Kaçakçılık suçunda sanığın etkin pişmanlık talebi reddedilirken, suça sürüklenen çocuğa yanlış indirim oranı bildirilmesi ve seçenek yaptırım uygulanmaması nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Kaçakçılık suçundan yargılanan sanığın etkin pişmanlık için ödeme imkanı olmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması nedeniyle mahkûmiyet hükmü onanırken, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet kararı ise, etkin pişmanlık ihtaratında yasal indirim oranı yanlış bildirilerek yanıltılması ve kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmemesi gibi usul hataları nedeniyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2026/1512 E.  ,  2026/6734 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/358 E., 2021/507 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın ödeme imkânı bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Olayın oluş biçimi, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan suça sürüklenen çocuk hakkında, mahkemece etkin pişmanlık kapsamında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağına dair ihtarat yapılmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2.Suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.