3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği temyizinde ByLock kullanımının teknik verilerle ispatı ve tanık dinlenmesi gerektiğini vurguladı.
Özet: Bir Yargıtay Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının temyiz incelemesini yaparak iki farklı sonuca varmıştır; ilk sanık hakkında yargılama sürecindeki usul işlemleri ve toplanan delillerin hukuka uygun ve yeterli olduğu tespit edilerek temyiz talepleri reddedilip hüküm onanırken, ikinci sanık ile ilgili olarak, istinaf aşamasında gelen ifade ve sorgulama tutanaklarındaki şahısların dinlenmesi, temyiz aşamasında dosyaya gelen ByLock belgelerinin sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, ByLock kullanımına dair GSM hattı ve HTS kayıtlarının uzman bilirkişi tarafından detaylı incelenerek rapor alınması ve irtibatlı kişilerin hukuki durumlarının araştırılması gibi önemli eksiklikler tespit edilmiş, bu eksikliklerin giderilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/306 E., 2020/1109 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 10. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2017/161 E., 2018/266 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;A-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;Gerekçeli kararların başlık kısımlarında, suç tarihinin "09.06.2017" yerine, "09.07.2017" şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tanık anlatımı ile tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,B-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;1-İstinaf kanun yolu aşamasında ifade ve sorgulama tutanakları gelen ... Ç., ... A., ... İ., ... V.nin dosyalarının celp edilip incelenmesi ile ilgili şahısların tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu,2-Temyiz aşamasında dosyaya gelen sanığın kullandığı iddia olunan ... USER ID numaralı ByLock'a ilişkin belgelerin duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ile sanığın ByLock programına bağlanılırken kullandığı iddia olunan 05...92 numaralı GSM hattıyla eşleşip eşlemediği hususunun araştırılması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu,3-Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen Kütahya İl Emniyet Müdürlüğünün 11.01.2021 tarihli yazısı, Alo 140 ihbar evrakı, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/295 CBS ihbar dosya numaralı 05.11.2021 tarihli yazısı, ... A.ya ait ihbar evrakları ile eklerinin sanıkla ilgili içeriklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu, 4-UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmekle,Kabul ve uygulamaya göre;5-Karar başlıklarında suç tarihinin, son eylem tarihi olan "09.06.2017" yerine, "09.07.2017" şeklinde yazılması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.