Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle hükmedilen manevi tazminat miktarının eksikliği ve vekalet ücreti hesabındaki hatadan dolayı Yargıtay tarafından verilen bozma kararı.
Özet: 344 gün haksız yere gözaltında ve tutuklu kalması sonrası açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin 50.000 TL, istinaf mahkemesinin ise 36.000 TL manevi tazminata hükmetmesine karşın, Yargıtay, davacının sosyal ve ekonomik durumu, maruz kaldığı sürecin niteliği ve tutuklu kaldığı süre gibi unsurlar gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyet ve nesafet ilkelerine aykırı şekilde eksik olduğu ile vekalet ücreti hesabındaki hatayı gerekçe göstererek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2662 E., 2022/416 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle davacı ... için 35.000,00TL maddi ve 500.000,00TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine, 50.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiz ile ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile manevi tazminat miktarının 36.000,00TL'ye indirilmesi ile hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; Koşulları bulunduğu halde davanın tamamı yerine kısmen kabulüne karar verilmesi ile hükmedilen tazminat miktarının eksik hesaplanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07.03.2018 karar tarihli, 2018/12 Esas, 2018/41 Karar sayılı dosyası kapsamında davacı ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan kovuşturmada davacının 19.12.2016-28.11.2017 tarihleri arası 344 gün gözaltı ile tutukluluk sürelerinin bulunduğu, yapılan kovuşturma sonucunda hakkında beraat kararı verildiği, kararın istinaf edilmeden 15.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile manevi tazminat miktarının 36.000,00TL'ye indirilmesi ile vekalet ücretinin güncellenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair nedenlere ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Kabule göre de; 5271 sayılı Kanunun 142/9. fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında; davanın kısmen kabulü ile 36.000,00TL manevi tazminatın gözaltından işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilen davacı lehine, Bölge Adliye Mahkemesinde duruşma açılmadığı gözetilerek ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği "4.320,00TL" vekalet ücreti yerine hesap hatası sonucu "4.310,00TL" vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle eksik vekalet ücreti takdir edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.