Hile iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, bedelsiz devir ve taraf muvazaası gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesince reddedilen kararın Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bir gayrimenkul sahibinin, hile iddiasıyla yaptığı tapu iptali ve tescil ya da tazminat talepli davasında, taşınmaz payını bedeli daha sonra ödenecek denilerek davalıya devrettiğini ve kandırıldığını öne sürmesine rağmen, üst mahkemelerce davacının davalıya bilerek ve iradi olarak, aslında üçüncü bir kişiye yönelik satış amacıyla muvazaalı bir devir yaptığı, resmi senette bedelin alındığının yazılı olduğu, hileli bir davranışın kanıtlanamadığı ve kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddedilerek verilen kararın hukuka uygun bulunmasıdır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/483 E., 2025/2806 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/688 E., 2023/688 K.Dava, Hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.Davacı vekili; davacı, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2507 ada, 13 Parsel 8 nolu bağımsız bölümde bulunan taşınmazda 1/2 pay sahibi iken dava konusu payını davalı ...'ya bedeli daha sonra ödenecek denilerek bedel almadan dava dışı... ... ve davalı ... tarafından kandırılmak suretiyle devredildiğini ileri sürerek tapu kaydının devredilen miktar üzerinden iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde bedelini istemiştir.Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tam pay olarak davacı adına kayıtlıyken davacının 1/2 payını davalıya satış göstererek devrettiği, diğer bir 1/2 payı ise dava dışı başka kişiye devrettiği, davacının davalıyı ve dava dışı...'ı daha önce tanıdığı, arkadaş oldukları, aslında taşınmazı...'a satmak istediği ancak...'ın eşi ile sorunları olması nedeniyle onun isteği üzerine davalıya devrettiğini ileri sürdüğü, ancak davacının satış iradesinin olduğu, davalıyı önceden tanıması nedeniyle şahısta yanılmadığı, anlaştığı...'ın talebi üzerine... ile anlaşmasına karşın davalıya bilerek taşınmazını bizzat devrettiği, davacının taşınmazı davalıya satmadığını bildiği halde tapuda taraf muvazaası yapıldığı, oysa gerçek iradenin satışın davacı ile dava dışı... arasında yapılması olduğu, muvazaalı işlemin taraflarından birinin davacı olduğu, her ne kadar davalıya gerçek anlamda yapılan bir satış yok ise de kimse kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemez kuralı gereği taraf muvazaası iddiasının dinlenemeyeceği, resmi senette bedelin alındığının yazılı olduğu, bedelin sonradan ödeneceğine ilişkin ihtirazi kayıt, ipotek vs. düzenlenmeden akdin imzalandığı, bedelin sonradan ödenmesi hususunda arkadaşlık dışında hileli bir hareketin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle Yerel Mahkeme tarafından verilen kabul kararını kaldırarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.