Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, tescilli marka ve online eğitim içeriklerinin eski çalışanlarca izinsiz kullanımı, marka tecavüzü, durdurulması ve maddi-manevi tazminat talebi davası.
Özet: Davacı şirket, tescilli markası altında yürüttüğü online uzaktan eğitim programlarının içerik ve materyallerinin, eski çalışanları olan davalılar tarafından kurulan başka bir şirket aracılığıyla izinsiz olarak kullanıldığını, davalıların müvekkil şirketin kursiyerlerini kendi platformlarına yönlendirerek şirkete ait eğitim içeriklerini sattığını, canlı yayın ders ve sınav linklerini paylaştığını ve elde ettikleri gelirleri kendi hesaplarına aktardığını iddia ederek, bu durumun marka tecavüzü teşkil ettiğini ve maddi-manevi tazminat talebinde bulunduğunu belirtmiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2023/494 KARAR NO : 2025/101DAVA : Marka Tecavüzü, Tespit, Durdurma, Ortadan Kaldırma, Maddi- Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 17/10/2023KARAR TARİHİ : 24/03/2025 Yazım Tarihi: 14/04/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: ; “Müvekkile ait ... (VKN:...) şirketi online uzaktan eğitim programlarının satışını gerçekleştirmektedir. Müvekkil ''...'' markasının kullanım hakkına, ... Hizmet marka no'lu marka tescil belgesi ile on yıl süresince sahiptir. Söz konusu marka hakkı 16/02/2019 tarihinden itibaren ON YIL müddetle 29/05/2019 tarihinde tescil edilmiştir. Marka tescil belgesi ekte sunulmuştur. Müvekkil şirket, kendisine ait diğer bir şirket olan ... (VKN:...) ile eğitim içeriklerini ve canlı yayın ders içeriklerini ortak olarak kullanmaktadır. İki şirket de aynı eğitim içeriklerini kendi platformlarında kullanmaktadır. Birçok kursiyer ... ve ...'nin kurucusunun aynı olduğunu bilmektedir. Eğitmen ve müvekkile ait olan bu iki şirket arasındaki sözleşmeler ekte sunulmuştur. Eğitmen ile ... arasında imzalanan sözleşme gereğince sözleşmeye konu eğitim içerikleri için müvekkil tarafından eğitmene 20.000 TL ücret ödenmiştir. Canlı yayın dersleri için ise ... eğitimleri canlı ders başına 1.000 TL ödenmektedir. Davalı tarafa ait ...'nin portalından alınan eğitim içeriklerinin ekran görüntüsü ve müvekkil şirketin portalından alınan eğitim içeriklerinin ekran görüntüsü ekte sunulmuştur. Davalı ... ve eşi ... ..., müvekkil şirket kurucusu ...'a ait olan ...'nin eski çalışanı olup 2022 yılının Aralık ayında iş sözleşmeleri feshedilmiş ve bu tarihten sonra ...ile komisyon usulü çalışmaya başlamışlardır. Bu anlaşmaya göre şahıslar, şirket telefonlarını kullanarak kursiyerler ile görüşecek, aldığı kayıtlar üzerinden şirketin hesabına ücret yatırıldığında ise anlaşılan oranda komisyon ücreti alacaklardır. Ancak 11.09.2023 tarihinde müvekkil şirket kurucusu, davalı şirket kurucusu olan ... ile yaptığı görüşmede, davalıların artık kendisiyle komisyon usulü de çalışmak istemediğini, bu eğitimleri satmayacağını söylemesi üzerine kendisine ve eşine verilmiş olan şirket telefonlarını ve hatlarının kendisine geri verilmesini istemiştir. Harici olarak öğrenildiği üzere davalılar bu tarihten sonra eğitim paketlerinde hızlıca satış yapmak için indirim yapmış ve telefonlar teslim edilene kadar satışlara devam etmiştir. Şirket telefonlarını müvekkile iade etmeden önce de müvekkil şirkete ait hatlardan müvekkil şirketin tüm kursiyerlerine mesaj atarak kursiyerleri ... numaralı kendilerine ait olduğunu düşündüğümüz hatta yönlendirmiştir. Satış yaptıkları kursiyerlerden ..., kendisine ... (...'a ait olan firma) tarafından sağlanan bilgilerden şüphelenmiş ve ... tarafından ... eğitim içeriklerini sağlayacağı belirtilen ...'e sosyal medya aracılığı ile mesaj atmıştır. Eğitmen, müvekkil şirket kurucusu olan ...'a mesaj atarak durumu izah etmiş ve bunun üzerine ... kursiyer ... ile görüşerek sözleşmeli olduğu eğitmen ...'in ... eğitim içeriklerinin ve müvekkil şirkete ait sunum kitapçıklarının ...'a ait olan ve ... ...'un da çalıştığı ... tarafından kullanıldığını öğrenmiştir. Bahse konu müvekkile ait marka tescilli içerik ve materyallerin ne süredir davalı yan tarafından kullanılarak satış yapıldığı bilinmemektedir ancak şirketin ticaret sicil kayıt tarihi olan 25/07/2023'ten itibaren kullanılıyor olma ihtimali yüksektir. ...'den alınan ve ...'e ait eğitim içeriğini gösteren Noter onaylı ekran görüntüleri ekte sunulmuştur. (EK 5) Kursiyer ... ile ... adına konuşan ... ...'un arasında geçen mesajlaşmalar ekte sunulmuştur. Kursiyere referans olarak gönderilen, sertifikalarını ...'den aldığı ve eğitim içeriklerini sağladığı söylenen ... ... ve ...'nin sözleşmeli eğitmeni, ... ise hem ...'nin eski kursiyeri hem de ...ve ... şirketlerinin canlı yayın ders öğretmenidir. (İsmi yazılı kişilerden ... ile sözleşmesi olan eğitmenler tanık olarak dosyaya bildirilecektir.) Bunun üzerine müvekkil şirket kursiyer kayıtlarını ve ...'nin şirket telefonundan ulaştığı bazı kursiyerlerin mesaj atması ile bir kursiyerin daha ...'den eğitim aldığını, ...ile birlikte çalıştıklarını iddia ederek ...'nin ... adresinden kursiyeri kendi erişim platformuna yönlendirdiğini, kendi platformunda müvekkil şirkete ait eğitim içeriklerini depoladığını ve kursiyer erişimine açtığını, kursiyere müvekkil şirkete ait canlı yayın dersinin linkinin gönderildiğini, yine müvekkil şirkete ait sınav linkinin kursiyer ile paylaşıldığını ve ödemenin kursiyeri link üzerinden ... sistemine yönlendirerek yine ... adına alındığını öğrenmiştir. Buna ilişkin belgeler ekte sunulmuştur. Aynı şekilde canlı yayın dersleri incelenirken ... adlı, müvekkil şirkette ya da ...'de kaydı olmayan, muhtemelen ... tarafından kaydı alınan ve canlı yayın dersine yönlendirilen kursiyerin 10 Eylül tarihli ...canlı yayın dersine katıldığı tespit edilmiştir. Bunun üzerine ... ile iletişime geçilmiş, kendisinin ... tarafından sağlanan erişim ile marka hakkı müvekkile ait canlı yayın derslerinden birçoğuna katıldığı öğrenilmiştir. Buna ilişkin ekran görüntüsü de ekte sunulmuştur. Eğitim içeriklerinin erişimi yalnızca eğitimleri satın alan kursiyerlere açıldığından davalı yan tarafından müvekkil şirkete ait ... eğitim içerikleri dışında hangi eğitim içeriklerinin kullanıldığı bilinmemektedir. Ancak eğitim içerik başlığı, içerik sayısı gibi aynı özelliklere sahip olan ... gibi eğitim paketleri de ... sitesinde görülmektedir. Davalı taraf, yukarıda izah ettiğimiz üzere müvekkilin tescil edilmiş marka hakkına açıkça ve ısrarlı şekilde tecavüz etmektedir. Öncelikle, işbu hukuka aykırılığın tespitini, sonrasında dava konusu markaları taşıyan içeriklerin kullanılmasının, depolanmasının, satışa sunulmasının, ithalat ve ihracatının önlenmesine, ticari amaçla bulundukları yerlerden toplanarak el konulmasına ve imhasına karar verilmelidir. Müvekkilin, davalı yanın ısrarlı hukuka aykırı eylemleri nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararın davalı tarafça tazmini gerekmektedir. Bilindiği üzere markaya tecavüz nedeniyle marka sahibinin uğradığı maddi kayıp, fiili zarar ve yoksun kalınan kazançtan oluşmaktadır. Davalı şirketin, müvekkile ait eğitim içeriğini kullanarak kaç eğitim sattığının tarafımızca bilinmesi mümkün değildir. Ayrıca davalı şirketin, müvekkil şirketten izinsiz olarak kullandığı marka hakkına sahip eğitim içeriklerini kullanmasaydı başka hiçbir eğitim içeriğine sahip olmadığı için bu satışları gerçekleştiremeyeceği, kullandıkları şirket telefonundaki esasen müvekkil şirkete başvuran kursiyerlerin kaydını ve ödemesini kendi şirketi üzerine aldıkları için müvekkilin muhtemel kazancını da engelledikleri aşikardır. Müvekkil bu eğitimlerden aylık 100.000 TL -125.000 TL arası kazanırken son aylarda bu eğitimlerden kazancı 10.000 TL'ye kadar düşmüş hatta eylül ayında ve dava tarihine kadar bu eğitimler üzerinden satış gerçekleştirilememiştir. Maddi zararın ancak mahkemenin yapacağı (hesap incelemesi, bilirkişi incelemesi gibi) incelemeler sonucunda ortaya çıkacak olması nedeniyle fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 50.000 TL maddi tazminat talebimiz bulunmaktadır. Davalı taraf müvekkile ait olan marka hakkını uyarılara rağmen kullanmaya devam etmiş ve müvekkilin ticari itibarını sarsmıştır. Görüştükleri kursiyerlerde güven kaybı yaratmıştır. Müvekkil şirket güvenilir kimliği ile sektöründe başarılı bir marka haline gelmek için kurulduğundan beri çabalamaktadır. Ayrıca, ... ve ...aynı kurucuya sahip, aynı sektörde beraber çalışan şirketlerdir ve bu bilgi çoğu eski kursiyer tarafından da bilinmektedir. ... şirketinin içerikleriyle yapılan eğitim paketi satışları ve "..." ile birlikte çalıştıkları iddiası müvekkilin iki şirketi için de güven ve itibar kaybına neden olmaktadır. İzah olunan nedenlerle 100.000 TL manevi tazminat talebimiz bulunmaktadır…” Şeklinde beyanda bulunarak teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, davalının, müvekkiline ait tescilli markaya yönelik tecavüzün öncelikle tespiti, tedbiren durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı Şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Dava dilekçesinde eksikliklerin bulunduğunu, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını beyan ederek “1-) Davacının tüm talepleri her türlü dayanaktan yoksun olup bu durum davanın reddine karar verilmesini gerektirmektedir. Müvekkilim 04/02/2020 tarihinde ... Tic. Ltd. Şti.'nde eğitim danışmanı olarak çalışmaya başlamıştır. Daha sonra eşi ... da aynı şirkette 27/07/2020 tarihinde çalışmaya başlamıştır. 2-) 22/10/2020 tarihinde ...Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi ... vefat etmiştir. Bu kişinin cenazesine giderken davacı, ...şirketini devir almak istediğini, fakat sağlık eğitimleri ve ... Akademinin sistemini bilmediğini belirterek, ortak çalışmak istediğini müvekkilime bildirmiştir. Müvekkilim ve eşi davacının bu teklifini kabul etmiştir. Taraflar arasında varılan anlaşmaya göre; davacı maddi destek sağlayacak, buna karşılık müvekkilim tüm sistemi, sağlık eğitimlerini ve eğitmenlerini ayarlayacak, aldığı kayıtlar üzerinden ...şirketinin hesabına ücret yatırıldığında, yatırılan ücretin %45'i komisyon ücreti olarak müvekkilime ait olacaktır. Taraflar bu şekilde birlikte ilerlemeyi amaçlamışlardır. Dava dilekçesinde de bu şekilde anlaşma yapıldığı belirtilmiştir. 3-) Bu şekilde anlaşma üzerine; müvekkilim, ...şirketinde hem eğitim danışmanı olarak, hem de komisyon karşılığı çalışmaya başlamıştır. Davacı ile ayrıca komisyon karşılığı anlaşmaya varılması üzerine, müvekkilim eğitmen olarak ...'i bulup, ...şirketinin yetkilisi davacı ile görüştürmüş, eğitim sistemini oluşturup kayıt açmaya başlamıştır. Müvekkilim tüm işlerle ilgilenip, eğitmen bulup davacıya para kazandırdığı için, eğitim içeriklerine ait tüm videoları müvekkilime vermiş, kullanabileceğini belirtmiştir. 4-) Müvekkilim davacıya ait şirkette 23/10/2020 tarihinden 17/03/2021 tarihine kadar sigortasız, 17/03/2021 tarihinden 01/12/2022 tarihine kadar da sigortalı olarak çalışmıştır. Bu sürede davacı tarafından müvekkilimin veya eşinin hesabına her ay ücretinin yanında, ortak kazanılandan müvekkilimin %45 hissesine düşen miktar yatırılmıştır. 5-) Bu süreçte davacıya ait ...şirketinden çok fazla şikayet gelmesi üzerine, davacı, müvekkilim ve diğer çalışanlar bir araya gelerek toplantı yapmışlardır. Davacı müvekkilimden ve diğer çalışanlardan, kendilerine ait eğitim sayfası ve web sitesi açmalarını ve buralardan reklam çalışması yapmalarını istemiştir. Müvekkilim de davacının da bilgisi ile kendi kurumu olan ... olarak kendi web sitesini oluşturmuştur. Davacı dahi, kendi sayfasına başvuran kişilere, müvekkilime ait ... ile ortak çalıştığını belirtmiştir. Bununla ilgili whatsapp yazışmaları ektedir. Davacının hukuka aykırı eylemlerine yönelik olarak hukuki yollara başvurma hakkımızı saklı tutuyoruz. 6-) Birlikte çalışılan süreçte, davacı ve diğer çalışanlarla birlikte yapılan bir başka toplantıda, açılabilecek yeni eğitimler görüşülmüş, müvekkilimin bu toplantıda ... verilebileceğini belirtmesi üzerine, davacı da müvekkilimden hemen eğitmeni bulmasını ve videoların çekilmesini istemiştir. Müvekkilim de davacıya, diğer eğitimler için müvekkile verilen sözlerin hala yerine getirilmediğini, verilen sözler yerine getirilmeden bu eğitimler ile ilgilenmeyeceğini belirtmiştir. Bunun üzerine davacı, eğitmen ...'e ait sağlık eğitimleri videolarını ... uygulamasından indirip Web sitesine yükleyebileceğini müvekkilime söylemiş, kullanıcı adı ve şifresini de müvekkilime whatsapp mesajı ile göndermiştir. Davacı da kendi şirketi ile ilgili şikayetleri bildiği için müvekkilime, sorun çıkaran öğrencilerde senin panelini kullanırım demiştir. ...çalışanları da bu duruma şahittir. Müvekkilim de bu şekilde yükleme yaptıktan sonra da taraflar birlikte çalışmaya devam etmişlerdir. 7-) Davacı 01/12/2022 tarihinden sonra asgari ücrete zam geleceğini, sigorta priminin artacağını belirterek müvekkilimi işten çıktı gösterip, sadece prim usulü ile ortak olarak çalışacağını belirtmiştir. Müvekkilim de 01/12/2022 tarihinden 14/09/2023 tarihine kadar prim usulü olarak çalışmıştır. Bu süreçte müvekkilim, hem kendi eğitim kurumu olan ... Eğitim kurumunun, hem de davacının eğitim kurumunun işleri ile ilgilenmiştir. Davacı da önemli olanın dostluğun bozulmaması olduğunu belirtmiştir. Müvekkilim de bu süreçte, kendi eğitmenlerini bulup eğitim videolarını çektirmiştir. Davacı, 2023 yılının Haziran ayından sonra da asla kendi işleri ile ilgilenmemiş, kursiyerleri mağdur etmiştir. Kursiyerlerin sertifikalarını bastırmamıştır. Müvekkilim kursiyerlerin şikayetlerini davacıya iletmesine rağmen, davacı şikayetleri umursamamıştır. Bu husus whatsapp yazışmaları ile de sabittir. 8-) Müvekkilim davacı ile birlikte artık ortak çalışmasının kendi kurumuna da zarar vermeye başlaması üzerine, herkesin kendi yolunda ilerlemesi gerektiğini davacıya 14/09/2023 tarihinde iletmiştir. Davacı da bu durumu kabullenmiş, davacı tarafından müvekkilime verilen telefon hattı iade edilmiştir. Her iki taraf yollarını ayırmasına rağmen davacı, müvekkilime ve müvekkilimin sayfasına başvurmuş olan ve davacının şirketi ile hiçbir ilgisi olmayan kursiyerleri arayarak müvekkilimin şahsı ve kurumu ile ilgili iftiralarda bulunmuş, bir kısım kursiyerleri de kendi şirketi olan ...'ye kayıt yaptırmaları için müvekkilime ait ... ile kendisine ait ...ve ... aynı yer olduğunu, ...'ye reklam verdiklerini belirtmiştir. Bu durum davacı ile ... adlı kursiyerin whatsapp yazışmaları ile sabittir. Davacının, müvekkilim ile prim usulü ortak çalışmasının sona ermesinden sonra müvekkilime ait eğitim kurumu ile kendisine ait eğitim kurumunun aynı olduğunu belirterek müvekkilim kuruma kayıt yaptıracak kursiyerlerin kendi kurumuna kayıt yaptırması ile ilgili yasal yollara başvurma hakkımızı saklı tutuyoruz. 9-) Dava dilekçesinde müvekkile ait ... internet sitesinde kendilerine ait eğitim içeriklerine yer verildiği belirtilmiş ise de; yukarıda da belirtildiği gibi, müvekkilim ile davacının birlikte çalıştığı dönemde davacının da rızası ve isteği ile müvekkile ait kurumun internet sitesinde reklam amaçlı kullanılmıştır, bizzat davacı tarafından kullanıcı adı ve şifresi müvekkilime gönderilmiştir. Davacı ile müvekkilim ortak çalışmayı sonlandırınca ve davacı tarafından arabulucuya başvurunca, müvekkilim kendi kurumunun sayfasındaki davacıya ait eğitim içeriklerini kaldırmıştır. Dava tarihi itibarı ile davacıya ait markaya tecavüz söz konusu değildir. Markaya tecavüz iddiası yersizdir.10-) Davacının ortaklık ilişkisi sona erdirildikten sonra, kendisine ait eğitim paketlerinin indirim yapılarak telefonlar teslim edilene kadar hızlıca satışının gerçekleştirildiği ve telefonları iade etmeden kursiyerlere mesaj atarak kendilerine ait telefonlara yönlendirdikleri iddiası doğru değildir. Taraflar arasındaki ortaklık ilişkisi sona ermeden önce, müvekkilim kendi markası ve ticaret unvanı ile davacının da malumu olduğu üzere kendi işini ve davacının işini birlikte yürütmektedir. Dava dilekçesinde bahsi geçen ... adlı kişi 11/09/2023 tarihinde müvekkile ait ... reklam sayfasına başvuru yapmıştır. Bunun üzerine adı geçen kişi aranarak eğitim sistemi hakkında bilgilendirilmiş, ... Akademiye ait eğitim sunumları kendisine iletilmiştir. Davacı tarafın müvekkilim ile ortak çalıştığı süreçte müvekkilime videolar verdiği için, eğitmenin ... olduğu bu tarihte ortaklık ilişkisi sonlanmadığı için kendisine bildirilmiştir. ... 14/09/2023 tarihinde geri dönüş yaparak kayıt oluşturmak istemiştir. Bu tarihte davacı ile müvekkilim arasında uyuşmazlık çıktığından, davacının hattı kendisine iade edilmiş ve yeni hat alınmıştır. Yeni hat üzerinden ...'a mesaj atılmıştır. ... hat değişikliği nedeniyle doğal olarak endişeye düşüp ...'e yazmıştır. ... de davacıya bilgi vermiş, davacı da o gün müvekkilim ile ortaklığını sonlandırdığı için ...'ı korkutup, ... ile ilgili iftiralar atmıştır. Adı geçen kişi korkup, yaptığı ödemeyi iade istemiş, müvekkilim de iade etmek durumunda kalmıştır. ... adlı kursiyer ise, ...ile müvekkilimin ortak çalıştığı süreçte kaydı açılmış, komisyonu elden davacıya verilmiştir. Davacı, canlı ders linklerinin ücretini müvekkilime yaptığı prim ödemesinden kesmiştir. Diğer yandan müvekkilimin indirim uygulaması yaptığı kişiler tamamen ... Akademiye başvuru yapmış olan kişilerdir. Bu kişilerin davacının şirketi olan ...ile ilgisi bulunmamaktadır. Davacı ... Akademide usulsüz işler yaptığı için bu şirket kapanma aşamasına gelmiştir. ... adlı şirket ile müvekkilimin herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.11-) Dava dilekçesinde iddia edilmiş olsa da, müvekkilimin davacıya ait markaya herhangi bir tecavüzü söz konusu olmadığı gibi, davacıya ait şirketlerin eğitim içeriklerini başkalarına pazarlayarak gelir elde etmesi de söz konusu değildir. Davacıya ait şirketlerin eğitim içerikleri, birlikte çalışılan dönemde davacının rızası ve onayı ile müvekkile ait internet portalında yer almış, davacının arabulucuya başvurmasından sonra da kaldırılmıştır. Davacının, dava açıldıktan sonra dahi, müvekkilime ait ... ile kendisine ait ... Akademinin aynı kurum olduğundan ve ... Akademiye reklam verdiklerinden whatsapp yazışmalarında bahsedip, müvekkilim aleyhine markasına tecavüz edildiği iddiası ile maddi ve manevi tazminat davası açması dürüstlük kuralı ile de bağdaşmamaktadır. 12-) Davacı dava dilekçesinde markaya tecavüz iddiası ile müvekkilimden 50.000,00-TL maddi tazminat isteminde bulunmuş ise de, davacının maddi tazminat talebi somut bir delile dayanmadığı gibi, bu miktar zararın neye göre hesaplandığı da belirsizdir. Diğer yandan istenilen 100.000,00-TL manevi tazminat tutarı da zenginleşmeye sebep olacak şekilde fahiş miktardadır. Bu yönüyle de davanın kabulü mümkün değildir. Tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer almaktadır.Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.)Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.)Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.)Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.)Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.)Müktesep hak (6/6 m.)Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ... sayılı tescilli marka hakkının davalı taraf eylemi nedeniyle marka ihlali oluşup oluşmadığı, buna bağlı tespit, durdurma,sonuçların ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın ... sayılı 35-41-42.nci sınıflarda ... ibareli tescilli markası olduğu; dava tarihinde koruma altında oldukları, Türk Patent kurumu kayıtları ile tespit edilmiştir.Dosyaya sunulan ve celbedilen deliller açısından tahkikat aşamasında bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. 29/08/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; "Mahkeme tarafından tevdi edilen görev ve davacı tarafın talepleri kapsamında bilirkişi heyeti davalının kendisine ait web sitesinde davacının olduğu iddia edilen videoların yayınlanması ve davalının, davacı ile birlikte hareket ettiklerine dair beyanlarda bulunmasının davacı markasından doğan hakları ihlal edip etmediği hususunu irdelemiş ve bu kapsamda aşağıdaki sonuca ulaşmıştır.Marka hakkına tecavüz olgusu açısından belirtilmesi gereken temel husus, marka hukuku açısından tecavüzün söz konusu olabilmesi için yukarıdaki hükümlerde de belirtildiği gibi tescilli marka ile kullanılan işaret arasında aynılık, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik veya ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerliğin bulunmasının gerekli olduğudur. Bu bağlamda tescilli marka ile kullanılan işaret arasında benzerliğin bulunmadığı durumlarda taraflarca üretilen ürünlerin veya sunulan hizmetlerin benzerliği veya taraflardan birinin diğer tarafın iş materyallerini kendi web sitesinde izinsiz kullanması marka hukuku açısından tecavüz oluşturmaz.Somut uyuşmazlığın yukarıdaki ilkeler kapsamında değerlendirilmesi neticesinde bilirkişi heyeti, davalının kendisine ait “bilimakademi.com.tr” adlı web sitesinde davacının olduğu iddia edilen videoların yayınlanması ve davalının, davacı ile birlikte hareket ettiklerine dair beyanlarda bulunması eylemlerinin davacı markasından doğan hakları ihlal etmediği kanaatine ulaşmıştır. Zira davalı tarafından davacının tescilli markası olan “...” markası kullanılmış değildir. Diğer bir deyişle davalı ister davacıdan izin alsın ister almasın, davalı ister davacı ile beraber çalışsın ister beraber çalışmasın ya da davacıyla ortak faaliyet yürüttükleri şeklinde beyanda bulunsun davalının yaptığı eylemleri, SMK kapsamında marka hakkına tecavüz olarak değerlendirmek mümkün değildir. Zira davalı eylemlerinin davacıdan izin alınmadan yapıldığı ve haksız olduğu sübut bulsa bile bu eylemler davalının, davacının “...” markasını kullandığını göstermediği gibi davalının davacı markasını kullandığını gösterir herhangi bir delil veya belge de dava dosyası içeriğinde bulunmamaktadır. Üstelik bizzat davacı taraf davalının hukuka aykırı eylemini “Fakat davalı yan, hukuka aykırı şekilde ele geçirdiği eğitim içeriklerini kendi markası ...'nin platformuna yüklemiş, kursiyerleri kendi platformuna yönlendirmiş, ödemeleri de kendi markası ...'ye ait hesaba yaptırmıştır. Davalı yan, sektörde başarılı, adı bilinen ve uzun zamandır bu hizmeti veren müvekkile ait ...şirketinin marka değerini bu yol ile kendine güvence olarak arkasına almış ve yukarıda da izah edildiği üzere müvekkile ait şirketin kursiyerlerini kendi markasına aktarmıştır. Buna ilişkin konuşmalar dava dilekçemiz ekinde sunulmuştur. Sunulan konuşmalarda açıkça görüldüğü üzere kursiyerlere ... hesabına ödeme yaptırılmıştır.” şeklinde tanımlamış olup söz konusu eylemler ispat edilse bile bu eylemlerin SMK’nin marka hakkını ihlal hükümleri kapsamında kabul edilmesi imkanı bulunmamaktadır.Eş anlatımla uyuşmazlıkta davacının marka hukuku kapsamında ispatlaması gereken husus, davalının, davacıya ait ... sayı ile tescilli “...” markasıyla aynı veya benzer markayı izinsiz ve SMK’de belirtilen biçimlerden biriyle kullanmasıdır. Davacı taraf dava dosyasına söz konusu iddiayı ispatlar bir bilgi veya belge sunmadığı gibi kendi iddiası dahi davalının ... markalarını kullandığı değil, davalının müvekkiline ait ...şirketinin marka değerini davacıya ait eğitim içeriklerini izinsiz yayınlaması suretiyle kendine güvence olarak alması ve müvekkiline ait şirketin kursiyerlerini kendi markasına aktarmasıdır. Tescilli marka ile aynı veya benzer ibare kullanımı olmadan davacı tarafından ileri sürülen marka hakkına tecavüz, marka değerinden izinsiz yararlanma veya tescilli markanın değerini kendine aktarma gibi iddiaların kabulü mümkün değildir.Açıklanan nedenlerle ve takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere bilirkişi heyeti dava dosyası kapsamında davacının, davalı tarafın eylemlerinin kendi adına ... sayı ile tescilli“...” ibareli markadan doğan hakları ihlal ettiğini ispatlayamadığı, davalının dava dosyasında belirtilen eylemlerinin marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle uyuşmazlıkta marka hakkının ihlaline bağlı olarak tespit, durdurma, sonuçların ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşmıştır.SONUÇ VE KANAAT: Dava dosyası kapsamında davacının, davalı tarafın eylemlerinin kendi adına ... sayı ile tescilli ... ibareli markadan doğan hakları ihlal ettiğini ispatlayamadığı, davalının dava dosyasında belirtilen kendisine ait web sitesinde davacının olduğu iddia edilen videoları yayınlanması ve davalının, davacı ile birlikte hareket ettiklerine dair beyanlarda bulunması gibi eylemlerinin marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle uyuşmazlıkta marka hakkının ihlaline bağlı olarak tespit, durdurma, sonuçların ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşmıştır. " şeklinde ;Rapora itiraz üzerine alınan 16/01/2025 tarihli Ek Raporda ÖZETLE; "Davacı vekilinin kök rapora karşı sunduğu itirazlar kabul edilebilir veya rapordaki kanaatin değişmesini gerektirecek nitelikte bulunmamış ve kök raporda ulaşılan sonuç ve kanaat devam etmiştir. " şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.GEREKÇESMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.Davacı taraf ... sayılı tescilli ... ibareli marka hakkının davalı tarafın internet sitesinde yayınlanan video görüntüleri nedeniyle marka ihlali oluştuğunu ileri sürmektedir.Karşılıklı delil ibrazından sonra tahkikat aşamasında alınan 29/08/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; " davalının kendisine ait web sitesinde davacının olduğu iddia edilen videoların yayınlanması ve davalının, davacı ile birlikte hareket ettiklerine dair beyanlarda bulunmasının davacı markasından doğan hakları ihlal edip etmediği hususunu irdelemiş ve bu kapsamda aşağıdaki sonuca ulaşmıştır.Marka hakkına tecavüz olgusu açısından belirtilmesi gereken temel husus, marka hukuku açısından tecavüzün söz konusu olabilmesi için yukarıdaki hükümlerde de belirtildiği gibi tescilli marka ile kullanılan işaret arasında aynılık, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik veya ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerliğin bulunmasının gerekli olduğudur. Bu bağlamda tescilli marka ile kullanılan işaret arasında benzerliğin bulunmadığı durumlarda taraflarca üretilen ürünlerin veya sunulan hizmetlerin benzerliği veya taraflardan birinin diğer tarafın iş materyallerini kendi web sitesinde izinsiz kullanması marka hukuku açısından tecavüz oluşturmaz.Somut uyuşmazlığın yukarıdaki ilkeler kapsamında değerlendirilmesi neticesinde bilirkişi heyeti, davalının kendisine ait “bilimakademi.com.tr” adlı web sitesinde davacının olduğu iddia edilen videoların yayınlanması ve davalının, davacı ile birlikte hareket ettiklerine dair beyanlarda bulunması eylemlerinin davacı markasından doğan hakları ihlal etmediği kanaatine ulaşmıştır. Zira davalı tarafından davacının tescilli markası olan “...” markası kullanılmış değildir. Diğer bir deyişle davalı ister davacıdan izin alsın ister almasın, davalı ister davacı ile beraber çalışsın ister beraber çalışmasın ya da davacıyla ortak faaliyet yürüttükleri şeklinde beyanda bulunsun davalının yaptığı eylemleri, SMK kapsamında marka hakkına tecavüz olarak değerlendirmek mümkün değildir. Zira davalı eylemlerinin davacıdan izin alınmadan yapıldığı ve haksız olduğu sübut bulsa bile bu eylemler davalının, davacının “...” markasını kullandığını göstermediği gibi davalının davacı markasını kullandığını gösterir herhangi bir delil veya belge de dava dosyası içeriğinde bulunmamaktadır. Üstelik bizzat davacı taraf davalının hukuka aykırı eylemini “Fakat davalı yan, hukuka aykırı şekilde ele geçirdiği eğitim içeriklerini kendi markası ...'nin platformuna yüklemiş, kursiyerleri kendi platformuna yönlendirmiş, ödemeleri de kendi markası ...'ye ait hesaba yaptırmıştır. Davalı yan, sektörde başarılı, adı bilinen ve uzun zamandır bu hizmeti veren müvekkile ait ...şirketinin marka değerini bu yol ile kendine güvence olarak arkasına almış ve yukarıda da izah edildiği üzere müvekkile ait şirketin kursiyerlerini kendi markasına aktarmıştır. Buna ilişkin konuşmalar dava dilekçemiz ekinde sunulmuştur. Sunulan konuşmalarda açıkça görüldüğü üzere kursiyerlere ... hesabına ödeme yaptırılmıştır.” şeklinde tanımlamış olup söz konusu eylemler ispat edilse bile bu eylemlerin SMK’nin marka hakkını ihlal hükümleri kapsamında kabul edilmesi imkanı bulunmamaktadır.Eş anlatımla uyuşmazlıkta davacının marka hukuku kapsamında ispatlaması gereken husus, davalının, davacıya ait ... sayı ile tescilli “...” markasıyla aynı veya benzer markayı izinsiz ve SMK’de belirtilen biçimlerden biriyle kullanmasıdır. Davacı taraf dava dosyasına söz konusu iddiayı ispatlar bir bilgi veya belge sunmadığı gibi kendi iddiası dahi davalının ... markalarını kullandığı değil, davalının müvekkiline ait ...şirketinin marka değerini davacıya ait eğitim içeriklerini izinsiz yayınlaması suretiyle kendine güvence olarak alması ve müvekkiline ait şirketin kursiyerlerini kendi markasına aktarmasıdır. Tescilli marka ile aynı veya benzer ibare kullanımı olmadan davacı tarafından ileri sürülen marka hakkına tecavüz, marka değerinden izinsiz yararlanma veya tescilli markanın değerini kendine aktarma gibi iddiaların kabulü mümkün değildir.Açıklanan nedenlerle bilirkişi heyeti dava dosyası kapsamında davacının, davalı tarafın eylemlerinin kendi adına ... sayı ile tescilli“...” ibareli markadan doğan hakları ihlal ettiğini ispatlayamadığı, davalının dava dosyasında belirtilen eylemlerinin marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği " şeklinde ; Rapora itiraz üzerine alınan 16/01/2025 tarihli Ek Raporda ÖZETLE; "Davacı vekilinin kök rapora karşı sunduğu itirazlar kabul edilebilir veya rapordaki kanaatin değişmediği " şeklindeki tespit ve kanaate mahkemece aynen iştirak edilerek davacı tarafın kendisine ait ... ibareli tescilli marka hakkının davalı tarafca veb sitesinde yayınlanan video görüntüleri nedeniyle marka tecavüzü yapıldığı yönündeki talebi el alınıp değerlendirildiğinde davalıya veb sitesinde ... ibareli tescilli markanın kapsamında yer alan emtialarla ilgili olarak iltibas düzeyinde benzeri kullanımlar yapıldığı kanıtlanmadığından dava ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile bakiye 345,55 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar tarafların ve vekillerin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 24/03/2025 Katip ... Hakim ... E imzalı E imzalı