Danıştay, Ankara Gölbaşında arazi toplulaştırması sonrası parsellerin verimlilik kaybı ve bölünmesi iddialarıyla yapılan iptal başvurusunu reddederek önceki kararları onadı.
Özet: Davacı tarafından Ankarada yapılan arazi toplulaştırması işlemiyle parsellerinin bölündüğünü, değerinin düştüğünü, verimliliğinin azaldığını ve su kaynağının kaybedildiğini ileri sürerek işlemin iptalini talep ettiği davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, toplulaştırmanın teknik ve mevzuata uygun yapıldığı, davacının yeni arazilerinin eski arazileriyle eşdeğer nitelikte olduğu sonucuna vararak davayı reddetmiş, üst mahkeme ise alt mahkemelerin kararında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek davacının temyiz istemini reddedip kararları onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13249Karar No : 2025/3392 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Mahallesinde yapılan arazi toplulaştırması işleminin davacıya ait ... ada ... ve ... parseller ile ... ada ... ve ... sayılı parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu ... parsel, ... parselleri ve ... parsellerini kapsayan taşınmazlarda arazi toplulaştırması uygulaması yapılmasının, teknik yönden ve toplulaştırma uygulama şartnameleri ve mevzuat yönünden gerekli olduğu, toplulaştırma işlemiyle davacıya kendi tarlasının bulunduğu alan içerisinde veya yakınında arazi verildiği, toplulaştırma öncesi davacının maliki olduğu taşınmazlar ile toplulaştırma sonrasında kendisine verilen taşınmazların verimlilik ve değer açısından yaklaşık aynı derecede eşdeğer nitelikte olduğu dikkate alındığında, dava konusu arazi toplulaştırması işleminde anılan parseller yönünden toplulaştırma ilkeleri ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa aykırılığın bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... ada, ... parselin, ortasından yol geçirilerek tarlanın ikiye bölündüğü, ... ada, ... parselin, kadastro işlemiyle belirlenen doğal sınırlarının bozularak değerli arazi yapısından komşu taşlık verimsiz araziye kaydırıldığı ayrıca Ankara-Konya karayoluna olan mesafesinin uzaklaştırıldığı, ... Ada ... parsel sayılı tarlanın, toplulaştırma sonucu oluşturulan ... ada, ... parselin kuzeyindeki 12 dönüme yakın %90 eğimli tarıma elverişsiz arazinin tarla sınırı içine alındığı ve ekilebilir alanının küçültüldüğü, humus yapısı yüksek ve verimli kısmının parselden alınarak komşu ... Köyü merası sınırlarına dahil edildiği, toplululaştırma öncesi ... ada ... parsel sınırları içinde yer alan su pınarının mecra hakkının alındığı ve toplulaştırma sonrası ... köy hudutları içine alındığı dolayısıyla taşınmazlarının revize edilerek birbirinden ayrılması, ziraat bütünlüğünün bozulmasının toplulaştırma amaç ve ilkelerine, usul ve yasaya aykırı olduğu dolayısıyla somut olayla örtüşmeyen afaki değerlendirmelere yer verilen hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.