Yargıtay, temyiz edilen miktarın kesinlik sınırı altında kalması ve istifa sonrası vekaletname sunulamaması sebebiyle temyiz dilekçelerini reddetti.
Özet: Dava konusu miktarın temyiz kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesi usulden reddedilirken; davacı eski vekilinin temyiz başvurusu ise, vekillikten istifa sonrası geçerli bir vekaletname sunamaması ve davacı şirketin de bizzat temyiz yoluna gitmemesi gerekçeleriyle kabul edilmeyerek, her iki temyiz talebi de sonuçsuz bırakılmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1088 E., 2022/1286 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/264 E., 2021/216 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1 maddesinin (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 40.185,04 TL olup, dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Av. ...'ın (davacı eski vekili) temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Davacı şirket vekilleri Av. ... ve beraberindeki altı avukatın dava dosyasından istifa ettiklerine dair 21.09.2017 tarihli dilekçe sundukları, buna göre istifa dilekçesinin davacı şirketin Ticaret Sicili ve vekaletnamede belirtilen adresine tebligat çıkarıldığı, tebligatın iade geldiği, daha sonra Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, 02.11.2017 tarihli karar duruşmasında Mahkemece istifaya dair tebligatın usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiğinin belirtildiği ve kısmen kabul kararı verildiği, kararın davacı tarafından temyiz edilmediği ancak bundan sonraki taraf ve usuli işlemlerin davacı vekili Av. ... tarafından yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı avukatın istifa tarihinden sonraki bir tarihe ilişkin vekaletnamesinin dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmadığı anlaşıldığından Dairemizin 09.11.2023 tarihli kararı ile davacı şirketin Av. ...'ı yetkilendirdiğine dair vekaletnamesinin gönderilmesi gerekçesiyle, geri çevrilmesine karar verilmişti.20.03.2024 havale tarihli davacı vekili Avukat ...'ın dilekçesinde, " ... Bahsi geçen ilamın üzerine tarafımızca 03.01.2024 tarihinde tekrar vekaletname sunulmuş ancak kabul görmemiştir. Şirket yetkililerine ulaşamamamız nedeni ile yeni tarihli bir vekaletname sunamamakla birlikte, müvekkil ile eski tarihli vekaletname ile kurulmuş olan vekalet ilişkisinin devam etmesi nedeni ile ekte sunduğumuz vekaletnamenin kabul edilerek..." şeklinde beyan edilmiş olup, 10.02.2015 tarihli istifa öncesi döneme ilişkin vekaletnamenin tekrar sunulduğu görülmekle, davacı şirket ile vekili avukatlar arasında istifa sonrası döneme ilişkin vekaletname ibraz edilemediğinden, mahkeme kararının ve davalı tarafın temyiz dilekçesinin davacı şirketin adresine tebliğ edilmesi gerekçesiyle Dairemizin 31.10.2024 tarihli kararı ile geri çevrilmesine tekrar karar verilmişti. Mahkemece Ticaret Siciline şirketin güncel adresi sorulmadan mahkeme kararının ve davalı tarafın temyiz dilekçesinin tebliğe çıkarıldığı görülmekle, UYAP ortamında yapılan araştırmada ise şirketin terkin edildiği anlaşılmakta ancak herhangi bir tarih bilgisine ulaşılamadığından, öncelikle davacı şirketin Ticaret Sicilinden terkin edilip edilmediği hususunun araştırılması ve Ticaret Sicilinde kayıtlı adresi tespit edilerek, mahkeme kararının ve davalı tarafın temyiz dilekçesinin davacı şirkete tebliğ edilmesi gerekçesiyle Dairemizin 30.09.2025 tarihli kararı ile geri çevrilmesine karar verilmişti.Mahkemece Ticaret Siciline şirketin güncel adresi sorularak terkin edilmediği de anlaşıldığından, güncel adrese mahkeme kararının ve davalı tarafın temyiz dilekçesinin tebliğe çıkarıldığı görülmekle, şirket tarafından temyiz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.Bu nedenle, istifa sonrası döneme ilişkin Av. ... 'ın davacı şirket tarafından yetkilendirildiğine ilişkin vekaletname sunulamadığından, Av. ...'ın (davacı eski vekili) temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla REDDİNE,2. Av. ...'ın temyiz dilekçesinin REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.