2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçunda, önceki bozma ilamına rağmen hatalı önödeme ve geçersiz KYOK nedeniyle sekiz yıllık zamanaşımının gerçekleşmesiyle hükmün bozulması ve davanın düşmesi kararı.
Özet: Sanıklar hakkında 2863 sayılı kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasında, yerel mahkemenin dairenin önceki bozma ilamına rağmen önödeme koşullarını yerine getiren sanıklar hakkında hatalı olarak durma kararı vermesi ve savcılığın buna dayanarak verdiği kovuşturmaya yer olmadığı kararının hukuki değerden yoksun olduğu tespit edilmiş; ancak suç için öngörülen sekiz yıllık zamanaşımı süresinin, en son kesen işlem olan 09.06.2016 tarihli sorgudan itibaren karar tarihinden önce gerçekleştiği belirlenerek kamu davasının düşmesine ve suçta kullanılmayan dedektör gibi eşyaların sahiplerine iadesine karar verilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2026/1740 E.  ,  2026/3944 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/862 E. - 2025/652 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Dairemizin 15.02.2024 tarihli, 2021/1108 Esas, 2024/660 Karar sayılı bozma ilamı üzerine mahkemece sanıklara önödemeye ilişkin ihtarat yapılıp, sanıklar tarafından önödeme emrinin yerine getirildiği hususunun tespit edilmesi halinde davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, durma kararı verilerek dosyanın Pazarcık Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildiği anlaşılmakla, önödeme emrini ifa eden sanıklar hakkında Pazarcık Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2025 tarihli, 2025/917 Soruşturma, 2025/801 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı hukuki değerden yoksun olduğundan durma süresinin zamanaşımına süresine eklenemeyeceği değerlendirilmiştir.
Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, temyiz dışı sanık ...'ın savunmasının alındığı 09.06.2016 tarihli sorgu olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı karar tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE; ... Adli Emanetinin 2016/46 sırasına kayıtlı ve suçta kullanılmayan dedektörler, kulaklık, dedektör uçları, şarj aleti ve kablonun bulundurulması bizatihi suç oluşturmadığından, hükümden "suçta kullanıldığı anlaşılmakla 5237 sayılı TCK'nın 54/1. maddesi gereğince müsaderesine" ilişkin ibarelerin çıkartılarak yerine “sahiplerine iadesine” ibaresinin yazılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2026 tarihinde karar verildi.