İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, nakliyat emtiasında yurt içi taşımada hatalı istifleme kaynaklı hasar nedeniyle sigorta şirketi tarafından açılan rücuen tazminat davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, Almanyadan Türkiyeye taşınan emteanın Türkiye içi nakliyesi sırasında hatalı istifleme sonucu oluşan hasar nedeniyle sigortalısına ödediği 2.470,73 Euro tazminatın davalılardan rücuen tahsilini talep etmekte; davalılar ise zamanaşımı, husumet ve hasarın ambalajlama yetersizliğinden kaynaklandığı savunmasını yaparken, bilirkişi raporu hasarın yurt içi taşımacılıkta akdi taşıyıcının sorumluluğunda meydana geldiğini ve uluslararası CMR konvansiyonu yerine Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir.

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2026/427 EsasKARAR NO : 2026/601DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)DAVA TARİHİ : 25/11/2024KARAR TARİHİ : 01/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı şirkete ... no'lu Nakliyat Emtea Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... A.Ş.'ye ait ... Levha emtiası davalı şirketlerin akti (üst) taşıyıcısı ve fiili (alt) taşıyıcısı olduğu Almanya'dan Türkiye'ye yapılan nakliyesi esnasında hasara uğradığı tespit edildiğini, söz konusu emtiada meydana gelen hasar sebebiyle; davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan araştırma sonucu sigortalı emtiada 2.470,73.-Euro hasar tazminatı tespit edildiğini, bu nedenle; davacı şirket sigortalısına 27.02.2024 tarihinde 2.470,73.-Euro hasar tazminatı ödendiğini, davacı şirket yaptığı ödeme ile halef sıfatıyla rücu hakkı doğduğunu, hasar tazminatını ödeyen davacı şirket, sigortalısının hukukuna halef olduğundan bu kanuni halefiyete dayanılarak davalı şirkete karşı dava açtığını, 2.470,73.-Euro tazminatın ödenme tarihi olan 27.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının euro ile açılmış vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla faiz, yargılama gideri, avukatlık ücretiyle birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davaya konu taşıma 08.11.2023 tarihinde gerçekleşmiş olup dava 25.11.2024 tarihinde açıldığını, dava her halükarda 1 yıl içinde açılmadığından yine zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, dolayısıyla işbu yargılama konusu taşımacılığın ... ... A.Ş. tarafından ifa edilmiş olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, davanın 2 numaralı davalı şirket ... A.Ş. yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, hasarın kiafayetsiz istifleme veya ambalajlama sebebiyle meydana gelmesi cmr konvansiyonunda özel risk olarak düzenlenmiş olup, işbu özel riskin meydana gelmesi durumunda taşıyıcının yani davalı şirketin sorumlu tutulması da mümkün olmadığını, tüm savunmaları saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafça, dava dilekçesinde dava konusu rizikonun poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususunda hiçbir açıklamaya yer verilmediğini, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, davanın aktif yokluğundan reddini, numaralı davalı ... A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğundan reddini, davacı tarafça temlik iradesini gösterir yazılı şekil şartını haiz hiçbir belge ibraz edilemediğinden başkaca incelemeye gerek olmaksızın davanın reddini, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını, her halükârda huzurdaki davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... Sigorta A.Ş Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; müvekkili şirket ihbar edilen konumunda olduğu için aleyhe hüküm tesis edilemeyeceğini, usulü itirazlarının kabulü ile öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddini, mahkeme aksi kanatte ise haksız, yasal dayanağı olmayan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişilerin 07.09.2025 tarihli raporunda özetle; Davaya konu taşımacılık; her ne kadar Almanya - Türkiye arasında gerçekleşen CMR Konvansiyonu kapsamında bir karayolu taşımacılığı faaliyeti olsa da taşınan yükte meydana gelen hasarın yurtiçi/dahili (antrepo ile dava dışı sigortalı firma deposu arasında) taşımacılıkta meydana geldiği kanaatine varılması nedeniyle davaya konu hasarın TTK 4. Kitap hükümlerince değerlendirileceği, davaya konu alıcısına kısmen hasarlı olarak teslim edilen emtianın hasarlanmasında davalı taşıyıcıların sorumlu olduğu, dava dışı sigortalı alıcı firmanın hasar oluşumunda sorumluluğu olmadığı kanaatine varıldığı, davaya konu alıcısına kısmen hasarlı olarak teslim edilen yükle ilgili hazırlanan ekspertiz raporunda hasar yeri ve hasar oluşumu “dahili nakliye aracı içerisindeki hatalı istifleme şekli ve gerekli sabitleme işlemlerinin yapılmaması” olarak tespit edilmiş olduğundan yükün hasarlanmasında uluslararası taşımacılık faaliyetini gerçekleştiren ... ... firmasının kusuru olmadığı kanaatine varıldığı, davaya konu yükün Türkiye’ye ulaşmasından sonra yurtiçi taşıma işini de uluslararası taşımacılığını gerçekleştiren akdi taşıyıcı davalı ... A.Ş. firmasının yaptığının beyan edildiği, dava dışı sigortalı alıcı firmaya 02.11.2023 tarih ve ... numaralı navlun faturası düzenleyen akdi taşıyıcı davalı ... A.Ş. firmasının yurt içi taşıma faaliyetinde oluşan hasardan sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, davaya konu hasar oluşumunda ambalajlamanın yeterli olup olmadığı tamamen sayın mahkemenin taktirinde olmak üzere; sayın mahkeme, ... levha cinsi emtianın ambalajlamasının karayolu taşıma şartlarına uygun olmadığını taktir etmesi durumunda; davalı taşıma firması taşımacılık faaliyeti esnasında oluşan kısmi hasardan TTK 878/1-b hükmü gereği sorumlu olmayacağı kanaatine varıldığı, davaya konu alıcısına kısmen hasarlı olarak teslim edilen emtianın ... Antrepo Hadımköy adresinden alınarak dava dışı alıcı firmanın ... deposuna taşınması esnasında meydana gelmesi nedeniyle; davaya konu emtianın göndereni/yükleyeni sıfatında olan firmanın davalı ... A.Ş. olduğu, bu nedenle; yurtiçi/dahili (antrepo ile dava dışı sigortalı firma deposu arasında) taşımacılıkta meydana gelen hasarın araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına uygun olarak yapılmamasından dolayı taşıması yapılan emtiada oluşan hasarda hem emtiayı yükleyen hem de emtiayı taşıyan olarak tek sorumlu firmanın davalı ... ... A.Ş. olduğu kanaatine varıldığı, davalı taşıma şirketleri için hesap edilen taşıyıcının sorumluluk sınırı üst tutarının 22.858,88 EUR olarak hesap edildiği, davaya konu hasar için düzenlenen ekspertiz raporunda 2.470,73 EUR hasar tespit edildiği, davaya konu hasar için talep edilen tazminat tutarının TTK madde 882/1 hükmü gereği hesaplanan taşıyıcının sorumluluk sınırı üst tutarından fazla olduğunun tespit edildiği, bu nedenle; somut olayda taşıyıcının sorumluluk sınırı uygulamasına yer olmadığının tespit edildiği, somut olayda yükün taşıyıcıya teslimi ile davaya konu taşımacılık için açılan tazminat davası tarihi arasında bir yıldan daha fazla süre olduğu tespit edildiğinden davacı sigorta firmasının taşıma şirketlerine tazminat için dava açma tarihinin zaman aşımına uğradığı, davacı tarafından tazminat talebi için açılan tazminat davası tarihinin TTK 855/1 hükmü gereği zaman aşımı süresi içinde açılmamış olduğu kanaatine varıldığı, bildirilmiştir.BOZMA: Mahkememizce zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen 21/01/2026 tarih ve ... Karar sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 09/04/2026 tarih ve 2026/655 Esas 2026/711 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 09/04/2026 tarih ve 2026/655 Esas 2026/711 Karar sayılı ilamı gerekçesinde özetle; ''Uyuşmazlık konusu olayda davacı sigorta şirket yönünden zamanaşımı süresinin son günü eşyanın teslim tarihi olan 08/11/2023'ten itibaren bir yıl, dolayısıyla 08/11/2024 olacaktır. 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nunda dava şartı olarak arabulucuğulun düzenlendiği 18/A maddesinin 15. Fıkrasına göre "(15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez." Somut olayda davacı tarafından 25/10/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, 22/11/2024 tarihinde anlaşamamaya ilişkin son tutanağın düzenlendiği, bu iki tarih arasındaki 28 günlük sürede zamanaşımının durduğu ve duran sürenin zamanaşımının son gününe eklenmesiyle 06/12/2024'ün zamanaşımı için son gün olacağı görülmüştür. Dava 25/11/2024 tarihinde zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olup, mahkemece davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacının istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK m.353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.'' şeklinde bildirilmiş olup, açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.DELİLLER:-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar tazminatı ödeyen davacı sigorta şirketinin, Türk Ticaret Kanunu’nun halefiyete ilişkin hükümleri uyarınca davalı taşıyıcılara karşı açtığı rücuen tazminat istemine ilişkindir.Uyuşmazlık; dava konusu emtiada meydana gelen hasarın hangi taşıma aşamasında oluştuğu, davalı taşıyıcıların meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığı, davacı sigorta şirketinin halefiyet hükümleri uyarınca talepte bulunup bulunamayacağı ve davalıların ileri sürdüğü savunmaların davanın sonucuna etkili olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.Dosya kapsamındaki nakliyat emtia sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, taşıma belgeleri, navlun faturası, ödeme kayıtları, tarafların iddia ve savunmaları ile mahkememizce aldırılan 07.09.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirilmiştir.Dosya kapsamından; dava dışı ... A.Ş.‘ye ait ... levhaların Almanya’dan Türkiye’ye karayolu ile taşındığı, davacı sigorta şirketince düzenlenen Nakliyat Emtea Blok Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, meydana gelen hasar nedeniyle davacı tarafından sigortalıya 27.02.2024 tarihinde 2.470,73 Euro tazminat ödendiği ve bu ödeme sonrasında TTK’nın halefiyete ilişkin hükümleri uyarınca eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının sigortalısına ödeme yapmak suretiyle halefiyet sıfatını kazandığı ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu hususunda mahkememizce bir tereddüt bulunmamaktadır.Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle uygulanacak hukuk kurallarının belirlenmesi gerekmektedir. Her ne kadar taşıma Almanya’dan Türkiye’ye gerçekleştirilen uluslararası nitelikte bir karayolu taşıması olup kural olarak CMR Konvansiyonu uygulama alanı bulabilecek ise de, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere dosya kapsamındaki taşıma evrakı, ekspertiz tespitleri, teslim kayıtları ve hasar inceleme raporları birlikte değerlendirildiğinde hasarın uluslararası taşıma sırasında değil, yükün Türkiye’ye girişini müteakip Hadımköy ... Antrepo’dan dava dışı sigortalının ...’daki deposuna yapılan yurtiçi (dahili) taşıma sırasında meydana geldiği anlaşılmıştır. Bu nedenle somut uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu’nun taşıma işlerine ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda; dava konusu emtiadaki hasarın araç içerisindeki yüklerin uygun şekilde istiflenmemesi ve gerekli sabitlemenin yapılmaması nedeniyle meydana geldiği, uluslararası taşıma safhasında yükte herhangi bir hasarın oluşmadığı, bu nedenle uluslararası taşıma faaliyetini gerçekleştiren ... ... A.Ş.’nin dava konusu zarardan sorumlu tutulamayacağı tespit edilmiştir. Bu yönüyle davalı ... ... A.Ş. bakımından sorumluluğu gerektirir herhangi bir kusur veya taşıma sırasında meydana gelen zarar olgusu dosya kapsamıyla da doğrulanmamaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından ayrıca, dava konusu emtianın niteliği, ambalajlama şekli ve taşıma koşulları teknik açıdan değerlendirilmiş; ... levhaların mevcut ambalajlama biçiminin karayolu taşımacılığı sırasında meydana gelebilecek hareket ve sarsıntılara karşı yeterli korumayı sağlamadığı, hasarın oluşumunda bu durumun etkili olduğu, bu nedenle ambalajlamanın karayolu taşıma şartlarına uygun olmadığının kabulü halinde Türk Ticaret Kanunu’nun 878/1-b maddesinde düzenlenen özel risk halinin gerçekleşeceği ve taşıyıcının bu sebeple meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı bilimsel gerekçelerle açıklanmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporu dosya kapsamındaki ekspertiz raporu, hasar fotoğrafları, taşıma belgeleri ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmiş; raporun ayrıntılı inceleme içerdiği, tarafların itirazlarını karşıladığı, dosya kapsamındaki maddi vakıalarla uyumlu olduğu, teknik yönden denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu anlaşılmış olup rapor hükme esas alınmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda dahili taşımayı organize eden davalı ... A.Ş.‘nin taşımanın bu safhasında görev aldığı belirtilmiş ise de, aynı raporda hasarın meydana gelmesinde emtianın taşıma şartlarına uygun şekilde ambalajlanmamış olmasının belirleyici nitelikte olduğu, bu durumun Türk Ticaret Kanunu’nun 878/1-b maddesi kapsamında taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran özel risk oluşturduğu açıkça ortaya konulmuştur. Mahkememizce de hasarın oluşumunda belirleyici nedenin, taşınan emtianın karayolu taşımacılığına uygun şekilde ambalajlanmamış olması olduğu kanaatine varılmıştır. Bu durumda meydana gelen zarar ile davalı taşıyıcılara yüklenebilecek hukuki sorumluluk arasında tazminatı gerektirir nitelikte bir illiyet bağının bulunduğu ispatlanamamıştır.Taşıma hukukunda taşıyıcının sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayanmakla birlikte, Türk Ticaret Kanunu’nun 878. maddesinde düzenlenen kurtuluş sebeplerinden birinin varlığının ispatı halinde taşıyıcının sorumluluğu ortadan kalkmaktadır. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki teknik veriler birlikte değerlendirildiğinde, hasarın emtianın taşıma şartlarına uygun olmayan ambalajlanmasından kaynaklanan özel risk kapsamında meydana geldiği, davalıların sorumluluğunu gerektirir hukuki şartların oluşmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak; davacı sigorta şirketi tarafından davalı taşıyıcıların taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunu ve talep edilen zararın davalılardan tahsilini gerektirir koşulların oluştuğu ispat edilememiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın reddine,2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 1.527,42-TL harçtan mahsubu ile bakiye 795,42-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/07/2026Katip ... Hakim ...e-imzalıdır e-imzalıdır