İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinden, aile ilişkileri üzerinden güveni kötüye kullanılarak boş imzalatıldığı iddia edilen kambiyo senedine ilişkin menfi tespit davasında, irade sakatlığı ve ispat külfeti yönünden ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu menfi tespit davası, davacının akrabası tarafından kiralık araç güvencesi bahanesiyle, temel bilgileri dışında boş olarak imzalatılan ve icra takibine konu edilen senede ilişkin borcu olmadığını iddia etmesiyle açılmıştır. Davacı, engelli statüsünde olduğunu ve senedin iradesi sakatlanarak alındığını belirtirken, davalı senedin geçerli olduğunu, davacının iddialarının asılsız olduğunu ve ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının esaslı hata veya irade sakatlığı iddialarını yeterli kesin delillerle ispatlayamadığını, senede bağlı iddiaların ancak kesin delille çürütülebileceğini, imzanın inkar edilmediğini ve senedin boş kısımlarının sonradan doldurulmasının kambiyo hukukuna aykırı olmadığını belirterek davayı reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/255 Esas
KARAR NO:2026/874
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:26/11/2024
NUMARASI:2023/644 Esas, 2024/923 Karar
DAVANIN KONUSU:Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit
KARAR TARİHİ:04/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin % 54 vücut fonksiyonu kaybı bulunan engelli statüsünde olduğunu, davalı ile bir alacak/borç ilişkisine girmediğini, icra takibine dayanak yapılan senedin davalının kardeşi olan ve müvekkilinin ablası ile evli olan ...'un 2017 yılında müvekkilinin iş yerine gelerek ablası ve çocuklarla memlekete gidecekleri için araç kiralayacaklarını, ancak araç kiralayacakları yerden senet istediklerini, kiralayacakları yerin ancak sigortalı birinden senet alabileceklerini, bu şartla araç kiralayabileceklerini söylediklerini, bu sebeple o dönem müvekkili sigortalı olarak çalıştığından kendisine geldiğini söyleyerek diğer bir deyişle kendisini aldatarak, kandırarak, yanıltarak müvekkilin ablasına ve çocuklarına olan duygularını, güveni kötüye kullanarak müvekkile senetteki kendi isim, adres, TC kısımlarını, alttaki düzenleme tarihini doldurtup, bunun dışında kalan tüm kısımlarının boş olduğu senedi imzalattırdığını, senedin en üstündeki miktar olan 30.000, vade tarihi, orta kısımdaki ''5 Haziran 2019, ..., otuzbin, m, ...'' hiçbir yazı müvekkili tarafından yazılmadığını, Müvekkilinin ablasının eşi olan davalının kardeşi ...' müvekkilini yanıltarak, aldatarak ve iradesini sakatlayarak ailesinin mağdur olmaması için kendisine ablası dolayısıyla duyduğu güven sebebiyle verdiği senedi sonrasında memleketten gidip geldiklerinde ...'a sorduğunu cevaben kendisinin senedi yırttığını söylediklerini, müvekkilinin ablası ile alacaklının kardeşi arasındaki boşanma davası sonucunda mevcut ekte dosyaya sunulan icra takip tutarına, icra kapak hesabına, nafaka ödemelerinin yapılmaması sebebiyle başvurulan ceza davalarına bakıldığında tarihlerinin güncel olduğu, miktarların senet tutarı ile benzer olduğunun görüleceğini, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 tazminat alacağın %10′ u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, alacaklı davacı ile ile borçlu ... arasında düzenlenen bu kambiyo senedi ile borcun hiçbir tarafı olmayan her ikisinin kardeşlerinin boşanma ve nafaka davalarının konu edilmesi olayla bir bağlantısı olmadığı gibi borçta şahsilik ilişkisini ihlal ettiğini, borçlunun öncelikle icra hukuk mahkemesine başvurduğunu, icraları haksız yere durdurduğunu,mahkemenin itirazı reddettiğini,davacının % 54 engelli olup kendi halinde, herhangi bir borç ve alış veriş yapamayacak durumda olduğunu belirttiğini, bu iddianın borçlunun kambiyo senedi düzenlemesinde ve para alış-verişi yapmasının önünde engel olmadığını, davacının senedin veriliş nedeninin rente cara güvence için olduğunu belirttiğini ancak bu iddianın tamamen asılsız olduğunu, savcılık tarafından 2022/35426 esasla yürüttüğü soruşturmada hem davalı hem de kardeşi hakkında Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiğini savunarak davanın reddi ile %20′ sinden aşağı olmamak üzere tazminata, alacağın %10′ u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...senet üzerinde ... kaydı bulunduğu, iddianın ileri sürülüş şekline göre "..." kaydının davacı tarafından talil edildiği, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, davacının irade sakatlığı hallerinden "hata" hukuki sebebine dayandığı ve "borçlanma iradesi" bulunmadığına yönelik her ne kadar tanık beyanları alınmış ise de "esaslı hata" halinin ispat edilemediği, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebileceği, dosya kapsamında ispata elverişli delil bulunmadığı, ceza soruşturma aşamasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacı tarafından yemin deliline dayanılmadığı, davacı tarafından her ne kadar senet metninde yer alan kendi isim, adres, TC kimlik numarası ve düzenleme tarihi dışındaki kısımlara ilişkin yazıların davacı eli ürünü olmadığı ileri sürülmüş ise de davacı tarafından senet üzerindeki imzanın inkar edilmediği gibi senedin zorunlu unsurları dışındaki diğer bölümlerinin keşide zamanında boş bırakılması ve tedavüle çıkarılması sırasında tamamlanmasının mümkün bulunması karşısında bu husuta bilirkişi incelemesi yapılmasının uyuşmazlığa katkı sağlamayacağı anlaşılmakla; Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Delillerin tamamının toplanmadığını,Soruşturma dosyasında hiçbir delil toplanmaksızın tamamen Hukuk Mahkemelerinde yapılan yazılı delille ispat kuralı gerekçe yapılarak takipsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, bu KYOK kararının hukuk mahkemesinde esas alınamayacağını, soruşturma dosyasında davalının kardeşi ...'un verdiği ifadesinde davalının müvekkile borç verdiğinden, ona karşılık olarak senet imzaladığından bahsetmiş ise de buna ilişkin hiçbir delil dosyada bulunmadığını ... Bankası'nın 22.02.2024 tarihli cevabi yazısına göre müvekkilinin hesabına davalıdan senedin düzenleme tarihinde 30.000.-TL'lik bir tutarın hiç gönderilmediğinin belirtildiğini, Davalı tarafın müvekkiline ne şekilde borç verdiğini ispatlayamadığını, borç ilişkisi hiç olmadığını, davalının sigortalı olarak çalışan, kazancı olan ve bu denli yüksek bir paraya ihtiyaç duymayan müvekkiline 30.000.-TL gibi yüksek bedelli bir meblağı borç olarak verdiğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,Mahkemenin gerekçede iddianın ispatlanamadığını belirtmesinin hatalı olduğunu, tanık beyanlarına müvekkilinin senedi verirken esaslı hataya düştüğü, düşürüldüğü ve nitelikli saik yanılmasının ispatlandığını,Bilirkişi incelemesi talebininin reddedilmesinin hatalı olduğunu, senette 30.000, vade tarihi, orta kısımdaki ''5 Haziran 2019, ..., otuzbin, m, ...'' hiçbir yazı müvekkili tarafından yazılmadığını, zorunlu unsurlarının keşide zamanında boş bırakılarak imzalanan, ancak boş kısımların davalı ya da ... tarafından doldurulan senedin kötüniyetle takibe konulduğunu 3.tanık ...'ın dinlenmesi ve dosyanın bilirkişiye gönderilmesi, senedi imzalatırken ki kamera kaydının celbi taleplerinin reddi kararının da hatalı olduğunu, takibin kötüniyetli olduğunu, iddianın ispatlandığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı, bonodaki keşideci imzasını inkar etmemiş, senedin unsurlarının sonradan rızası dışında doldurulduğu ve irade fesadı ile senedin imzalatıldığını, senedin davalının kardeşi tarafından araç kira sözleşmesi için sunulmak üzere imzalatılarak davalının kardeşine verildiğini, ancak davalı tarafça haksız olarak takibe konulduğunu ileri sürmüştür. Davacı senedin unsurlarının sonradan doldurulduğunu, bu hususun bilirkişi incelemesi ile ispatlanabileceğini ileri sürmüş ise de; senet tedavüle konuluncaya kadar unsurlarının tamamlanması mümkün olup senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususunun yazılı delil ile ispatı gerekir. Davacı, irade fesadı ve hata hukuki sebebine dayanmış ise de, tanık beyanları ve KYOK dikkate alındığında bu yöndeki iddianın da ispatlandığından söz edilemeyeceğinden mahkemece başkaca tanık dinlenilmemesi esasa etkili görülmemiştir. Menfi tespit istemi; kambiyo senedine dayalı olmakla davalı borcun sebebini ispatla yükümlü olmadığı gibi senedin aksini ispat yükü davacıdadır.Açıklanan nedenlerle; ispatlanamayan davanın reddine dair ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.04/06/2026