Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda sanığın etkin pişmanlık hükümleri uyarınca verdiği bilgiler ışığında adalet ve hakkaniyete uygun üst hadden indirim yapılmamasını bozma nedeni saydı.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine ilişkin yargılama süreci ve toplanan deliller hukuka uygun bulunsa da, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütle ilgili detaylı ve faydalı bilgiler vererek etkin pişmanlık hükümlerinden (TCK m.221/4) yararlanmak istemesi karşısında, örgütte kaldığı süre ve konumu ile verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek adalet ve hakkaniyete uygun üst hadden indirim yapılması gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması nedeniyle fazla cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hüküm bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/4789 E.  ,  2026/5163 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/... E., 2021/... K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3,4,5, 5237 sayılı TCK’nın 221/4, 221/5, 62, 53/1-2-3, 58/6-9, 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanıklar ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Oluş, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek, örgüt ile ilk tanıştığı aşamalardan itibaren örgütsel faaliyetleri kapsamında bilgi ve teşhis işleminde bulunan sanık hakkında; örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi;
Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03..2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.