12. Asliye Ticaret Mahkemesinde 3. şahıs tarafından haciz ihbarnamesi üzerine takip alacaklısına sehven ödenen tutarın iadesi talepli menfi tespit davası kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı üçüncü taraf şirketin, haciz ihbarnameleri üzerine davalı alacaklıya hatalı bir şekilde 968.490,52 TL ödeme yaptığını, o tarihte asıl borçlunun kendisine karşı ödenebilir bir alacağı bulunmadığını ve dolayısıyla davalının haksız zenginleştiğini iddia ederek söz konusu paranın iadesini talep ettiği bir davayı ele almakta olup, mahkeme bu talebin İcra ve İflas Kanununun 89/5 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/614 Esas - 2025/857

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/614 Esas
KARAR NO : 2025/857
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 31/08/2023
KARAR TARİHİ : 18/11/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından dava dışı ... şirketi aleyhine ... .... .... E. sayılı dosyaları üzerinden başlatılan icra takipleri nedeni ile davacı şirkete gönderilen 1. Haciz ihbarnamesi üzerine, davacı şirketin icra dosyalarında borçlu olan dava dışı ... şirketi ile olan ticari ilişkisi nedeni ile davacıdan alacaklı olduğu düşünülerek ve henüz hesabı kat edilmeden hakkedişi bulunduğundan bahisle, icra dosyalarına sehven yaptığı ödemenin, davalı şirketin mal varlığında haksız zenginleşme meydana getirdiğini, takip borçlusu ile davacı arasında sözleşme bulunduğunu ancak borçlu ... firmasının yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve sözleşme konusu projenin tesliminde gecikmeye sebebiyet verdiğini, davacının zarara uğradığını, davacı şirketin dava dışı ... firmasından alacağı bulunduğunu, sonuç olarak dava dışı ... firmasının haciz ihbarnamelerinin gönderildiği tarihte davacı şirkete borcu olmasına rağmen davacı şirket tarafından haciz ihbarnameleri nedeni ile davalı şirkete sehven ödeme yapıldığını ve bu tutarın iadesi gerektiğini belirterek, icra dosyalarına ödenen 761.487,86 TL ve 207.002,66 TL olmak üzere toplam 968.490,52 TL’nin iadesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı definde bulunduklarını, husumetin borçlu ... e yöneltilmesi gerektiğini, sebepsiz zenginleşme var ise bu şirketin sebepsiz zenginleşeceğini, ayrıca davalının ... şirketine vermiş olduğu hizmetin davacının Gazi ve Macun köy projesinde kullanıldığını, Macunköy projesi ile ilgili devam eden davada ... şirketin işi tamamladığını, ücrete hak kazandığını belirterek, davanın öncelikle zamanaşımından mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... 2 Karar sayılı ilamı, ... 3. İcra Müdürlüğünün 2020/12091 E. sayılı takip dosyası,... 3. İcra Müdürlüğünün 2020/11869 E. sayılı takip dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, takip alacaklısı davalının, dava dışı borçluya yaptığı icra takibi nedeniyle, davacı tarafından icra dosyasına sehven yatırılan ödemenin iadesi istemine ilişkindir.
... .... .... Karar sayılı ilamıyla; " 1. ... 3. İcra Müdürlüğünün 2020/12091 E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı davalı vekili tarafından, borçlu dava dışı ... Elektrik Elektronik Bilgisayar Sistemleri İnşaat İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine, 25.12.2020 tarihli takip talebi ile 154.081,00 TL çek bedeli, 15.408,18 TL çek tazminatı, 462,25 TL çek komisyonu ve 395,75 TL faiz olmak üzere toplam 170.348,02 TL alacak için kambiyo takibi yapıldığı, 05.01.2021 tarihinde borçlunun davacı şirket nezdindeki alacakları üzerine İİK 78 gereğince haciz konularak, davacı şirkete haciz ihbarnamesi tebliğ edilmesi üzerine davacı şirket tarafından 08.01.2021 tarihinde icra dosyasına 207.002,66 TL yatırıldığı ve icra dosyasının 12.01.2021 tarihinde infazen kapatıldığı anlaşılmıştır.
... 3. İcra Müdürlüğünün 2020/11869 E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı davalı vekili tarafından, borçlu dava dışı ... Elektrik Elektronik Bilgisayar Sistemleri İnşaat İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine, 22.12.2020 tarihli takip talebi ile 597.775,00 TL çek bedeli, 1.793,32 TL çek komisyonu, 59.777,50 TL çek tazminatı ve 274,32 TL faiz olmak üzere toplam 659.620,14 TL alacak için kambiyo takibi yapıldığı, 05.01.2021 tarihinde borçlunun davacı şirket nezdindeki alacakları üzerine İİK 78/2 gereğince haciz konularak, davacı şirketi haciz ihbarnamesi tebliğ edilmesi üzerine davacı şirket tarafından 08.01.2021 tarihinde icra dosyasına 761.487,86 TL yatırıldığı ve icra dosyasının 12.01.2021 tarihinde infazen kapatıldığı anlaşılmıştır.
2. İcra ve İflas Kanun'un 89/5. maddesinde; “Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65. madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
3. 6100 sayılı Kanun'un (HMK) 33. maddesine göre; Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Burada üçüncü kişinin (davacının) kötü niyetli alacaklıya karşı açtığı davanın sebebi haksız fiildir. Borçlu aleyhine açılan davanın hukuki sebebi ise sebepsiz zenginleşmedir. Ancak borçlu, alacaklının kötüniyetli eylemine katılmış ise, borçluya karşı açılan davanın hukuki sebebi, aynı zamanda haksız fiildir. Ancak bu geri alma davasında alacaklı ve borçlu mecburi dava arkadaşı değildirler. Bu nedenle, üçüncü kişi yalnız borçlu veya kötüniyetli alacaklı aleyhine de geri alma davası açabilir.
4. Hal böyle olunca, davacıya takip alacaklısının kötüniyetini ispatlaması için izin verilmeli ve hasıl olacak sonuç üzerine bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. "şeklinde gerekçeye yer verilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı tarafa Yargıtay bozma ilamı uyarınca davalının kötü niyetini ispatlaması için 24/09/2025 tarihli 1. Celse 2 numaralı ara karar uyarınca kesin süre verilmiş ve ihtarat yapılmıştır. Davacının beyanları ve dosya kapsamı incelenmekle; davalının alacaklı konumunda olduğu borcun borçlusunun alacağının bulunma ihtimali bulunan davacıya İİK 89 maddesince haciz ihbarnamesi tebliği, davacının haciz ihbarnamesine itiraz hakkını kullanmaksızın ödeme yapması ve sonrasında huzurdaki davayı açması durumları değerlendirildiğinde davalının kötü niyetini ispata yarar bozma öncesi ve sonrası bir delil sunulmadığı, davalının yasadan doğan hakkını kullandığı, davacının gerekli özen yükümlülüğünü göstererek alacak var ise ödeme yapması gerektiği yoksa haciz ihbarnamesine itiraz hakkını kullanabileceği gözetilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 16.539,40 TL peşin harçtan düşümü ile artan 15.924,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 968.490,52 TL üzerinden takdir edilen 147.588,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır