Bölge Adliye Mahkemesinin, şirket ortağının zimmetine para geçirme iddiasıyla açılan alacak, şirket ortaklığından çıkarma, sorumluluk ve ayrılma akçesi taleplerini içeren ticari davaya ilişkin istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, davacı şirketin, yetkili müdür olmamasına rağmen müşterilerden tahsil ettiği paraları şirkete teslim etmeyerek kendine mal ettiği iddiasıyla davalı ortağa karşı açtığı alacak davasıyla ilgilidir; davalı tahsilatları şirket muhasebesine teslim ettiğini ve kar payı alacağıyla takas talep ettiğini savunurken, ilk derece mahkemesi kısmen kabulle davalıdan belirli bir miktarın tahsiline hükmetmiş olup, temyiz incelemesi davalı şirket yöneticisinin sorumluluğu, şirketin zarara uğratılması ve çıkma payının belirlenmesi gibi iddiaları kapsamaktadır.

T.C. ... ... ... DAİRESİ

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... DAİRESİ
DOSYA NO : .../...
KARAR NO : .../...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ... TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : .../... Esas, .../... Karar
KARAR TARİHİ : .../...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... (...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ : .../...
KARAR YAZIM TARİHİ : .../...
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının davacı şirketin ortağı olduğunu, şirketi temsil veya borçlandırmaya yetkili müdür olmadığını, tahsilat makbuzları ile çeşitli müşterilerden tahsilat yaptığını fakat tahsil ettiği paraları şirkete teslim etmediğini, şirketin müşterisi olan ... ... şirketinden teslim aldığı çek bedelini bankadan tahsil ettiği halde bedelini şirkete teslim etmediğini, böylelikle davacı şirkete ait toplam ... TL parayı kendisine aldığını ileri sürerek ... TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı verdiği cevap dilekçesinde özetle, davaya dayanak makbuzların bedellerinin tahsil edilmiş olup şirket muhasebesine teslim edildiğini, aynı zamanda davacı şirketin ortağı olduğunu, tahsil için genel vekaletname ile yetkisi olduğunu, öz sermaye tespiti talep edilmesi üzerine kötüniyetli olarak iş bu davanın açıldığını, dava konusu makbuz bedellerinin şirket muhasebesine ödendiğini, ancak aksi kanaate olunması halinde TBK m. 139 gereğince şirketten olan kar payı alacağı ile takas mahsup talebinde bulunduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
... ... Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile açılan davanın ticari dava olduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup dosyanın tevzi edildiği ... ... Ticaret Mahkemesince ise .../... Esas sayılı dosyada yapılan yargılamada dava dosyasının ... ... Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN .../... E., .../... K. SAYILI KARARININ ÖZETİ:
... ... Ticaret Mahkemesinin .../... E., .../... K.sayılı karar ile; asıl davanın kısmen kabulüne, davacıların şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, davacıların ayrılma akçesi talebinin reddine, birleşen ... ... Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında açılan davanın ise kısmen kabulüne, ... TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
DAİREMİZİN ... E., .../... K. SAYILI KARARININ ÖZETİ:
"...Somut olayda, asıl davada davacılar Tuncay Işık ve ... vekilinin dava dilekçesinde, davalı ...’nin davalı şirketin müdürü olduğunu, müşteriler tarafından banka hesabına yatırılan paraları tahsil ederek şirket hesabına aktarmadığını, şirket müdürünün hakkını kötüye kullandığını, TTK’nın 626. maddesine göre şirket müdürünün görevini özenle yapmak zorunda olduğunu, ortaklar arasında anlaşmazlıklar bulunduğunu ileri sürerek, şirket ortaklığından çıkarılmalarını, ... TL çıkma payının tahsilini, davalı şirket müdürü tarafından şirket adına üçüncü kişilerden yapılan tahsilatların faiziyle birlikte TTK’nın 555. maddesine göre şirket adına tahsilini talep ettiği; ....... tarihli duruşmada ise açmış oldukları davanın, davalı şirket yöneticisine yönelik sorumluluk davası olduğunu, ayrıca şirketten çıkma ve ayrılma akçesinin tahsiline yönelik bulunduğunu, davalı tarafça şirket ortaklığından çıkmalarına yönelik talep kabul edildiğinden, davanın sorumluluk davasından kaynaklı tazminat ve ayrılma akçesinin belirlenmesine dönüştüğünün açıklandığı; asıl davada davacılar vekilinin ....... tarihli beyan dilekçesinde, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ... TL alacak davası açtıklarını, taleplerinin şirketin tespit olunan özsermaye değerinin davacıların şirketteki hisselerine karşılık ödenmesi gereken miktar ile davalı ...’nin banka hesabından çekip şirket hesabına aktarmadığı miktarın, davacıların hisselerine karşılık olan miktarının tahsili istemine ilişkin olduğunu belirttiği; ....... tarihli ıslah dilekçesi ve bilirkişi raporu ile davalı şirket müdürünün şirkete zarara uğrattığının tespit edildiğini, davacıların çıkma payının ödenmemesi için çalıştıklarını, usulsüz olarak fahiş miktarda maaş aldıklarını, HMK’nın 176. maddesine göre dava dilekçesinin neticeyi talep kısmını ıslah ettiklerini, dava dilekçesindeki neticeyi taleplerin yanı sıra "davalı şirket yöneticilerinin tutmuş olduğu usulsüz kayıtlar ve ödemelerin de dikkate alınarak şirketten çıkma payının ödenmesini" talep ettiklerini belirttiği; ....... tarihli beyan dilekçesinde, ıslah dilekçesi ve TTK'nın 555. maddesine göre, şirketin kasıtlı olarak zarara uğatıldığına dair tespitler dikkate alınarak, ... TL zarardan her bir davacının hissesi karşılığı olan ... TL’nin müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği; birleşen davada ise ... Ltd. Şti. vekili, davalı ...’in şirket ortağı olduğunu, şirketi temsil ve borçlandırma yetkisi bulunmadığını, buna rağmen müşterilerden tahsilatlar yaptığını, paraları şirkete teslim etmediğini, bu kapsamda ....... keşide tarihli, ... TL bedelli çekin, davacı şirketin müşterisi ... ... Ltd.’den teslim alınıp, bankadan tahsil edildiği halde şirkete teslim edilmediğini, yine çeşitli tahsilat makbuzları ile müşterilerden ... TL tahsilat yapıldığını, paraların şirkete iadesinin sağlanmadığını ileri sürerek, ... TL’nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece, asıl davanın davacıların şirket ortaklığından çıkması, davalı şirket müdürünün şirket adına 3. kişilerden tahsilatı yapılıp şirkete aktarılmayan tutarların tahsili, birleşen dava ise şirket ortağının üçüncü kişilerden şirket adına yaptığı tahsilatların şirkete ödenmesi istemine ilişkin olduğu, davacılar vekilinin ıslah dilekçesi sunmuş ise de ıslah harcını yatırmadığı, tarafların birbirleri aleyhine açtıkları davalar nedeniyle birlikte hareket etme iradesinin ortadan kalktığı, aralarındaki güvenin zedelendiği, asıl davada davacıların çıkma talebinin yerinde olduğu, asıl davada davacıların şirket müdürünün 3. kişiler tarafından şirket hesabına gönderilen paraların şirkete aktarılmadığına dair iddiasının doğrulanmadığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere şirketin kötü yönetildiği, şirket müdürüne genel kurul kararı olmadan maaş ödemesi yapıldığı anlaşılmış ise de ...’nin davalı konumunda bulunmadığı, bu kişiler hakkında sorumluluk davası açılıp, bir miktar paranın tahsiline karar verildiğinde, bu paraların şirket özsermayesine eklenerek davacıların çıkma payının hesaplanması gerektiği, davacıların bu şekilde sorumluluk davası açmadığı, şirket özsermayesinin ekside olduğu, birleşen davada davalı ... tarafından 3. kişilerden şirket adına tahsil edilen ... TL’nin şirket hesaplarına aktarıldığının ispatlanamadığı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, davacıların şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, davacıların ayrılma akçesi talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, ... TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, yukarıda asıl davada davacılar vekilinin yargılama sırasındaki beyanları incelendiğinde, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının tahsili dışındaki istemin hukuki açıdan belirsiz olduğu, HMK’nın 31. maddesindeki hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında, davalı şirket müdürü ... hakkında, TTK’nın 553. vd. maddeleri uyarınca sorumluluk davası açılıp açılmadığının, açılmış ise hangi eyleminden dolayı ne miktarda paranın tahsilinin talep edildiğinin tespiti gerektiği, dava dilekçesinde sadece ... TL çıkma payı için harç yatırıldığından, talebin türü ve talep miktarı belirlendikten sonra Harçlar Kanunu’nun 30. maddesine göre harcın tamamlaması için asıl davada davacılar vekiline süre verilmesi, verilen süre içinde harç yatırılmaz ise anılan kanun maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği, yine asıl davada davacılar vekilinin ıslah dilekçesinin harç yatırılmadığı gerekçesiyle kabul edilmediği, HMK’nın 176. maddesine göre taraflardan her birinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edilebileceği, ıslah dilekçesinde talep edilen tutar için Harçlar Kanunu’nun 30. maddesine göre harç yatırılacağı, davacılar tarafından harç yatırılmaz ise; aynı yasanın 30. maddesi uyarınca süre verileceği, bu süre zarfında davacıların yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda aynı madde gereğince işlem yapılacağı, ancak mahkemece asıl davada davacılar vekilinin ıslah dilekçesi hakkında belirtilen işlemler yapılmadan, harcın yatırılmadığından bahisle değerlendirmeye alınmamasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, gerek şirket yöneticisi hakkında açılacak sorumluluk davası, gerekse şirket ortağından tahsil edip de şirkete aktarmadığı tutardan kaynaklanan alacak davası sonunda, hükmedilecek tutarların şirket hesabına geçeceği, bu miktarların da şirket özvarlığını artıracağı, bu durumda şirket müdürü hakkındaki sorumluluk davası ile şirket ortağı hakkında açılan alacak davası ve şirket ortaklığından çıkma, çıkma payının tahsili davalarının bir arada görülemeyeceği, şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili davasının tefrik edilerek, diğer davaların sonucunun beklenmesi ve şirketin esas sermaye payının belirlenecek gerçek değerine göre ayrılma payının ödenmesi gerektiği, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının sonucu beklenmeyip de bu esnada asıl davada davacıların şirket ortaklığından da çıkarılması gibi bir durum gerçekleşirse, davacıların aktif dava ehliyetlerinin de kalmayacağı anlaşıldığından, asıl davada davacı Tuncay Işık, asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf bavşurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir".
İLK DERECE MAHKEMESİNİN .../... E., .../... K. SAYILI KARARININ ÖZETİ:
Dairemizin kaldırma kararı üzerine mahkemece yapılan yargılama neticesinde, asıl davada, davacının ıslah talepli davasının kabulü ile; 169.197,33TL'nin davalı ...'den alınarak dava dışı ... ..Ltd.Şti.'ne ödenmesine, birleşen ... ... Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında açılan davanın ise kısmen kabulüne, ... TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, birleşen dava açısından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiğini, şirket yetkililerinin ... yılından itibaren kasıtlı olarak şirketi kendilerine borçlandırdığını, müvekkilinin ise şirkete borçlandırılmış gibi gösterildiğini, davacı tarafın ticari defterlere müvekkilinin 3. kişilerden almış olduğu parayı şirkete ödemediğini iddia ederek kendi denetiminde olan ticari defterlere kaydettiklerini, soyut kayıtlar oluşturarak davalı ...’i şirkete borçlu olarak gösterdiklerini, müvekkilinin şirkete herhangi bir borcu olmadığını, dava dosyasına ibraz edilen ... tarihli ek bilirkişi raporunun 6 ve 8. sayfasında da belirtildiği üzere ... yılında yapılan tahsilatların ödendiği görüldüğünü, şirketin 3. kişilerden tahsil edilip ödenmediğini iddia ettiği makbuzları dosyaya ibraz etmesi gerektiğini, aksi takdirde salt ticari defterlere ...’in şirkete borcu olduğu kaydının düşülmesinin hiçbir anlam ifade etmeyeceğini, hangi üçüncü kişilerden veya şirketlerden nakit para veya çek alınıp şirkete teslim edilmediğinin bağlı belgelerle ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı şirket vekili istinafa cevap dilekçesinde, dosya kapsamında mevcut deliller ile davalı ...'in müvekkili şirket adına bankadan ve üçüncü kişilerden tahsil ettiği tutarları şirkete iade etmediğinin sübut bulduğunu, bu husustaki istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
... ... Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında asıl davanın, şirket ortaklığından çıkma, çıkma payının tahsili, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat, birleşen dava ise şirket ortağının müşterilerden tahsil ettiği paraları iade etmemesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, dairemizin kaldırma kararı üzerine asıl davada, şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsiline ilişkin davanın tefriki ile yeni esasa kaydedilmesine karar verildiği,
Bu nedenle asıl davanın, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat, birleşen dava ise şirket ortağının müşterilerden tahsil ettiği paraları iade etmemesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu,
... ... Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde verilen .../... Karar sayılı karara karşı taraf vekillerince asıl dava ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın dairemizin .../... Esasına kaydedildiği,
Dairemizce istinaf incelemesinin daha sağlıklı yapılabilmesi için ise asıl ve birleşen davanın tefrikine karar verilmiş olup,
Asıl davanın istinaf incelemesinin Dairemizin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılmasına, birleşen ... ... Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının ise tefriki ile dairemizin .../... Esasına kaydedilmesine ve birleşen dava yönünden istinaf incelemesinin işbu yeni esas numarası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
Gelinen aşamada istinaf incelemesine konu dava, şirket ortağının müşterilerden tahsil ettiği paraları iade etmemesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ,davanın kısmen kabulü ile ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, birleşen dava yönünden mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporları uyarınca davalı ... tarafından davacı şirket adına tahsilat yapıldığı ancak söz konusu tahsilatlarından ... TL'sinin şirkete ödenmediğinin tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde tahsilat makbuzlarının yer aldığı, davalı ortağın savunmasında söz tahsilatları veya tahsilat makbuzlarında yer alan imzaları inkar etmediği, tahsilatları muhasebeye teslim ettiğini iddia ettiği ancak bu iddiasını ispata yarar delil ibraz etmediği, dosya kapsamında yer alan ... tarihli bilirkişi raporunun ve ... tarihli ek bilirkişi raporunun dava dosyasında yer alan tahsilat makbuzları incelenmeden düzenlendiği, yine ... Şubesine ait ... çek nolu .../... tarihli, ... TL bedelli çekin davalı ... tarafından bankadan şahsen tahsil edildiğinin banka kayıtları ile sabit olduğu anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.985,57 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 746,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.239,18 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. .../...
.....
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
.....
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
.....
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
.....
Katip ...
¸(e-imzalıdır)