Geçersiz iş makinesi satış sözleşmesi kapsamında iade edilen biçerdöverden kaynaklanan bononun hukuka aykırı takibi nedeniyle açılan borçlu olunmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Dava, davacının davalı ile davalının eşi ve oğlu arasında yapılan ancak noterde düzenlenmediği için geçersiz sayılan iş makinesi satış sözleşmesi gereği davalı adına düzenlenen ve icra takibine konu olan bonodan kaynaklanan borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı talebine ilişkindir; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, arızalanan biçerdöverin davalı tarafa iade edildiği ve davalının senette lehtar gösterilmesinin satış işleriyle ilgilenmesinden kaynaklandığı, bu nedenle geçersiz sözleşmeye dayalı senedin haksız takibe konu edildiği gerekçesiyle davacının borçlu olmadığını ve kötü niyet tazminatını kabul etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2776 E., 2025/1248 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Hayrabolu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/32 E., 2022/117 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin davalı ...'in eşi ... ve oğlu ... ile 03.06.2018 tarihli iş makinesi satış sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereği tarafların ... marka 2004 model biçerdöverin 75.000 Euro bedel ile satışı konusunda anlaştıklarını, ödemeye ilişkin 20.10.2018 -20.10.2019 -20.10.2020 -20.10.2021 -20.10.2022 vade tarihli her biri 15.000 Euro olmak üzere 5 adet bono düzenlediklerini, ancak bonolarda lehtar kısmına İş Makinesi Satış Sözleşmesinin taraflarının değil, sözleşmenin tarafı olan ...'nin eşi ve ...'in babası olan davalı ...'in olduğunu, sözleşmeye konu biçerdöverin arızalanmasından sonra biçerdöveri iade ettiğini, 4 adet bononun kendisine iade ediliğini ancak 20.10.2018 vade tarihli 15.000 Euro bedelli bonoyu iade etmeyip icra takibine koyduklarını, bu nedenle Hayrabolu İcra Müdürlüğünün 2020/356 E. sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; müvekkili ile davacı arasında iddia edildiği gibi bir biçerdöver satışının söz konusu olmadığını, sözleşmede imzasının bulunmadığını, tanık dinlenmesine muvafakatleri olmadığını savunarak davanın reddine, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu biçerdöverin satışının noterde yapılmadığı, bu hali ile satış ve devrin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme uyarınca tarafların aldıkları edimleri birbirlerine geri vermek ile yükümlü olduğu, davacı tarafça tanık anlatımlarında da bahsedildiği üzere biçerdöverin davalı tarafa iade edildiği, bu durumda davalı tarafça biçerdöver satışı gereği verilen senetlerin de tümünün iade edilmesinin gerektiği, her ne kadar davalı tarafça ilgili senedin biçerdöver satışı gereği verilmediği, biçerdöver satışı ile bir ilgisinin bulunmadığı belirtilmiş ise de ilgili senedin üstünde malen alındığının belirtildiği, davalı tarafça bu senetlerin hangi hukuki ilişkiye göre verildiğinin ispatlanamadığı, davalı tarafça Hayrabolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/262 E. sayılı dosyasına imzalı olarak vermiş olduğu savunmasında biçerdöver satışları ile ilgili olarak hesap işlerinin kendisinde olduğunu, biçerdöver ile kendisi ilgilendiği için senetlerde alacak kişi olarak kendi ismini yazdığını ikrar ettiği, bu hali ile mezkur takipteki senedin geçersiz araç satış işlemine ilişin verildiğinin sabit olduğu, bu hali ile davalı tarafça ilgili senede dayalı açtığı takibin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Hayrabolu İcra Müdürlüğünün 2020/356 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın ilgili takipte kötüniyetli olduğu anlaşıldığından takip konusu alacağın %20'si olan 34.454,61 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; borçlu olmadığının tespiti istenen icra takibine dayanak bononun davacı ile davalının dava dışı eşi ve oğlu arasında imzalanan "İş Makinesi Satış Sözleşmesi"ne istinaden düzenlenip lehtar olarak satıcının babası/eşinin gösterildiği, davalının şüpheli sıfatıyla Emniyetteki ifadesinde " biçer-döverle ben ilgilendiğim için senetlerde alacak kişi olarak kendi ismimi yazdım" şeklinde beyanda bulunduğu bu suretle illetten mücerret kıymetli evrak niteliğindeki bononun tadil edilip düzenlenme amacının satım sözleşmesi olduğu ikrar edildiğinden uyuşmazlığın taraflar arasındaki temel ilişki dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiği, satım sözleşmesinden doğan, davacısı tacir olmayan ve mutlak ticari dava niteliği bulunmayan eldeki davayı çözümlemekle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, satım sözleşmesine istinaden düzenlenen bono lehtarı olarak davacının gösterildiği, davalının yine Emniyette verdiği ifadesinde satışa konu biçer-döveri davacının babası ...'dan teslim aldığını beyan ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari bir iş niteliğinde olduğundan Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, tanık dinlenemeyeceğini, davacı tarafın sunduğu sözleşmenin altında kiraya veren ve kiraya alan ibareleri yer almakta ve takibe dayanak bononun kira bedeline karşılık verildiği iddia edildiğine göre, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı hakkında başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, özellikle davalının Emniyette verdiği ifade tutanağında "5 adet senedin 4 adedini kendisine geri iade ettim. 1 tane 15.000 Euroluk senedi iade etmedim, onu da kullanmış olduğu biçerdöverimin 1 yıllık kira bedeli olarak saydım. Daha sonra senedi ödemediği için icraya verdim." şeklinde beyanda bulunduğu, taraflar arasında kiraya yönelik anlaşmanın ispatlanamadığı, senette malen ibaresinin bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.