Ticari elektrik enerjisi satış sözleşmesinden kaynaklanan, ödenmeyen faturalara ilişkin icra takibine itirazın iptali davasında, kısmi ödemeler ve e-fatura sorumluluğu bilirkişi raporuyla inceleniyor.
Özet: Bu hukuki evrak, bir elektrik tedarikçi şirketin, müşterisi olan şirkete sağladığı elektrik enerjisi hizmetine dair ödenmeyen faturalar nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını özetlemektedir; davacı kısmi ödemeler sonrası kalan 281.548,02 TL bakiye alacağının tahsilini talep ederken, davalı borcu reddetmiş, bilirkişi raporu ise taraflar arasında geçerli bir elektrik satış sözleşmesi bulunduğunu, itiraz edilen e-faturaların sözleşme kapsamında tüketilen elektrik bedelleri olduğunu, davalının bu borçlardan sorumlu olduğunu ve faturaların e-fatura portalı üzerinden usulüne uygun tebliğ edildiğini ortaya koymuştur.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/585 Esas
KARAR NO : 2026/543
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/08/2025
KARAR TARİHİ : 08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin elektrik enerjisinin veya kapasitesinin toptan ve doğrudan tüketicilere satışını yaptığını, müvekkili şirket ile davalı arasında sözleşme akdedildiğini, davalının talebi üzerine 01.08.2024 - 31.12.2024 tarih aralığında müvekkil şirketten ... unvanlı işyerine elektrik enerjisi hizmetisi sağlanmak için anlaşıldığını, sunulan elektrik hizmetine rağmen davalıya 30.11.2024 tarih ve ... numaralı 849.404,01-TL bedelli ve 31.12.2024 tarihli ve ... numaralı 922.093,28 TL bedelli iki ayrı fatura düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya ... 16.Noterliği'nin 13.02.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmediğini ve fatura borçlarının da ödenmediğini, davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itiraz sonrası müvekkili şirkete 16.03.2025 tarihinde 1.714.000-TL, 26.05.2025 tarihinde 273.854,30-TL, 11.07.2025 tarihinde 43.800-TL ve 13.797,29 TL olmak üzere toplamda 2.045.451,59-TL ödeme yapıldığını, iş bu davayı ödenmeyen bakiye tutar olan 281.548,02 TL tutar için açtıklarını, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, tüm hizmet bedellerini eksiksiz olarak ödediğini, bedelinin ödenmediği herhangi bir hizmetin bulunmadığını, davacının iddialarını ispatlamak zorunda olduğunu belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 13/01/2026 tarihli ara kararı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, 01/04/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;"Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının iddialarına konu elektrik faturalarının bir sözleşmeye dayalı olarak düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesi ile, davalının bu faturalardan sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,
Sunulan belgelere göre, taraflar arasında 02/05/2024 imza tarihli 01/08/2024- 31/07/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere bir ön ödemeli elektrik enerjisi satış sözleşmesi bulunduğu ve davacının elektrik enerjisi tedarik etmekle, davalının da sözleşmede belirlenen yönteme göre hesaplanacak aktif enerji bedeli birim fiyatlarıyla tahakkuk ettirilecek faturaları ödeme yükümlülüğü altına girdiği,
Dava ve icra takibine konu 30/11/2024 ve 31/12/2024 tarihli faturalarında tüketime karşılık tahakkuk ettirilen dönem faturaları olduğu,
Faturalardaki tahakkuk hesabına değil, verilen bir hizmetin karşılığı olarak tahakkuk ettirilmediğine itiraz ettiği ve sonradan kısmi ödeme yaptığı görülen davalının, taraflar arasında imzalanmış olan ön ödemeli elektrik enerjisi satış sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirildiği görülen 2 dönem faturasından sorumlu olduğu,
Davacı tarafından takibe konu edilen faturaların taraf defterlerinde olup olmadığı, faturalara konu hizmetin verilip verilmediği, davalının kısmi ödeme yaptığı iddia edildiğinden dava tarihi itibari ile davacının talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı (TBK md.100 de değerlendirilerek) hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre;
Takip ve cari hesaba konu olan davacı şirket tarafından düzenlenen 1.771.497,29.-TL toplam bedelli, 2 adet faturanın e-temel fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği,
Bilindiği üzere; c- temel faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkının bulunduğu, ancak iptal yetkisinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmeyen temel faturaların TTK 18/3 maddesi kapsamında itiraz edilerek fatura düzenleyene gönderilmesi yada 8 gün içerisinde aynı tutarda iade faturası düzenlenmesi gerektiği,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü 29.12.2025 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde bulunan, davalı şirkete ait karşılaştırmalı Ba-Bs formlarına göre; davalı şirketin davacı şirketten 2024 yılında 5 belge karşılığı KDV hariç 3.270.697,17.-TL mal/hizmet faturası alındığı,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü 29.12.2025 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde bulunan, davacı şirkete ait karşılaştırmalı Ba-Bs formlarına göre; davacı şirketin davalı şirkete 2024 yılında 5 belge karşılığı KDV hariç 3.270.697,17.-TL mal/hizmet faturası düzenlediği,
Tarafların Ba-Bs formlarının uyumlu olduğu, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir iade faturası düzenlemediği gibi TTK 18/ 3 kapsamında bir itiraza da rastlanmadığı, davacı şirket tarafından düzenlenen bs- formuna re'sen işlenen faturaların itiraza uğramadan davalı şirkete ait ba formunda yer aldığı,
Davacı şirkete ait 2024 ve 2025 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle davacı şirkete ait; 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takibe konu edilen 2 adet faturadan dolayı davacı şirketin davalı şirketten ödeme emri tarihinde 1.771.497,29.-TL fatura alacağının olduğu, tespit edilmiştir. (Not cari hesaptan kalan 10,00.-TL alacağın takipte talep edilmediği,)
Davalı şirkete ait 2024 ve 2025 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle davalı şirkete ait; 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takibe konu edilen 2 adet faturadan dolayı davalı şirketin davacı şirkete ödeme emri tarihinde 1.771.497,29.-TL fatura borcunun olduğu,
Takip tarihinden sonra dava tarihinden önce; davalı şirketin davacı şirkete 07.03.2025 tarihinde; 1.714.000,00.-TL, 22.05.2025 tarihinde. 273.854,30-TL, 11.07.2025 tarihinde 57.597,29.-TL olmak üzere toplam 2.045.451,59.-TL haricen ödeme yatığı,
İş bu raporun Kapak Hesapları başlıklı 7. Bölümünde TBK 100 kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde; başvuru harcı, masraf, vekalet ücreti, harici tahsilat harçları 11.07.2025 tarihine kadar işlenmiş avans faizleri düşüldükten sonra davacının davalıdan 11.07.2025 tarihinden itibaren talep edebileceği fatura asıl alacağının 240.681,45.-TL olduğu,
Davacının takip tarihinden tahsil tarihine kadar talep ettiği, reeskont avans faizinin taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.3 Maddesinde belirlenen 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında günlük gecikme zammı uygulanır. Hükmüne göre; 11.07.2025 tarihinden itibaren 240.681,45.-TL asıl alacağa uygulanması gereken faiz türünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra dosyasında takibe yapılan itirazın dava dilekçesinde bildirilen tutarı üzerinden iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrol ile davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili yazı cevapları celbedilmiş, ilgili icra dosyasına müzekkere yazılarak; hem dava tarihi hem de davacının dava dilekçesinde bildirdiği kısmi ödeme tarihleri itibari ile icra dosyası kapak hesabının dosyamız arasına gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş ilgili kapak hesapları dosya arasına gönderilmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış , ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini dosyaya sunmaları için süre verilmiş akabinde dosyanın 1 elektrik mühendisi ve 1 mali müşavir bilirkişiye tevdii ile; bilirkişilerden davacı tarafından takibe konu edilen faturaların taraf defterlerinde olup olmadığı, faturalara konu hizmetin verilip verilmediği, davalının kısmi ödeme yaptığı iddia edildiğinden dava tarihi itibari ile davacının talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı (TBK md.100 de değerlendirilerek) rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 01/04/2026 tarihli raporda " Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının iddialarına konu elektrik faturalarının bir sözleşmeye dayalı olarak düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesi ile, davalının bu faturalardan sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,
Sunulan belgelere göre, taraflar arasında 02/05/2024 imza tarihli 01/08/2024- 31/07/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere bir ön ödemeli elektrik enerjisi satış sözleşmesi bulunduğu ve davacının elektrik enerjisi tedarik etmekle, davalının da sözleşmede belirlenen yönteme göre hesaplanacak aktif enerji bedeli birim fiyatlarıyla tahakkuk ettirilecek faturaları ödeme yükümlülüğü altına girdiği,
Dava ve icra takibine konu 30/11/2024 ve 31/12/2024 tarihli faturalarında tüketime karşılık tahakkuk ettirilen dönem faturaları olduğu,
Faturalardaki tahakkuk hesabına değil, verilen bir hizmetin karşılığı olarak tahakkuk ettirilmediğine itiraz ettiği ve sonradan kısmi ödeme yaptığı görülen davalının, taraflar arasında imzalanmış olan ön ödemeli elektrik enerjisi satış sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirildiği görülen 2 dönem faturasından sorumlu olduğu,
Davacı tarafından takibe konu edilen faturaların taraf defterlerinde olup olmadığı, faturalara konu hizmetin verilip verilmediği, davalının kısmi ödeme yaptığı iddia edildiğinden dava tarihi itibari ile davacının talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı (TBK md.100 de değerlendirilerek) hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre;
Takip ve cari hesaba konu olan davacı şirket tarafından düzenlenen 1.771.497,29.-TL toplam bedelli, 2 adet faturanın e-temel fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği,
Bilindiği üzere; e- temel faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkının bulunduğu, ancak iptal yetkisinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmeyen temel faturaların TTK 18/3 maddesi kapsamında itiraz edilerek fatura düzenleyene gönderilmesi yada 8 gün içerisinde aynı tutarda iade faturası düzenlenmesi gerektiği,
...Vergi Dairesi Müdürlüğü 29.12.2025 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde bulunan,davalı şirkete ait karşılaştırmalı Ba-Bs formlarına göre; davalı şirketin davacı şirketten 2024 yılında 5 belge karşılığı KDV hariç 3.270.697,17.-TL mal/hizmet faturası alındığı,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü 29.12.2025 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde bulunan, davacı şirkete ait karşılaştırmalı Ba-Bs formlarına göre; davacı şirketin davalı şirkete 2024 yılında 5 belge karşılığı KDV hariç 3.270.697,17.-TL mal/hizmet faturası düzenlediği,
Tarafların Ba-Bs formlarının uyumlu olduğu, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir iade faturası düzenlemediği gibi TTK 18/ 3 kapsamında bir itiraza da rastlanmadığı, davacı şirket tarafından düzenlenen bs- formuna re’sen işlenen faturaların itiraza uğramadan davalı şirkete ait ba formunda yer aldığı,
Davacı şirkete ait 2024 ve 2025 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle davacı şirkete ait; 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takibe konu edilen 2 adet faturadan dolayı davacı şirketin davalı şirketten ödeme emri tarihinde 1.771.497,29.-TL fatura alacağının olduğu, tespit edilmiştir. (Not cari hesaptan kalan 10,00.-TL alacağın takipte talep edilmediği,)
Davalı şirkete ait 2024 ve 2025 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle davalı şirkete ait; 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takibe konu edilen 2 adet faturadan dolayı davalı şirketin davacı şirkete ödeme emri tarihinde 1.771.497,29.-TL fatura borcunun olduğu,
Takip tarihinden sonra dava tarihinden önce; davalı şirketin davacı şirkete 07.03.2025 tarihinde; 1.714.000,00.-TL, 22.05.2025 tarihinde. 273.854,30-TL, 11.07.2025 tarihinde 57.597,29.-TL olmak üzere toplam 2.045.451,59.-TL haricen ödeme yatığı,
İş bu raporun Kapak Hesapları başlıklı 7. Bölümünde TBK 100 kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde; başvuru harcı, masraf, vekalet ücreti, harici tahsilat harçları 11.07.2025 tarihine kadar işlenmiş avans faizleri düşüldükten sonra davacının davalıdan 11.07.2025 tarihinden itibaren talep edebileceği fatura asıl alacağının 240.681,45.-TL olduğu,
Davacının takip tarihinden tahsil tarihine kadar talep ettiği, reeskont avans faizinin taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.3 Maddesinde belirlenen 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında günlük gecikme zammı uygulanır. Hükmüne göre; 11.07.2025 tarihinden itibaren 240.681,45.-TL asıl alacağa uygulanması gereken faiz türünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Öncelikle belirtilmelidir ki, itirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da, ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur.
Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması halinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla, takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır.
Nitekim aynı ilke, Hukuk Genel Kurulunun 12.11.2003 gün ve E:2003/19-589, K:2003/645 sayılı ve E:2011/19-532,K:2011/640 sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesinde " Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise , kısmen yapığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. " şeklinde düzenleme yaptığı görülmüştür. Davalı tarafından yapılan ödemenin asıl alacağa mahsuben yapıldığına dair davacının açık bir kabulü bulunmadığından davalı tarafından huzurdaki dava açılmadan önce , takip tarihinden sonra yapılan ödemenin TBK 100.madde uyarınca değerlendirilmesi gerekeceği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı hepbirlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından takipten önce herhangi bir ödeme yapılmış değildir. Dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca ödeme emri tarihinde 1.771.497,29.-TL asıl alacak ve 116.241,45-TL işlemiş faiz olmak üzere davalının davacıya 1.887,738,74-TL borcunun olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından takipten sonra dava tarihinden önce ise 07.03.2025 tarihinde; 1.714.000,00.-TL, 22.05.2025 tarihinde. 273.854,30-TL, 11.07.2025 tarihinde 57.597,29.-TL olmak üzere toplam 2.045.451,59.-TL lik ödeme yapılmıştır. Söz konusu ödemenin BKnun 100 mad uyarınca öncelikle faiz ve ferilerinden düşüm yapılması gerekmektedir. Takip tarihi ile ödeme tarihleri dikkate alındığında ve bu tarihlere kadar mevcut bulunan işlemiş faizler, icra yargılama giderleri ve bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporu göz önünde tutulduğunda, mahkememizce ; davacının takibe konu ettiği alacağının ödenmesi için takip tarihinden önce davalıya borcun ödenmesi için gönderdiği ihtarname de dikkate alınarak ve bu kapsamda yapılan faiz miktarı da değerlendirilerek davacının takip tarihi itibari ile 1.887,738,74-TL tutarınca alacaklı olduğu değerlendirilmekle ve davalı tarafından takipten sonra davadan önce yapılan söz konusu ödemelerin mahsubu neticesinde davacının 240.681,45-TL asıl alacağının varlığını koruduğu anlaşılmış açıklanan nedenlerle davacının davasının bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, fazlaya ilişkin talep edilen kısım için dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından bu miktara ilişkin kısmın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada kısmi ödeme tarihine kadar faiz hesabı yapılıp, yapılan ödeme önce faiz ve masraflara mahsup edildiğinden mahkememizce kalan bakiye alacağa son kısmi ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının dava tarihi itibari ile 240.681,45-TL tutarında asıl alacağının devam ettiği anlaşıldığından ve alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan bu miktarın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, davacının kötüniyetli olarak takip başlattığına ilişkin somut delil bulunmadığından ve koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 240.681,45 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile; takibin bu miktara ilişkin olarak kaldığı yerden devamına,
-Takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 1.771.497,29 TL Asıl alacak ve 116.241,45-TL takip öncesi faiz olmak üzere toplam 1.887.738,74-TL talep edebileceğinin kabulü ile icra müdürlüğünce kapak hesabının bu doğrultuda oluşturularak icra takibinden sonra işbu dava açılmadan önce davalı tarafından ( davalı tarafından yapılan ve icra dosyasına da bildirilen ancak tahsil harcı yatırılmadığı bildirilen ödemeler olan) 07/03/2025 tarihinde yapılmış olan 1.714.000,00-TL, 22/05/2025 tarihinde yapılmış olan 273.854,30-TL ve 11/07/2025 tarihinde yapılmış olan 57.597,29-TL ödemenin TBK m.100 hükmü uyarınca infaz aşamasında icra müdürlüğünce değerlendirilmesine,
-Bu doğrultuda bakiye 240.681,45 TL asıl alacağa 11/07/2025 tarihinden tahsil tarihine kadar reeskont avans faizi işletilmesine,
2-İcra takibinden sonra ancak işbu dava açılmadan davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubu akabinde 40.866,57 TL yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine,
3-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 240.681,45 TL 'nin %20'si oranında olan 48.136,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 16.440,95 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.825,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
6-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 40.866,57 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yapılan 425,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 17.127,90 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 14.641,79 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
11-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 667,69 TL'sinin davacıdan, 3.932,31 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2026
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)