Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararını, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet kararı verilen sanık hakkında istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından temyiz aşamasında, sanık müdafiinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunması üzerine, Yargıtay, sanığın duruşmada yeniden hazır edilerek ayrıntılı beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin doğruluğunun ve faydalılığının ilgili birimlerden sorulması ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozarak dava dosyasını ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/794 E., 2022/594 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 27. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI: 2020/275 E., 2021/166 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Temyiz kanun yolu aşamasında sanık müdafiinin12.12.20 23... .12.2024 tarihli dilekçeleriyle sanığın TCK’nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmesi karşısında; sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden ayrıntılı şekilde beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin doğruluk ve faydalılık durumlarının ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu nedenle 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.