Danıştay 4. Dairesi, 06/02/2023 Hatay depreminde ağır hasar gören taşınmaz için hak sahipliği başvurusunun reddi işlemine karşı açılan davada verilen iptal kararının, istinafın süre aşımı nedeniyle reddi üzerine temyiz başvurusunu reddederek bölge idare mahkemesi kararını onadı.
Özet: Depremde ağır hasar gören bir taşınmaz için yapılan hak sahipliği başvurusunun reddi üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi davacının deprem anında taşınmazda ikamet ettiğini ve eşinin vefatının hak sahipliğini engellemeyeceğini belirterek red işlemini iptal etmiş ve başvurunun yeniden değerlendirilmesine karar vermiştir; davalı idarenin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu süre aşımı nedeniyle bölge idare mahkemesince reddedilmiş, bu ret kararının temyizi üzerine Danıştay, istinaf kararını usul ve hukuka uygun bularak davalı idarenin temyiz istemini reddetmiş ve bölge idare mahkemesi kararını onamıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/2575 E.  ,  2025/3375 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2575
Karar No : 2025/3375
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hatay ili, Antakya ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, Dış Kapı No:..., İç Kapı No:... adresinde bulunan taşınmazın, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremden dolayı "..." askı kodu ile Ağır Hasarlı olarak tespit edilmesine binaen yapılan ... tarih ve ... sayılı hak sahipliği başvurusunun reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının deprem tarihinde söz konusu taşınmazda ikamet ettiği ve söz konusu taşınmazın deprem tarihinden sonra satışının yapılmasının "ebeveyninden ayrı oturan evli evlat" statüsüyle yapılan değerlendirmenin sonucunu etkilemeyeceği açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan işbu Mahkeme kararı davacıya doğrudan hak sahipliği tesis edilmesi sonucunu doğurmayıp, davacının hak sahipliği başvurusunun; davacının deprem tarihinde başvuru konusu taşınmazda ikamet ettiği ve eşinin vefat etmesinin yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinde korunması amaçlanan ailenin varlığını etkilemeyeceği durumu göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinafa konu mahkeme kararının davalı idareye 11/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve (davanın konusunun hak sahipliğine ilişkin işlem olduğu gözetildiğinde) bu tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan 30 (otuz) günlük istinaf başvuru süresinin son günü olan 10/01/2025 (Cuma) günü istinaf başvurusunda bulunulması gerektiği halde anılan süre geçtikten sonra 13/01/2025 tarihinde kayda giren dilekçe ile yapılan istinaf başvurusunun süresinde olmadığı sonucuna varıldığından istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu, tebligatların il müdürlüğüne yapılması gerektiği, davalı asile tebligat yapılması nedeniyle mağduriyetler oluştuğu, tebligatın usule uygun yapılmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, davanın yasal süresinde açılmadığı, dava dilekçesinin usulüne uygun düzenlenmediği, hasar tespiti yapılan binaların bir çoğunun mühendislik hizmeti görmemiş ruhsatsız yapılar olduğu ve depremden sonra tadilat yapılmış olma ihtimalinin dikkate alınmadığı, hükme esas alınan raporun kendi içerisinde çelişkili olduğu, raporun eksik ve hatalı olduğu, deprem kaynaklı hasarların tam olarak tespit edilmediği, idarece yapılan hasar tespitinin hukuka uygun olduğu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.