Silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyeti onanırken, etkin pişmanlık hükümleri hatalı uygulandığından ceza bozularak dosya iade edildi.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını istinaf yoluyla onaylayan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü, sanığın soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde örgütün yapısı, faaliyetleri ve mensupları hakkında faydalı bilgiler vererek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma isteğine rağmen, bu bilgilerin faydalılık derecesi ve konum itibarıyla adalet ve hakkaniyete uygun ceza indirimi yerine fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle bozarak, cezanın faydalılık derecesine göre yeniden belirlenmesi için dosyayı ilk derece mahkemesine iade etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/... E., 2021/... K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3,4,5, 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2.cümle, 62, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü,Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanıklar ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;Oluş, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek, örgüt ile ilk tanıştığı aşamalardan itibaren örgütsel faaliyetleri kapsamında bilgi ve teşhis işleminde bulunan sanık hakkında; örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi;Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca .... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.