Çalışanın görev alanı dışında silahla yaralanmasının 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası sayılıp sayılmayacağına ilişkin işverenin temyiz başvurusu.
Özet: İşveren, gece kantar sorumlusu çalışanının görev yerinden ayrılıp kaza mahalline gittiği sırada kimliği belirsiz kişilerce silahlı saldırıya uğrayarak yaralanmasının iş kazası olmadığının tespiti için dava açmış; ancak hem ilk derece mahkemesi hem de istinaf mahkemesi, olayın işveren tarafından yürütülen işin ifası kapsamında gerçekleştiği, sigortalının görevlendirilme durumu ve kurumun inceleme raporları ile idare mahkemesinin kesinleşen kararını da dikkate alarak, olayın iş kazası niteliğinde olduğuna hükmederek işverenin talebini reddetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/14249 E.  ,  2026/3258 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2070 E., 2025/1223 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 45. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/113 E., 2023/52 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın gece kantar sorumlusu olarak çalıştığını, mesaisinin 19.00- 03.00 saatleri arası olduğunu, 30.04.2017 tarihinde davalının görev alanını terkederek hiç kimseye haber vermeden ... Yanyol üzerinde giderken kimliği belirsiz kişi tarafından silahla yaralandığını, Kurum tarafından olayın iş kazası sayıldığını, işverenin görevlendirmediği, işçinin görevi olmayan iş ve mahalde olan olayın iş kazası olmadığını, hastane ve kolluk kuvvetleri tarafından da olayın adli vaka olarak kayıtlara geçtiğini belirterek, olayın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, olayda 5510 sayılı Kanun'un öngördüğü şartların oluştuğunu, ... ... ve ... Kurulu Başkanlığının inceleme raporunda da olayın işveren tarafından yürütülmekte olan işin ifası esnasında meydana geldiğinin ve iş kazası olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı nezdinde gece formeni olarak çalışmakta iken 30.04.2017 tarihinde işveren tarafından işverene ait aracın kaza yapması üzerine kaza mahalline gönderildiğini, burada kazaya karışan ...... plaka sayılı araç sürücüsünün silahlı saldırısına uğradığını, olayın iş kazası olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davada ihtilafın, davalının iş yeri faaliyet alanı dışında gerçekleşen kaza olayına giderek müdahale ettiği esnada kimliği belirsiz bir şahıs tarafından vurulması şeklinde gerçekleşen olayın iş kazası sayılıp sayılamayacağı noktasında toplandığı, davacının görev tanımına ilişkin olarak dinlenen davacı tanıkları ile tahkikat ve emniyette dinlenilen bir kısım tanıkların beyanları arasında çelişki bulunduğu, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezasının iptali için idare mahkemesi nezdinde açılan davada olayın iş kazası olduğunun ve idari para cezası tahakkuk ettirilmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı gerekçesi ile verilen ret kararının kesinleştiği,dosyada dinlenilen bir kısım tanıkların özellikle kazaya karışan araç şoförü ...'nin beyanı, Kurum inceleme raporu ve idare mahkemesinin kesinleşen kararı ile birlikte değerlendirilen dosya kapsamına göre olayın işveren tarafından yürütülmekte olan işin ifası sırasında meydan gelmesi sebebiyle iş kazası olduğu, Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Olay anında sigortalının iş yerinde bulunmadığının sigortalı tarafından dahi ikrar edildiğini, olayın işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelmediğini, sigortalının amiri tarafından bir yere gönderilmemiş; aksine kimseye haber vermeksizin kendi başına hareket etmiş olduğunu,
2.Mahkemenin, talep edilen delilleri toplamadığı gibi tanıkların beyanlarına itibar etmediğini, bilirkişi raporu dahi almadan hatalı olarak hüküm kurduğunu,
3.Somut olaydaki silahlı saldırganların müvekkili ile veya müvekkilinin faaliyet gösterdiği iş kolu ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı bulunmadığını, davalının da görev tanımında "silahlı kişilerle münakaşaya ve temasa girmek, kavga ayırmak" eylemi bulunmadığını, davalı taraf görev tanımı ve görev yeri dışında üçüncü kişilerle münakaşaya girip sonrasında silahla yaralandı ise bunun adli bir vaka olduğunu, kaldı ki davalı tarafından da bir görevlendirme yazısı sunulamadığını, davalının kendi rızası ve amirlerinin talimatı olmadan görev yerini terk ederek, seken kurşundan yaralanmasının iş kazası teşkil etmediğini,
4.5510 sayılı 13. maddesinde sayılan şartların somut olayda sağlanmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigortalı ...'nın 30.04.2017 tarihinde silahla yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.