Davacı işçinin 04.08.2016-28.03.2017 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışma iddialarına dayalı eksik hizmet tespit davasında ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalı işyerinde belirli bir dönemde kesintisiz çalışmasına rağmen sigorta primlerinin eksik bildirildiğini iddia ederek hizmet tespiti talep ettiği; davalının ise davacının işten ayrıldığını, çalıştığı dönemin eksiksiz bildirildiğini ve banka ödemelerinin hatalı olarak devam ettiğini savunduğu; feri müdahil kurumun da resmi kayıtların ancak aynı nitelikteki delillerle çürütülebileceğini ileri sürerek davanın reddini istediği bir iş hukukunda hizmet tespiti uyuşmazlığını incelemektedir. İlk derece mahkemesi davacının iddialarını kabul ederek toplam çalışmasının önemli bir kısmının kuruma bildirilmediğine karar vermiş, bu karar bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek onanmış ve davalı vekili tanık beyanlarındaki çelişkiler ile sınırlı ödeme kayıtlarına dayanarak temyiz talebinde bulunmuştur.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/233 E., 2025/2290 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş MahkemesiSAYISI : 2017/262 E., 2022/309 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.08.2016-28.03.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işyerinde çalıştığını, sigorta bildirimlerinin işveren tarafından eksiksiz yapıldığını düşünen davacının ...'dan hizmet kaydını talep ettiğinde, hizmet günlerinin eksik gösterilmiş ve primlerinin eksik ödenmiş olduğunu gördüğünü, davacı adına 20 16... . ayında 7 gün ve 20 17... . ayında 9 gün prim yatırılmış olduğunu, ancak 2016/12. ayı ve 2017 yılının 1. ve 2. aylarında hiç prim yatırılmamış olduğunu belirterek davacının 04.08.2016 - 28.03.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.II. CEVAP1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 04.08.2016 tarihinde müvekkili yanında çalışmaya başlayarak ... girişinin yapıldığını, davacının çalışmasının 2016 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında düzenli olarak devam ettiğini, 2016/Kasım ayında bir hafta kadar çalıştıktan sonra kendi isteği ile işi bıraktığını, bu tarihten sonraki aylarda düzenli çalışmasının bulunmadığını, 2017/Mart ayının 20 sinde tekrar çalışmaya başladığını, bu sebeple tekrar sigorta girişinin yapıldığını, ancak bir hafta kadar çalıştıktan sonra başka bir işyerinde çalışacağını beyan ederek kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacının çalıştığı süre kadar priminin yatırıldığını, davacının 2016/Kasım ayında işyerinden ayrıldıktan sonra bazı günler davalının işyerine gelerek sadece yevmiyeci olarak çalıştığını, davacının ilk işe girişinde müvekkili tarafından aylık ücretlerinin ödenmesi için bankaya ödeme talimatı verildiğini, daha sonra bu talimatın iptal edilmesinin unutulduğunu, bu sebeple müvekkilinin hesabından davacının hesabına sanki düzenli çalışıyormuş gibi para aktarıldığını, davacının ise bu durumu kendi lehine değerlendirmek istediğini, davacının çalışmadığı günlerden kaynaklanan ücretleri iade edeceğini beyan etmiş olmasına rağmen bugüne kadar bir ödeme yapmadığını, davacının çalışması karşılığında Kuruma bildirilmemiş günü bulunmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge niteliğinde olduğunu, bu sebeple aksinin ancak aynı nitelikteki belgeler ile iddia edilebileceğini, yerleşik Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davacının dava dilekçesinde bu türden delilleri somut biçimde ortaya koyamadığını, açılan davanın somut delillerden ve iddialardan yoksun, hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, davalı işverene ait ... sicil sayılı iş yerinde 04.08.2016-28.03.2017 tarihleri arasında toplam 236 gün çalıştığının ve bu çalışmalarının 132 günlük kısmının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... İş Mahkemesince verilen 13.10.2022 tarih, 2017/262 Esas ve 2022/309 Karar sayılı karara yönelik davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, işyeri kayıtlarına göre davacıya ait ücret ödemelerinin yalnızca 12.08.2016–01.11.2016 tarihleri arasına ilişkin olduğunu, daha önceki ya da sonraki dönemlere ait herhangi bir bordro, maaş kaydı veya banka dekontu olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 04.08.2016-28.03.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz olarak geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği göz önünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalıya ait ... Yetiştiriciliği işyerinde 04.08.2016-28.03.2017 tarihleri arasında tarım elemanı olarak geçen hizmetlerinin tespitinin talep edildiği, dosya içinde yer alan davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde; 04.08.2016-07.11.2016 tarihleri arasında 95 gün, 20.03.2017 - 28.03.2017 tarihleri arasında ise 9 gün olmak üzere davalı adına tescilli ... sicil numaralı işyerinden çalışmasının bildirildiği, Mahkemece davacı adına düzenlenen bordrolardaki rakamlardan daha fazla ücret ödemesi yapılması, bildirim olmayan dönemde davacı adına puantaj kayıtları düzenlenmiş olması, bu puantaj kayıtlarındaki bir kısım çalışanların da bildirimlerinin yapılmamış olması, beyanlarına başvurulan tanıkların değişik zamanlarda davacıyı görmüş oldukları değerlendirilmek suretiyle davacının talebi doğrultusunda 04.08.2016-28.03.2017 tarihleri arasında tam zamanlı çalıştığı tespit edilerek davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiş ise de Mahkeme hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Somut olayda davalı işveren tarafından uyuşmazlık konusu döneme ait imzalı ücret bordroları ile puantaj kayıtlarının ibraz edilmiş olması karşısında Mahkemece, söz konusu imzalı ücret erbabı bordroları ile puantaj kayıtları davacıya gösterilerek, imza inkarı olup olmadığı, imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmalı, davacı tarafından itiraz edilmesi durumunda imzanın davacıya ait olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmalı, buna göre bu belgelerin geçerli olup olmadığı belirlenmek suretiyle talep konusu edilen dönem yönünden çalışma iddiasına ilişkin uyuşmazlık, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ın oyları ve oy çokluğuyla25.03.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “hizmet tespitinde eksik günlere ilişkin ücret bordroları ve puantaj kayıtlarının imzalı olması ve tam süreli çalışma iddiası halinde, bu belgelerde tam süreli çalıştığını iddia eden sigortalının bu belgelerin imzalı olması nedeni ile çalışma olgusunu eş değer yazılı belge ile kanıtlaması gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır. 2. Dairemizin 2021/5009 E, 2022/8251 Karar sayılı karşı oy gerekçesinde ayrıntılı açıklandığı şekilde kamu düzeni, resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında kalan hizmet tespitinde kesin delillerin bağlayıcılığı yoktur. İşçi(sigortalı) işveren ilişkisinde ... hakkı kapsamında sigortalının ispat hukuku ilkelerine aykırı olarak yazılı delil sınırlandırılmasına tabi tutulması vazgeçilmez ve kişiye sıkıya bağlı hak olan ... hakkını ortadan kaldıracak niteliktedir. Bu tür sözleşmeler de geçersizdir. Çalışma olgusu hukuki fiil olup, her türlü delille kanıtlanabilir. Ücret bordrosu ve puantaj belgeleri senet niteliğinde olmayıp, sadece çalışılan günler için yazılı delil niteliğindedir. Çalışılmayan günler için delil niteliğinde olamaz. Hizmet tespitinde senetle ispat kuralının uygulanması görüşü isabetli değildir. 3. Diğer taraftan, İş uyuşmazlığının kaynaklandığı iş ilişkisinin hukuki ifadesi olan iş sözleşmesi, diğer sözleşmelerden nitelik olarak farklıdır. İş ilişkisinde de işçi ve işveren eşit konumda değildirler. İş sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran kişisel ve hukuki bağımlılık ilişkisi unsuru, tarafları, işverenin sosyal ve ekonomik bakımından üstünlüğü, işçinin zayıf konumda olması nedeni ile iş yargılamasının, temel usul hukuku normları dışında ayrı bir normatif düzenleme gerektireceği açıktır. Bu nedenle iş yargısı, iş sözleşmesinin kendine has özelliği ve diğer sözleşmelerden ayrılması nedeni ile hukuk yargılamasından ayrı olarak ortaya çıkmış ve kendine özgü ilkeleri üzerinde özel bir yargılama usulü olarak gelişmiştir. İş sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran kişisel ve hukuki bağımlılık ilişkisi unsuru, tarafları, işverenin sosyal ve ekonomik bakımından üstünlüğü, işçinin zayıf konumda olması, kayıtların işveren tarafından tutulması, çalışma olgusunun hukuki fiil oluşu nedeni ile özellikle belge ve senet düzenlemelerine, HMK.’un katı kurallarını uygulamak zordur(Y. 22. HD. 24.06.2020 tarih ve 2017/45478 E, 2020/7627 K, Y. 9. HD. 18.06.2020 tarih ve 2016/19593 e, 2020/5934 K.). 4. Ayrıca işçi, işveren hukuki ve kişisel olarak bağımlı olup iş ilişkisi devam ederken iradesinin bağımlılık nedeni ile irade serbestisi içinde olmadığından, işverence düzenlenen tek taraflı belgelere, bu bağımlılık içinde imzalatılan belgelere değer verilemez. Burada taraflar eşit konumda olmadığından, muvazaadan da sözedilemez. İşçinin bu konumu nedeni ile maddi hukuk kuralları içinde özel düzenlemelere yer verilmiştir. Bunların başında; İş sözleşmesi devam ederken ibranamelere değer verilmemesi(Y. HGK. 20.01.2022 tarih ve 2019/9-761 e, 2022/24 K.), iş hukukunda ibraya yer verilmemesi, tam ifa aranmasıdır(TBK. Mad. 420/2). Zira burada işçinin iradesinin fesada uğratıldığı karinesi geçerlidir. 5. Açıklanan nedenlerle kısmi süreli iş sözleşmesinin iş sözleşmesi öncesi ve tam süreli olarak çalışma nedeniyle hizmet tespitinin ve hukuki fiil olan çalışma olgusunun yazılı delile bağlanması görüşüne ve bu nedenle çoğunluğun bu yöndeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.