Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, 7 milyon Euroyu aşkın yatırımın battığı iddia edilen kötü niyetli yönetim ve muvazaalı tapu devirleri sonrası açılan tapu iptali davasında ihtiyati tedbir ve haciz taleplerini reddeden ara kararın istinaf incelemesi.
Özet: Davacılar, turizm yatırımları için kurdukları şirketler üzerinden edinilen ve kötü yönetim ile usulsüz işlemler sonucu davalı şirkete düşük bedellerle devredildiğini iddia ettikleri taşınmazların tapu iptali ve tescili talepli davalarında, üçüncü kişilere devri engellemek amacıyla talep ettikleri ihtiyati tedbir ve haciz kararlarının ilk derece mahkemesince "yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı ve İİK 257. madde şartlarının sağlanmadığı" gerekçeleriyle reddedilmesine karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ:06/04/2026
DAVANIN KONUSU:Tapu İptali ve Tescil
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:14/07/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Başkanın görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili; müvekkillerinin Manavgat ilçesinde otel, inşaat ve turizm yatırımları yapmak amacı ile arsa satın almak üzere ... Sanayii Limited Şirketi (... ) ve ... Sanayii Limited Şirketi (...) isimli şirketleri kurduklarını, bu yatırımlar kapsamında Antalya İli ...İlçesi ... Mahallesinde kain ... Ada ... Parsel, ... Ada ... Parsel, ... Ada ... Parsel, ... Ada ... Parsel ve ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazların yukarıda belirtilen iki şirket üzerine alındığını, bu yatırımlar kapsamında müvekkillerinden ... ve ...'un, diğer yatırımcılar ile birlikte toplam ....milyon euroyu aşkın bir yatırım yaptıklarını, buna mukabil ... ve ... şirket müdürleri ve onlarla birlikte hareket eden bir kısım kişilerin yıllara sari basiretsiz, kötü niyetli yönetim ve tasarrufları neticesinde 2018-2019 yıllarına gelindiğinde tüm yatırımların battığını, bu yabancı yatırımların batması ve yabancı yatırımcıların zarara uğramasına neden olan kötüniyetli kişilerin bir çok taşınmazı davalı ... Turizm Tic. Ltd. Şti.'nin (...) tekelinde toplamak amacıyla İcra Daireleri ve icra dosyalarında sayısız usulsüz eylem ve işlem gerçekleştirdiklerini, bu nedenlerle dava konusu taşınmazların müvekkilleri adına tescilini, bu talebin kabul görmemesi halinde güncel bedel ile devir bedeli arasındaki farkın tespit edilerek davalılardan tahsilini, davalıların taşınmazları üçüncü kişilere devrini önlemek amacıyla dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafların üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 03/04/2026 tarihli ara karar ile; "... Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir/ haciz talebi hakkında ihtiyati tedbir/haciz harcı yatırılmamış olduğundan bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA," karar verilmiştir.
Davacılar vekili 06/04/2026 tarihli duruşmada tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "... Davacıların ihtiyati tedbir talebi yönünden; Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmaması nedeniyle taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacıların ihtiyati haciz talebi yönünden; İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir. Talep eden vekili talep dilekçesinin ekinde bir kısım sözleşme/ proktokol sunulmuş ise de; dava konusu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi, taşınmazların davalı şirketler adına kayıtlı olması, 2004 sayılı İİK 257. maddesi şartları oluşmaması nedeni ile talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Ara karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararında ispat koşullarının oluşmadığı yönünden belirtilen gerekçenin dosyaya sundukları yazılı ve resmi delil ve belgelere uymadığını, dava konusu taşınmazların kötü niyetli davalılar arasında gerçekleşen her 3 satışında kimi zaman 6, 7, 11, 13 kat kimi zaman ise 29, 48 ve 147 kat gibi gerçek piyasa rayiç değerlerine göre son derece düşük bedellerle devredildiğinin sabit olduğunu, davalılar arasında gerçekleşen işbu 3 ayrı muvazaalı devir işlemine ilişkin olarak; satış bedellerinin davalılar arasında birbirlerine ödendiğini gösteren hiçbir banka dekontu, ödeme belgesi veya makbuzun dava dosyasına sunulmadığını, yine aynı zamanda şirket ortağı olan davacı müvekkillerine ve diğer dava dışı ... şirket ortaklarına bu taşınmazlardan elde edilen bedelin ödenmediğini, davalılar tarafından bu iddialarına ilişkin olarak herhangi bir bedelin ödendiğini gösterir hiçbir banka dekontu, ödeme belgesi veya makbuz da sunulmadığını, sicil kayıtlarına göre ... şirketinin 01/07/2025 tarihli gazete yayınlanarak ilan edilen şirket müdürü davalı ...'ın 15 yıllık şirket müdürlüğü görevinin bitmesine 1,5 aydan az bir süre kaldığı esnada, dava konusu ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların 14/05/2020 tarihinde ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazı 07/05/2020 tarihinde tapuda apar topar yangından mal kaçırırcasına devir işlemlerini yaptığının sabit olduğunu, davalı ...'ın şirketin tüm malvarlığını oluşturan işbu 3 taşınmazı diğer davalı aynı kişi ...'ye devretmiş olmasının hem devralan hem de devreden açısından kötü niyetin varlığını sabit kıldığını, diğer taraftan işbu 3 taşınmazın muvazaalı ve hileli bir planın uygulanmasını teminen önce avukat olan davalı ...'a ondan da nihai devralan ... firmasına çok çok düşük bedellerle ve eş zamanlı olarak intikal ettirilmiş olmasının muvazaayı ve kötü niyeti sabit hale getirdiğini, devir işlemlerinden kaynaklı tüm maddi edinimlerin kötü niyetli davalılar arasında gerçekleştiğini, muvazaalı ve hileli işlevler sonucunda dava konusu 3 taşınmaz hissesi ile birlikte dava dışı aynı taşınmazların diğer 4 adet hissesinin de son derece komik bedellerle davalı ... uhdesinde toplandığını, müvekkillerinin dava konusu taşınmazlar üzerinde hem maddi hem manevi, hem şahsi hem de ayni hakları ve alacaklarının bulunduğunu, müvekkillerinin dava konusu 3 taşınmazın ilk sahibi olan ... şirketinin ortağı olması sebebiyle şirketin malvarlığını teşkil eden işbu dava konusu taşınmazlar üzerinde hem doğrudan hem de dolaylı olarak ayni hak sahibi olduklarının tartışmasız olduğunu, davalı ...'ın ... yatırımcılar tarafından kurulan ve bir müddet kendisinin de ortağı ve yetkilisi olduğu şirketler adına hareketle; Antalya İli ... İlçesi ... Köyü .... pafta ... parsel .....metrekare yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazı ... adına 06/04/2005 tarihinde 3.000.000,00 TL bedelle, Antalya İli ...İlçesi ... Köyü ... pafta ... parsel ....metrekare yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmaz ise ... adına 07/09/2005 tarihinde 3.916.050,00 TL bedelle satın aldığını, taşınmazların her iki şirket adına satın alma süreçlerini yürüten kişinin davalı ... olduğunu, davalı ...'ın bu taşınmazları 2005 yılında satın alırken gerçek değerlerinin 100 katı bir bedel ödemeyi göze aldığını, 2005 yılındaki bu alım işleminden 15 yıl sonra ve yetkisinin de bitmesine 1,5 aylık bir süre kalmışken bu kez alelacele taşınmazları belediye rayiç değerleri üzerinden ama gerçek değerlerine göre çok çok düşük bedellerle satış göstererek devrettiğini, bu şekilde temsil ettiği şirketlere karşı görevini kötüye kullandığını ve temsil ettiği şirketlerin ve ortakların açıkça ve fahiş bir şekilde zararına hareket ettiğini, Yerel Mahkeme tarafından ilgili tapu müdürlüğünden dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının ve satış sözleşmelerinin dava dosyasına celbini müteakip, taşınmazların her bir satış işleminde belirlenen satış değerleri ile güncel değerleri arasında çok fahiş fark olduğunun, resmi belgeler ile sabit olduğu açıkça görülmesine rağmen Mahkeme tarafından hiçbir şekilde nazara alınmadığını, açmış oldukları tapu iptali tescil davasında terditli olarak tazminat taleplerinin de mevcut olduğunu, bu alacaklarının ileride tehlikeye düşmemesi, olası tazminat alacaklarının tahsil kabiliyetini yitirmemesi için ihtiyati haciz talep ettiklerini, yaklaşık ispatın fazlasıyla sağlandığını, İlk Derece Mahkemesi ara kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davacıların ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacılar tarafından davaya konu edilen taşınmazların tapularının iptali, dava dışı şirket adına tescili istemlerine ilişkin dava yönünden harç yatırılmadığı, mahkemenin harç eksikliğini tamamlattırmadan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verdiği görülmüştür. Mülkiyeti dava konusu edilen taşınmazlar yönünden açılan tapu iptal ve tescil davalarında tapu kayıtlarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ya da davalıdır şerhi konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği açıktır. Tapu iptal ve tescil istemine ilişkin harç yatırılmamış olması nedeniyle Dairemizce dava konusu taşınmazların mülkiyeti yönünden talep edilen ihtiyati tedbir hususunun değerlendirilmesi mümkün olmamıştır. Davacıların tapu iptal ve tescil istemi yönünden harcı ikmal etmeleri halinde mahkemeden gerek taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi, gerekse taşınmazların tapu kayıtları üzerine davalıdır şerhi konulması yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunmaları yargılama boyunca her zaman mümkündür.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacılar vekilinin ihtiyati haciz yönünden istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin ihtiyati haciz yönünden verdiği ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir yönünden verdiği ara karara ilişkin istinaf başvurusu hakkında tapu iptal ve tescil davası yönünden harç yatırılmamış olduğundan değerlendirme yapılmasına YER OLMADIĞINA,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin olarak alındığından YENİDEN ALINMASINA YER OLMADIĞINA,
4-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 14/07/2026
...