Silahlı terör örgütü üyeliği suçunda sanığın etkin pişmanlık talebinin değerlendirilmemesi nedeniyle Yargıtay Başsavcılığı itirazı üzerine hükmün bozulması ve sanığın tahliyesi.
Özet: Yargıtay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını değerlendirerek, sanık müdafiinin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebini içeren dilekçesinin, önceki onama kararı öncesinde dosyaya girmesine rağmen incelenmemiş olması nedeniyle hukuka aykırılık tespit etmiş; bu doğrultuda, Bölge Adliye Mahkemesinin onama kararını kaldırarak ilk derece mahkemesi hükmünü bozmuş, sanığın yeniden duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kapsamında beyanlarının titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamış ve adli kontrol şartıyla derhal tahliyesine hükmetmiştir.
3. Ceza Dairesi         2026/1629 E.  ,  2026/5546 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/... E., 2021/732 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Onama kararının kaldırılması ile hükmün bozulması
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.02.2026 tarihli ve ... sayılı itirazı sayılı yazısında;
Temyiz incelemesi yapılan ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.06.2021 tarih, 2019/564 esas, 2021/732 karar sayılı dosyasına sanık ... müdafiinin 10.10.2025 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile etkin pişmanlık talebinde bulunduğu ancak 18.11.2025 tarihinde bu talebin incelemeye konu edilmeden onama kararı verildiği belirtilerek itiraz edildiği anlaşılmakla;
İtiraz ve ekli dosya 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik CMK'nın 308/2-3. madde ve fıkralarınca Dairemizce incelendiğinde; sanık müdafiinin etkin pişmanlık talebini içerir dilekçesini verdiği tarih gözetikerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla itirazın kabulüne karar verilmiştir.
KARAR:
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 18.11.2025 tarihli, 2022/375 95... /... karar sayılı onama ilâmının sanık ... yönünden KALDIRILMASINA,
3. İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Temyiz aşamasında dosyaya girdiği anlaşılan, sanık müdafiine ait 10.10.2025 tarihli dilekçede sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ettiği anlaşıldığından; sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden savunması alınmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında itirazın kabulü, bozma nedeni dikkate alınarak İNFAZIN DURDURULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca “yurt dışına çıkamamak” adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse derhal salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.