Çevrimiçi rezervasyon platformu ile otel arasındaki ticari komisyon sözleşmesinden doğan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Otel işletmecisi davacı, çevrim içi rezervasyon platformu davalı ile yaptığı ticari komisyonculuk sözleşmesi kapsamında, davalının müşterilerden tahsil edip komisyonunu düştükten sonra ödemesi gereken bakiyeleri ödememesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle dava açmıştır; davalı ise alacakları olduğunu ve takas-mahsup talep ettiğini savunmuş, dava şartı arabuluculuk sonrası açılan yargılamada sunulan bilirkişi raporunda ise davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 216.620,16 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/621 EsasKARAR NO : 2026/613DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 20/08/2025KARAR TARİHİ : 06/07/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 16/09/2016 tarihli sözleşme ile davalının kendisine ait çevrim içi rezervasyon sitesi olan ... uygulaması üzerinden müvekkili şirketin odalarını pazarlamayı ve davalının bu hizmeti karşılığında da müvekkilinin karşılaştırılan komisyonu ödemeyi kabul ettiğini, davalının uygulaması üzerinden müvekkilinden oda satın alan davalı müşterilerin yaptığı ödemelerin müşteri tarafından davalı uygulaması üzerinden kredi kartı ile ödendiğini, davalının müşterilerden tahsil ettiği total ücretten kendi payına düşen komisyon ücretini mahsup ettikten sonra bakiye miktarının müvekkili şirkete bildirdiğini, ardından müvekkili şirketin ... sistemi üzerinden bildirilen tutar kadar fatura kestiğini ve bu tutar sistem üzerinden tarafların carisine işlendiğini, daha sonra davalının ödemeyi sanal karta yüklediğini, bahse konu ticari ilişki çerçevesinde davalı müşterilerinin oda satın almasından dolayı müvekkilinin 50.755,84-TL tutarında faturayı düzenlediğini, davalının süresi içerisinde faturaya itiraz etmeyerek kabul ettiğini ve faturanın tarafların cari kaydına işlendiğini, davalının faturaları kabul etmesine rağmen sözleşme gereği ödemesi gereken ücretleri ödememesi üzerine müvekkili tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, 20/02/2025 tarihinde davalı tarafından haksız ve mesnetsiz iddialarla icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına sebebiyet verildiğini, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının dayanak icra takibine ve borcuna itirazının kötü niyetli olduğu hususunun müvekkiline göndermiş olduğu Otel Rezervasyon Bilgileri kartlarında, yazışmalarda ve cari kayıt mutabakat ekstrelerinde açıkça görüldüğünü, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının mahkemede açılmış olan haksız davayı dava dilekçesindeki beyan ve iddiaları reddettiğini, Müvekkili şirketin ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, Davacı şirketin işletmekte olduğu konaklama tesisi olan ''... Hotel'' isimli otelin odalarının müvekkil şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkil şirket ile anlaştığını, taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, yapılan sözleşmede komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, faturanın tebliğ edilmiş olmasının ve itiraz edilmemiş olmasının hizmetin tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtlamadığını, müvekkilin davacıdan olan komisyon ve alacakları ve fatura alacaklarının mevcut olduğunu, takas-mahsup talebinin bulunduğunu, müvekkili şirketin alacaklarının ticari defterleri incelenmesi neticesinde sabit olacağını, müvekkilin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına ve yapılacak inceleme neticesinde haksız davanın reddini, kötü niyetli olan davacının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 50.755,84-TL asıl alacak ve 6.623,28- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.379,12-TL borcun ödenmesi amacıyla 12/02/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 19/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20/02/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Bilirkişiler ...'in 11/06/2026 tarihli raporunda özetle; Davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2024-2025 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,Davalı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2024-2025 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi olan 12.02.2025 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 216.620,16 TL alacaklı göründüğü, davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre ise aynı tarih itibarıyla davalının davacıya 42.859,07 TL borçlu göründüğü, taraf ticari defter kayıtları arasında önemli tutarda örtüşmeme farkının 2024 yılı ve önceki dönemlere ilişkin ... ve benzeri rezervasyon/tahsilat kayıtlarından kaynaklandığı, taraf kayıtlarının bu işlemler yönünden birbirini doğrulamadığı Davacı taraf ticari defterlerine göre icra takip tarihi 12.02.2025 tarihi itibariyle davacının davalıdan 216.620,16 TL alacaklı göründüğü, ancak icra takibinde 50.755,84 TL talep ettiği, Davacı tarafından düzenlenen 50.755,84 TL tutarındaki faturadan, davalı tarafından düzenlenen ve her iki taraf defterlerinde kayıtlı bulunan 8.024,90 TL tutarındaki komisyon faturasının mahsup edilmesi gerektiği, buna göre davacının talep edebileceği alacak tutarının iki fatura arasındaki fark olan 42.730,94 TL olduğu, Tarafların takip konusu faturayı ve komisyon faturasını ticari defterlerine kayıt ettiği söz konusu faturalara itiraz edildiğine veya iade edildiğine dair dosyada mevcut bilgi ve belge bulunmadığı, Tarafların Ba-Bs bildirimlerin birbirini doğruladığı, dava dosyasında mevcut alacak konusu faturaların GİB tarafından Davacı ve Davalı şirkete ait Ba-Bs Formlarında bildirildiği, Taraflar arasında davacı tarafından faiz talep edileceğine yönelik olarak herhangi bir sözleşme/teamül bulunmadığı, davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği, Dosyaya sunulan sözleşme örneğinde sözleşmede taraflara ait imza veya elektronik onay kayıtları bulunmadığı, Tarafların inkar tazminatı taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı tarafa ait ... Otel isimli otel için davalı ... sitesinde yapılan inceleme neticesinde ... Otel isimli otelin davalı tarafa ait https://... adresli internet sitesinden aktif olarak yayınlanmakta olduğu, otele ait tüm bilgilerin internet sitesinde kayıtlı olduğu ve ... isimli otel ekranında seçenekli olarak 4 farklı oda seçimi yapılabildiği, davacı otelinin davalı sisteminde tüm verileri ile kaydedilmiş olduğu ancak davacı otelinin rezervasyona kapalı durumda göründüğü, müşterilerce kaydedilen değerlendirme mesajları incelendiğinde, 314 müşteriden geri bildirim mesajı kaydedildiğinin görüldüğü, Davacı tarafça sunulan 1 adet ödenmemiş fatura bilgisi ile davalı taraf muhasebe birimince sunulan fatura listesi karşılaştırıldığında davalının dava dosyasına sunduğu ... numaralı faturanın davalı taraf kayıtlarında yer aldığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLER:-.... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası,-... Vergi Dairesi Müdürlüğünden ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen müzekkere cevapları,-Bilirkişi raporu,-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, sözleşmeden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Davacı, internet sitesi üzerinden verilen rezervasyon hizmet sözleşmesine dayalı ticari ilişki nedeniyle açık cari hesap kapsamında takibe dayalı faturaların ödenmediğinden bahisle itirazın iptalini talep ederken, davalının borçluluğu inkar ederek davanın reddini aksi halde takas mahsup yapılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. Maddesi ile mahkemenin ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğine karar verilmiştir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; konaklama platformu sunulması ve rezervasyon üzerinden komisyonla gerçekleştirilen hizmet/aracılık sözleşmesi kapsamında talep edilen alacağın fatura ve açık cari hesaptan takip edildiği, davacının temelde 50.755,84-TL'lik faturaya dayalı alacağını talep ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre bu faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu, davacı kendi defterlerine göre daha fazla alacaklı olsa da takipte sadece bu faturaya dayalı talebini asıl alacak olarak ileri sürdüğü, davalının defterlerine göre davacıya 42.859,07-TL borcu bulunduğu, miktar itibariyle uyuşmamanın bu faturaya dayalı 8.024,90-TL'ik davalı komisyonuna dair uyuşmazlıktan doğduğu, davacının ve davalının 8.024,90-TL olarak bu miktarda bildirdiği ba/bs formlarının uyuştuğu, 50.755,84-TL'den 8.024,90-TL mahsup edildiğinde bakiye alacağın 42.730,94-TL olarak belirlenmesi gerektiği, nitekim alacak belirlemesenin açık cari hesaptan da olsa karşılıklı mahsup ile yürütüldüğü, davacının takip tarihi itibariyle 42.730,94-TL asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğu, davalının takas mahsup define yönelik başkaca bir kaydın defterlerden görülmediği gibi bu savunmanın dayanağının da bulunmadığı, mahsubu gereken başkaca bir komisyon tutarına dair davalı defterinde alacak kaydı görülmediği veya faturadan bu miktarın düşülmesi gerekliliğine dair fatura itirazı bulunmadığı, davalı defterlerinden de itirazsız kesinleşen aynı miktardaki alacaklılık durumunun talep edilen asgari bedelde örtüştüğü, bu kayıtlara itibar edilerek takipteki asıl alacağın varlığı ve miktarının ispatlandığının kabulü gerektiği, davacının davalıyı temerrüde düşürecek bir işlemi bulunmamakla birlikte sözleşmesel bir vadenin de olmadığı görüldüğünden işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar verilerek takipteki 42.730,94-TL'lik asıl alacağa ilişkin itirazın iptali gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, davacı alacağının davalı defterlerinden açıkça görüldüğü, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Kötüniyet Tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Reddedilen talep yönünden açıklanan şekilde tespit veya ispat bulunmadığından, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 42.730,94-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine,2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 8.546,18-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin Reddine,4-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 2.918,95-TL harçtan, peşin alınan 693,00-TL harç mahsup edilerek kalan 2.225,95-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan 693,00-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.308,40-TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 42.730,94 -TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14.648,18-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.510,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 9.316,35-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kısmın giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin kabul-red oranına göre 3.425,68-TL'sinin davalıdan, 1.174,32-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.06/07/2026Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır