Eski çalışanların zimmetine para geçirme iddialarıyla şirket tarafından zorla imzalatıldığı öne sürülen 3.500.000 TLlik senetlerin iptaline ilişkin menfi tespit davası.
Özet: Dava, davacıların davalı şirketin tehdit ve baskısıyla, şirkete borçlu olmadıkları halde 3.500.000 TL bedelli kambiyo senetleri imzaladıkları iddiasıyla bu borcun geçersizliğinin tespitini talep ettikleri menfi tespit istemine ilişkin olup; davalı şirket ise, davacıların 1.5-2 yıl süresince şirket adına tahsil ettikleri müşteri ödemelerini kendi hesaplarına aktararak zimmetlerine geçirdikleri 3.500.000 TLlik tutarın senetlere yansıtıldığını ve davacıların davasının reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:2026/910 EsasKARAR NO :2026/672DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:26/03/2025KARAR TARİHİ:22/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ...'nun davalı şirkette pazarlamacı olarak çalışmakta iken işten çıkarıldıklarını, müvekkillerinin çalıştığı dönemde şirket müşterilerinin yaptığı ödemeler şirket yetkililerinin talebi ile müvekkillerinin ve diğer çalışanların hesaplarına gelmekte ve müvekkillerin hesaplarından şirket yetkililerinin talimatları ile çekilerek elden şirkete teslim edilmekte ya da havale yapılmakta olup, şirket yetkililerinin talebi ile müşteriler tarafından müvekkillerin hesaplarına yapılan ödemelerin tamamının şirkete iade edilmediği ve uhdelerinde bulunduğu iddiası ile şirkette çalışan müvekkilleri ... ile anneleri olan diğer müvekkili ...'nun şirkete çağrıldığını ve müvekkillerde her beraber yanlarına komşuları olan ...'ı da alarak şirketin Beşiktaş'ta bulunan adresine gittiklerini, müvekkillerinin 28/11/2024 tarihinde şirkete gittiklerinde şirket muhasebecisi ...'un odasına alındıklarını, burada şirket yetkililerinden olan ...'in şirket avukatı ..., ve şirket muhasebecisi ... hep birlikte müvekkilleri üzerinden psikolojik baskı kurduklarını, şirket müşterilerinin hesaplarına göndermiş olduğu paralarda eksik olmasından dolayı 3.500.000,00 TL ödemelerini yoksa kendilerini bırakmayacaklarını söyleyerek tehdit ettiklerini, baskı ve tehdit ile borçlusu ..., kefili ... olan 7 tane 500.000,00'er TL olmak üzere toplamda 3.500.000,00 TL senedi imzalattıktan sonra müvekkillerini serbest bıraktıklarını, davalı şirketin müvekkilleri aleyhine .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden haksız icra takibi başlattığını, müvekkillerine tehdit ve baskı imzalatılmasından bahisle müvekkillerinin davalıya borçlu olduğu hususunun gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı ile müvekkilleri arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıların kendi görüşme talepleri üzerine ve hür iradeleriyle geldikleri yerde Beşiktaş'ın en yoğun caddelerinden birisinin üzerindeki ofiste saatlerce alıkonulduklarını ve zorla senetlere imza attırıldığını iddia ettiklerini, yaşandığını iddia ettikleri olayın üzerinden 2 ay geçtikten sonra, üstelik müvekkilinin icra takibi başlatmasından 1 gün sonra bu iddialarda bulunmalarının da davacıların gerçek amacını gösterdiğini, bahsi geçen savcılık şikayeti nedeniyle davacılar hakkında iftira suçundan da işlem yapılacağını, müvekkili şirketin 35 yılı aşkın süredir halı ticaretiyle iştigal eden sektörde bilinen ve saygın bir firma olduğunu, müvekkilinin satış yaptığı bir müşterisi ile 2024 Kasım ayının sonlarında yaptığı görüşmede davacılar ... ve ... şirket adına tahsilat yaptıkları inancı yaratmak suretiyle müşteriden kendi hesaplarına ödeme aldıklarını ancak bu paraları şirkete teslim etmediklerini fark ettiğini, bu durumun tek bir işlemle sınırlı olmadığı yönünde haklı şüphe duyduğunu, müvekkilinin yaptığı incelemelerde ... ve ... 1,5-2 yıla yayılan süreçte en az 3.500.000,00-TL'yi zimmetlerine geçirdiklerini, şirketi dolandırdıklarını satış-ödeme verilerini ise sisteme işlemeyerek olayın açığa çıkmasını engellediklerini tespit ettiğini, davacıların bu eylemleri müşterilerin elden veya kendi banka hesaplarına tahsilat yapmak şeklinde gerçekleştirdiklerini, tahsilatların hiçbirisinin şirkete verilmediğini, davacıların bu şekilde tahsilat yapma yetkilerinin olmadığını, müvekkilinin davacılara "Siz paraları kendi hesabınıza alın, sonra çekin bize getirin" şeklinde bir talimatının kesinlikle olmadığını, bu olaylara ilişkin İstanbul CBS'nin 2025/... Soruşturma sayılı dosyası ile davacılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, kambiyo senedine kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir.Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30/06/2026 tarih ve 1420 sayılı kararı ile İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığının 03/07/2026 tarih ... Muhabere sayılı kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmiş olması nedeni ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2026/910 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesine göre iş mahkemeleri, işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere bakar.Davacılar düzenleyen ve avalist oldukları kambiyo senedinin cebir ve tehdit altında imzalatıldığını, davacı ... ve ... davalı ile iş ilişkisi bulunduğunu, müşteri ödemelerinin uhdelerine geçirildiğinden bahisle senedin zorla imzalattırıldığını iddia ederken davalı yan davacının şirketi zarara uğrattığını, senetlerin boş olmadığını, kendi rızası ile senetleri imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.Davacının menfi tespit isteminin dayanağı iş sözleşmesi kapsamında ortaya çıkmıştır. Davalı yan da iş sözleşmesini kabul edip şirketin zarara uğratılması üzerine senedin rıza ile alındığını, sonradan davacı işçiler ... ve ... işten çıkarıldığını, senetlerin gerçek borç ilişkisine dayalı olduğunu savunmuştur.Tarafların iddia ve savunmalarına göre taraflar arasında iş sözleşmesi bulunduğu, senetlerin de bu işçi işveren ilişkisi devam ederken alındığı sabit olup işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere bakma görevinin İş Mahkemesinde olduğu, avalist davacı ... ile davalı arasında iş ilişkisi olmasa da onun da düzenleyen gibi sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.Mahkememizce ticari dava olmadığı anlaşılan uyuşmazlıkta İstanbul yargı çevresinde bulunan diğer ilçelerdeki ilgili hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilebileceği, dosyanın bu suretle farklı ilçedeki yetkili Mahkemeye gönderilmesinin aynı zamanda yetkisizlik kararı olarak yorumlanamayacağı, aynı yargı çevresinde yer alan diğer ilçe mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesinin usul ekonomisine de uygun olduğu, nitekim Yargıtay 11. HD'nin, 01/07/2024 tarih, ... sayılı BAM kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararının bu şekilde olduğu görülmüştür. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/son hükmü "menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.” şeklindedir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin eldeki davaya emsal nitelikteki İİK 72. maddeye istinaden açılan menfi tespite ilişkin bir "iş davasında" vermiş olduğu kararında, "menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Bu madde hükmüne göre menfi tespit ve istirdat davaları ile ilgili yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin değildir." şeklinde açıklamada bulunarak konuya açıklık getirmiştir.(Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 23/05/2022 tarih, 2022/4594E., 2022/9095K. sayılı ilamı)Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıların söz konusu bono nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığına ilişkin olup; İİK'nın 72/8. maddesi gereğince açılan işbu menfi tespit davası, takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinden ve icra takibi, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyası ile başlatılmış olduğundan takibin yapıldığı yer itibariyle Bakırköy İş Mahkemelerinin de yetkisi bulunduğundan, bunun yanında davacıların yerleşim adresinin Zeytinburnu adresi olduğu, davalının cevap dilekçesi ile Bakırköy'de dava ikame edilmesine itiraz etmediği anlaşılmakla, usul ekonomisi gözetilerek, görevsizlik kararı üzerine ve talep halinde dosyanın Bakırköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin Bakırköy İş Mahkemesi olduğunun Tespitine,2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/07/2026Katip ... Hakim ...e-imza e-imza