile tescilli(ŞEKİL) markası ile fonetik açıdan benzerlik olduğu, görsel ve kavramsal açıdan farkların olduğu fonetik açıdan farklı olduğu, tecil kapsamlarında yer alan hizmetlerin orta düzeyde tüketiciye hitap eden hizmetler olduğu, söz konusu markanın bu hizmetlerde kullanılması halinde, hitap ettiği orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasın meydana gelmeyeceği, davalının -------- no ile tescilli marka başvurusun yaparken kötüniyetli olmadığı "görüşü ile ek raporu mahkememize sunmuşlardır. .Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.--------- sayılı ilamıyla B. Değerlendirme ve Gerekçe Marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye aittir. Buna gerçek hak sahipliği (üstün hak sahipliği) denir. Gerçek hak sahipliği ilkesi gereği marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden yoğun ve sıkı kullanım sonucu işaret üzerinde önceye dayalı hak elde edilmiş olması halinde, o işaret üzerinde gerçek hak sahibi olan kişiye öncelik hakkı tanınır. Somut olayda aile işletmesi olarak kullanıldığı belirtilen "---------" ,"---------" adlı esnaf işletmeleri davalının annesi adına kayıtlı olup, işbu tescilsiz kullanımlar nedeniyle davalının davacının tescilli markaları karşısında önceye dayalı üstün hak sahibi olduğu söylenemeyecektir. Ayrıca bir teşebbüs tarafından tescil edilmek istenen marka başka bir teşebbüs tarafından oluşturulan seri markaların devamı izlenimi doğuruyorsa bu markalar arasında karıştırılma tehlikesi ortaya çıkar. Eldeki davada davalının --------- sayılı "---------" markasının davacının birden fazla "---------" ibareli markalarının seri markası algısı yaratacak ve davacı markaları ile karıştırılacak nitelikte bulunduğundan davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı (temlik alan) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu ve --------- sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, davalı adına tescilli --------- numaralı "----------, ----------", markasının 43. Sınıftaki hizmetler bakımından iltibas, önceye dayalı hak sahipliği ve kötü niyetli tescil iddiasına dayanan hükümsüzlük davası olup, davacı vekili, davacının ilki -------- numaralı -------- ibareli marka olmak üçere çok sayıda ----------- esas unsurlu markanın 43. Sınıfta tescilli sahibi olduğunu. Davalının davaya konu -------- numaralı markanın davacı markalarının tescilinden daha sonraki bir tarihte davacının markaları ile aynı sınıfta tescil ettirildiğini. Bu durumun iltibas nedeni ile tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verdiğini. Davacının uzun yıllardır --------- markası ile seri marka yarattığını. Davalının davacıya ait markayı tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davalının ilk marka tescilinin 2006 yılında yapıldığını fakat --------- marka kullanımının davalının babası ve annesi tarafından 1987 yılından beri kullanıldığını. ---------- markası üzerinde gerçek hak sahibinin davalı ve ailesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce taraflarca sunulan tüm deliller celp edilmiş, tarafların gerçek hak sahipliği iddialarında bulunmaları sebebi ile tanık dinlenmiş tüm deliller toplandıktan sonra dosya konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, 28/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalının annesi olan dava dışı ...'nun ----------- markasını 1997 yılından beri kullandığını, davacı adına tescilli -------- numaralı markalar ile davalı markalar arasında benzerlik olmadığı. Davacının markalarının ciddi biçimde kullandığına dair dosyaya delil sunmadığı neticeten hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirdiği, itirazlar üzerine alınan ek raporda; kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği. Buna göre; tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde öncelikle usul yönünden dava devam ederken davacı tarafından --------- esas unsurlu markaların dava dışı ---------- Şirketine devredildiği, bu nedenle mahkememizce HMK. 125/2 gereğince davacı değiştiğinden önceki davacı ...'ün davacı sıfatı kaldırılarak, --------- Şirketinin davacı olarak dosyaya eklendiği. Davalı tarafından markanın önceki tarihli kullanımlarına ilişkin tanık dinletme talebi mahkememizce uygun bulunup dinlenen tanıklardan ...'ın alınan beyanında; kendisinin --------- Toplantı ve Düğün salonlarının işletmeciliği, Esnaf odası genel sekreteri olduğunu, 2002 yılından beri burada görev yaptığını. Bu tarihten beri davalının annesi olan dava dışı ...'nun ---------- isimler düğün salonunu işlettiğini bildiğini. İş yerinin müdürünün davalı olduğunu fakat iş yeri kayıtlarının ... üzerine kayıtlı olduğunu. Dinlenen tanık ...'nun davalının kardeşi olduğunu -------- düğün salonunun 1987 yılında annesi ve babasının birlikte kurduklarını. O tarihten beri faaliyette olduğunu. İş yerini halen ...'nun işletmiş olduğunu söylediği. Diğer davalı tanığı ...'ın alınan beyanında;1992 yılında eniştesinin davalının işletmiş olduğu iş yerinde çalıştığını, 1994 yılında düğün yaptığını isminin --------- olduğunu iş yerinin 1992 yılından önce kurulduğunu, davacıların kendisinin işyerini açmış olduğu 2005 yılından sonraki tarihte iş yerini açtıkları şeklinde beyanda bulunduğu. Dosya içerisine alınan marka kayıt belgeleri incelendiğinde; davacı şirketin --------- numaralı--------- ibareli markanın 43. Sınıf ----------- numaralı -------- ibareli markanın 43. Sınıf, -------- numaralı -------- ibareli markanın 43. sınıf, --------- numaralı -----------, ------------ ibareli markanın 35. sınıfta, ----------- numaralı ---------- ibareli markanın 04, 35 ve 40. Sınıfta , --------- numaralı ----------- ibareli markanın 04, 12,14, 19,21, 29,30, 31,32, 35,36, 37, 39, 41, 43. Sınıfta, -------- numaralı ---------- ibareli markanın 19,32,35 ve 36. Sınıfta, ----------- numaralı Uzunlar ibareli markanın 29 ve 30. Sınıfta, --------- numaralı -------- ibareli markanın 29,30,32,35 ve 43. Sınıfta sahibi olduğu. Davalının ise --------- numaralı ----------- markasını 41. Sınıfta tescilli sahibi olduğu fakat markanın yenilenmemesi sebebi ile müddet olduğu, daha sonra davalı tarafından davaya konu --------- numaralı markayı adına tescil ettirdiği. Öncelikle markalar arası iltibas yönünden yapılan değerlendirmede; davacıya ait -------, ------- ve --------- numaralı markalar ile davalıya ait dava konusu marka karşılaştırıldığında tescil sınıflarının farklı olduğu, her ne kadar -------- ibaresi ortak ise de gerek görsel, gerekse fonetik açısından markalar arasında benzerlik olmadığı bu sebeple ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet olmayacağı sonucuna ulaşıldığı, yine davacıya ait ---------- numaralı ---------- ibareli markanın davalı markası ile aynı 43. Sınıfta tescilli olmasına rağmen davacı markasının ---------- olması davalı markasının ise "--------, --------- ", karşılaştırıldığında gerek görsel olarak gerekse fonetik olarak benzerlik olmadığı, davacıya ait ---------- numaralı ---------- markası ile davalıya ait markanın da şekillerinin farklı olması ve bir bütün halinde değerlendirildiğinde benzerlik olmadığı karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı davacı adına tescilli -------- numaralı ------- ve ------ numaralı --------- markasının davalı markası ile karşılaştırıldığında ortak ibarenin --------- olması her ne kadar davalı markası -------- ibaresi yanına farklı kelimeler eklenmek ve şekil eklenmek sureti ile farklılaşmış ise de; ortak olarak 43. Sınıfta tescilli olmaları ve aynı ticari işletme alanında faaliyette bulunmaları halinde kısmı olsa da ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği bu markalar yönünde gerek bilirkişi tarafından gerekse mahkememizce kısmi bir benzerlik olduğu kanaatine ulaşılmış buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı tarafından aile işletmesi olarak kullanılan --------, ---------- ibarelerinin davalının annesi adına kayıtlı olduğu bu tescilsiz kullanımlar nedeniyle davacının önceye dayalı ve seri marka niteliğindeki markalar ile karıştırılma tehlikesi ortaya çıkacağı dosya kapsamına göre -------- ibaresi üzerinde markasal olarak gerçek hak sahibinin davacı olması ve davalı markasının davacı markaları ile karıştırılacak nitelikte benzerlik olduğu tespit edildiğinden davanın kabulüne her ne kadar davacı tarafından ilan talebi var ise de hükümsüzlük davalarında ilan yapılamayacağı bu nedenle sair hükmün ilanı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:HÜKÜM:Davanın KABULÜ ile davalı adına tescilli ---------- numaralı markanın 43. Sınıfta yer alan tüm hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, Sair hükmün ilanı talebinin reddine, 1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL' nin mahsubu ile eksik alınan 677,60 TL harcın davalıdan tahsiline, hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan toplam 1.653,90 TL yargılama gideri ve 54,40 TL harç toplamı olan 1.708,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/06/2026