İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe bağlı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece, istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda bozmaya uyularak verilen son hüküm.
Özet: İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi tazminat davasında, yargılama süreci ilk derece, istinaf ve temyiz aşamaları arasında birden çok kez tekrarlanmış; özellikle bakiye ömür tespiti ve tazminat hesaplamalarında kullanılan yaşam tabloları ile ilgili bilirkişi raporlarındaki hatalar nedeniyle önceki kararlar bozulmuştur; bozma sonrası ilk derece mahkemesince yapılan yeni yargılamada davacının talepleri kabul edilerek 2.286.447,91 TL maddi tazminata hükmedilmiş, ancak davacının maddi tazminatın eksik hesaplandığı, davalıların ise diğer itirazlarıyla bu son karar da taraflarca temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2025/14 E., 2025/204 K.Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davalı ....... vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 24.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı ....... adına .... ... ... ile davacı adına .... ... ve davalı .... .... .... ........ adına .... ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldüI. DAVA Davacı vekili asıl dava dosyasında özetle; müvekkilinin davalılar nezdinde çalıştığı sırada meydana gelen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını ileri sürerek 240.262,15 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra aynı davalılara karşı açtığı birleşen dava dosyasında özetle; aynı iş kazası nedeniyle asıl davadaki maddi tazminat talebine ek olarak 1.831.511,51 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı lehine 18.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin bu ilk kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin prosedürün işletilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince verilen ikinci kararda, davacının asıl dava dosyasındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne, birleşen dava dosyasında davacı lehine 190.570,26 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin ikinci kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairece, davalıların manevi tazminata yönelik temyiz istemlerinin kesinlik nedeniyle reddine, tarafların sair temyiz itirazlarının reddine ancak İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda hükme esas alınan 16.01.2019 tarihli hesap bilirkişisi raporunda bakiye ömür tespiti yönünden PMF Yaşam Tablosunun esas alındığı, davacı ve davalılar vekillerinin rapora süresinde itiraz ettiği, davacı tarafın bakiye ömür tespiti yönünden istinaf itirazında bulunmadığı, ancak Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak davacının bakiye ömrünün tespit edilmesi, 16.01.2019 tarihli hesap bilirkişi raporuna davacı tarafın itirazının bulunduğunun ve istinaf yoluna gittiğinin gözden kaçırılması ve giderek işlemiş dönem sonunun 31.12.2019 olarak esas alınması nedeniyle hatalı sonuca gidildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda alınan hesap raporunda davacının maddi zararı 2.286.447,91 TL olarak belirlenmiş, Mahkemenin temyiz incelemesine konu son kararında taleple bağlı kalınarak asıl dava dosyasındaki maddi ve manevi tazminat talepleri ile birleşen dava dosyasındaki maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hak kaybına uğramamak adına İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz ettiklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat miktarının hatalı şekilde eksik hesaplandığını, hükmedilen vekâlet ücretinin de eksik belirlendiğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarında bedel artırım dilekçesinden sonra ıslah dilekçesi verilmesinin kabul görmediğini, yargılama süresinin eldeki dosyada on yılı geçtiğini ve yargılamanın daha fazla uzamaması adına bozma kararından sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi sunmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ....... vekili temyiz dilekçesinde özetle, temyiz isteminin harç eksikliği nedeniyle reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğunu, usulüne uygun düzenlenmeyen harç muhtırasına dayalı olarak temyiz isteminin reddine karar verilemeyeceğini, davacı tarafın manevi tazminata faiz talebi dava tarihinden itibaren olduğu hâlde Mahkemece kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu, husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı tarafın tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, gerekçeli kararın HMK’da belirtilen asgari unsurları taşımadığını, dosyayı açıklamaktan uzak, kendi içinde bütünlükten yoksun ve çelişkili olduğunu, hükmedilen tazminat kalemleri ile faiz kararının sebepsiz zenginleşmeye neden olacak nitelikte bulunduğunu belirterek ek karar ile asıl kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur oranının, sürekli iş göremezlik oranının ve ücretin hatalı belirlendiğini, kararın bozma ilamına uygun olmadığını, davacı manevi tazminat talebi bakımından dava tarihinden itibaren faiz istemiş olmasına rağmen Mahkemece kaza tarihi esas alınarak fazla faize hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Davalı ....... vekilinin 05.12.2025 tarihli ek karara yönelik temyizi yönünde;Dosya kapsamından İlk Derece Mahkemesinin temyiz incelemesine konu kararını temyiz yolu yerine istinaf yolu açık olmak üzere verdiği, daha sonra bunu tashihle düzeltip tashih şerhi ile birlikte gerekçeli kararı davalı ....... vekiline elektronik tebligat yoluyla 15.10.2025 tarihinde tebliğ ettiği, adı geçen davalı vekilinin 21.10.2025 tarihinde bir istinaf dilekçesi verdiği, Mahkemece eksik harç muhtırası hazırlandığı, 4.444,63 TL nispi karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı, 1.000,00 TL gider avansı yatırılmasının ihtar edildiği, daha bu muhtıra tebliğ edilmeden önce davalı ....... vekilinin 22.10.2025 tarihinde 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 35.722,27 TL nispi istinaf karar harcı yatırdığı, İlk Derece Mahkemesinin kendi kararındaki kanun yolu mercii hatasını fark etmesinden sonra aynı dilekçeleri UYAP’a bu kez temyiz dilekçesi olarak kaydettiği ve 3.033,70 TL temyiz yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL temyiz karar harcı yatırılması için muhtıra hazırlandığı, muhtırada eksik harçların "dosyaya yatırılması" ihtar edildiği için muhtıranın hatalı olduğu, bu hatalı muhtıranın davalı ....... vekiline 18.11.2025 tarihinde elektronik yolla tebliğ edildiği, bundan bir gün sonra adı geçen davalı şirket vekilinin “dosyada verilen karara karşı istinaf yoluna başvuruda bulunmuş ve istinaf masraf ve harçları yatırmış bulunmaktayız. Ancak tashih ek karar ile temyiz yolu açık olması nedeniyle tüm kararlara karşı dosya temyiz mercine gönderilecektir. Talebimiz, yatırmış olduğumuz istinaf başvuru harç ve masrafların müvekkil kuruma iadesinin yapılmasını ve hatalı hesaplanan temyiz harç ve masrafların tarafımızdan ödenmesi için temyiz kanun yolu masraf ve harçların yeniden hesaplanmasını talep ediyoruz.” şeklinde bir dilekçe verdiği, muhtırada belirtilen eksik harcın da süre dolduktan 1 gün sonra 03.12.2025 tarihinde yatırıldığı, bunun üzerine İlk Derece Mahkemesince 05.12.2025 tarihli bir ek kararla davalı ....... vekilinin temyiz isteminin harçlar süresinde yatırılmadığından bahisle reddine karar verildiği, ek kararın adı geçen davalının vekiline 10.12.2025 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı vekilince ek kararın süresinde temyiz edildiği anlaşılmaktadır.Anılan 10.11.2025 tarihli muhtırada, tamamlanması gereken harcın Mahkeme veznesine yatırılması gerektiği açıkça belirtilmemiş; yalnızca eksik harcın ‘dosyamıza yatırılması’ istenilmiştir. HGK’nın 16.05.2007 tarihli, 2007/9-272 Esas, 2007/282 Karar sayılı kararında benimsenen ilke de gözetildiğinde, bu şekilde düzenlenen muhtıranın Kanun’un aradığı biçimde usulüne uygun bir ihtar niteliğinde olmadığı kabul edilmelidir.Açıklanan sebeple, davalı ....... vekilince temyiz harçlarının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle verilen 05.12.2025 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına, adı geçen davalı vekilinin asıl hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.2.Taraf vekillerinin asıl hükme karşı ileri sürdükleri temyiz itirazları yönünden;Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.Dosya kapsamından, davalı ... ticaret ünvanı ".... .... .... .... .... .... .... .... .... .... .... .... .... .... ...." olmasına karşın gerekçeli karar başlığında ".... .... .... .... ...." olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;İlk Derece Mahkemesinin .... vekilinin temyiz talebinin reddine dair 05.12.2025 tarihli temyiz başvurusu değerlendirme ek kararının bozularak ORTADAN KALDIRILMASINA,Taraf vekillerinin asıl hükme karşı ileri sürdükleri temyiz itirazları yönünden İlk Derece Mahkemesi karar başlığında yer alan ".... .... .... .... ...." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere ".... .... .... .... .... .... .... .... .... .... .... .... .... .... ...." ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Davacı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, davalılar avukatları yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.