Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddi kararı onandı.
Özet: Dava konusu taşınmazlar üzerinde kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada, davacının dedelerinden itibaren yüz yılı aşkın süredir tarımsal amaçlı zilyetlik ve imar/ihya iddiasıyla kendi adına tescilini istediği parsellerin, kadastro çalışmaları sonucu hazine adına tescil edilip daha sonra kentsel dönüşüm başkanlığına devredilmesi üzerine açılan davanın, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddedilerek, bu ret kararının Yüksek Mahkemece onanmasına karar verilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2026/3071 E.  ,  2026/3875 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1495 E., 2026/147 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/84 E., 2025/59 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 3 52... parsel, 3 52... parsel ve 3 62... parsel sayılı taşınmazların davacının dedelerinden itibaren yaklaşık yüz yıldır zilyetliğinde bulunduğunu, davacı ile miras bırakanlarının taşınmazları imar ve ihya ederek tarımsal amaçla kullandıklarını, yapılan kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazların Hazine adına tescil edildiğini, daha sonra Kentsel Dönüşüm Başkanlığına devredildiğini ve ihale ile satışa çıkarılacağının öğrenildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşınmazların Bakanlık Makamının 16.01.2024 tarihli oluru ile rezerv yapı alanı ilan edildiğini, ... Müdürlüğünce rezerv yapı alanı olarak kullanılmak üzere kurumlarına tahsis ve devredildiğini, taşınmazların öncesinde Hazine adına kayıtlı bulunduğunu, satış işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, taşınmazlar üzerinde herhangi bir yapı bulunmadığını ve davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 52... parsel, 3 52... parsel ve 3 62... parsel sayılı taşınmazların kök parsel olan 1 10... parsel sayılı mera vasıflı taşınmazdan ifraz yoluyla oluştuğu, anılan taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 1993/1034 Esas, 1996/44 Karar sayılı ilamı ile mera vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği ve kararın 30.07.2001 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 26.04.2024 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadastro öncesi hukuki nedene dayanarak kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığı, İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.