7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve nakil aracının müsaderesi için gizli tertibat ile değer karşılaştırması yapılmaması eksikliği nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
Özet: Yüksek mahkeme, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini incelerken, sanıklardan biri hakkındaki hükmü yargılama sürecinin usul ve kanuna uygunluğu nedeniyle onamış; ancak diğer sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi için benzer dosyanın incelenmemesi ve potansiyel birleştirmenin yapılmaması ile kaçak eşyanın taşındığı aracın gizli tertibat içerip içermediği konusunda bilirkişi incelemesi eksikliği ve aracın değerinin kaçak eşya değeriyle kıyaslanarak müsadereye ilişkin hakkaniyetin belirlenmemesi gerekçeleriyle bu sanık hakkındaki hüküm ve nakil aracının iadesi kararını bozmuştur.
7. Ceza Dairesi         2024/8038 E.  ,  2026/7206 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/673 E., 2024/678 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Birleşen Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/159 Esas sayılı dosyasında sanık ... hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran 11.05.2015 tarihli eylemde kullanılan 65... plakalı nakil aracına yönelik olduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.
I. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu
olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanığın Ve Nakil Aracının İadesine Yönelik Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11.01.2015 iddianame düzenleme tarihinin 28.01.2015 olduğu,
Sanık hakkında halen derdest olan Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/159, Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 17.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.03.2015 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 11.01.2015 tarihli olayda kullanılan ve müsaderesi talep edilen ancak mahkemece iyi niyetli 3. kişiye ait olduğu gerekçesiyle iadesine hükmedildiği anlaşılan 65... plaka sayılı araç yönünden; dava konusu kaçak eşyanın araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış ve taşınmış olması durumunda ruhsat sahibi malen sorumlunun bilgisi ve rızası dışında araçta kalıcı nitelikte özel olarak hazırlanmış gizli tertibat yapılmasından söz edilemeyeceğinden malen sorumlunun iyiniyet iddiasının kabul edilemeyeceği cihetle; kaçak eşyanın araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış ve taşınmış olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak aracın suç tarihindeki değeri ile kaçak eşyanın değeri karşılaştırılmak suretiyle aracın müsaderesinin suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağı ve hakkaniyete aykırı olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.06.2026 tarihinde karar verildi.