Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli yağma suçundan mahkum edilen sanığın yargılama sürecinde vefatı üzerine Yargıtay Başsavcılığı itirazını kabul ederek kamu davasını düşürmüş ve onama kararını kaldırmıştır.
Özet: Nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet alan sanığın, hüküm kesinleşmeden temyiz aşamasında vefat etmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Türk Ceza Kanununun 64. maddesi uyarınca sanığın ölümü halinde kamu davasının düşmesi gerektiği yönündeki itirazı kabul edilerek, sanık hakkında verilen onama kararı kaldırılmış ve cezai ilişkinin sanığın ölümüyle sona ermesi ile ölü kişi hakkında yargılama yapılamayacağı ilkesi gereği kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/311 E., 2024/440 K.SUÇ : Nitelikli yağmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : DüşmeYargıtay 6. Ceza Dairesinin, 04.11.2025 tarihli ve 2024/5786 Esas, 2025/9321 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2026 tarihli ve KD-2025/143596 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrası son cümlesi uyarınca itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİUYAP üzerinden alınan nüfus kaydına göre sanığın Yüksek Dairece temyiz incelemesi yapılmadan önce, 17.04.2025 günü vefat ettiği anlaşılmıştır. Bilindiği gibi, Türk Ceza Kanunu'nun, "Sanığın ve hükümlünün ölümü" başlıklı 64. maddesinde;"Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibariyle müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur." hükümlerine yer verilmiştir.Öte yandan, dava veya cezanın düşmesinin etkisi ise aynı Kanun'un 74. maddesinde düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 64. maddesinde; sanığın ölümü durumunda kamu davasının düşürüleceği, sadece niteliği itibarıyla müsadereye tabi olan eşya ve maddi menfaatler hakkında yargılamaya devam olunacağı, hükümlünün ölümü hâlinde ise hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezalarının ortadan kalkacağı ancak müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hükmün infaz olunacağı belirtilmek suretiyle hükümlü ile sanığın ölümüne farklı sonuçlar bağlanmıştır. Bu nedenledir ki, hükümden sonra ve fakat hüküm kesinleşmeden kanun yolu safhasında sanığın ölmesi hâlinde hükmün kesinleşmesinin önlenmesi gerekir.Kamu davası açılmadan önce şüphelinin ölmesi durumunda kovuşturma imkânının bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına, kamu davası açıldıktan sonra sanığın ölmesi hâlinde ise derece mahkemesince davanın düşmesine karar verilecektir. Ölü şahıs hakkında yargılama yapılamayacağından esas itibarıyla dava, ölüm gününde düşmüş sayılır. Ölüm nedeniyle davanın düşürülmesine dair verilecek karar da nitelik olarak beyani/ihbari bir karardır. Ölümün ceza ilişkisini sadece ölen kişi bakımından sona erdirmesi nedeniyle iştirak hâlinde işlenen suçlarda diğer sanıklar hakkında davaya devam edilecektir.Sanığın ölümü, niteliği itibarıyla müsadereye tabi olan, yani üretilmesi, bulundurulması, kullanılması, taşınması ve ticareti suç teşkil eden eşya (TCK madde 54/4) ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak müsadere kararı verilmesine engel olmaz. Fakat sanığın ölümünden sonra suç ile ilgili eşyanın (TCK madde 54/1-2) müsaderesine karar verilemez.Görüldüğü gibi, suç teşkil eden bir fiilin işlenmesiyle fail ile devlet arasında doğan ceza ilişkisi, bu fiili işleyen sanığın ya da hükümlünün ölümüyle cezaların şahsiliği ilkesi nedeniyle başkası sorumlu tutulamayacağından düşmektedir. Ölüm, bir vakıa olan suçu ortadan kaldırmayacak, suçtan sorumlu tutulacak kişi olmadığından, devletin suçla birlikte ortaya çıkan cezalandırma sorumluluk ve yetkisini sona erdirecektir. Yukarıda yer verilen açıklamalar gereğince, sanığın ölümü halinde hakkındaki kamu davasının düşürülmesini amir Türk Ceza Kanunu'nun 64. maddesi gereğince, ölüm olayının araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması sebebiyle itiraz edilmiştir.II. GEREKÇE Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.04.2025 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında yağma suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması sebebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04.11.2025 tarihli ve 2024/5786 Esas, 2025/9321 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yargıtay Ceza Genel Kurulu "...sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneğinin, duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıması ve olayın daha ziyade aydınlanmasını gerekli kılan müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesini gerektirmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmelidir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak hüküm tarihinden sonra sanığın ölmesi durumunda düşme kararının Yargıtay tarafından verilmesi gerektiğine hükmetmiştir (YCGK.: T.:02.07.2025, 2024/7-369 E., 2025/308 K.).Sanık ...'un Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.04.2025 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 64/1. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması;Bozmayı gerektirmiş; sanık ... müdafinin temyiz istemleri bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2025 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık hakkında nitelikli yağma suçundan açılan kamu davasının aynı Kanun’un 303/1-a. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,07.04.2026 tarihinde karar verildi.