İthal besilik hayvanların hastalıktan ölümü sonucu açılan tazminat davasında, satıcının sözleşmesel ve yasal sorumluluğu değerlendiriliyor.
Özet: Bu dava, davacının davalıdan satın aldığı 117 besilik hayvandan 22sinin teslimden önce mevcut hastalıklar nedeniyle telef olduğunu iddia ederek, davalının sağlıklı hayvan ithalatından sorumlu olduğu ve gerekli tetkikleri yapmadığı için ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle, telef olan hayvanlar için ıslahla artırılmış 28.584,60 Euro, ödenen vergiler için 1.262,58 TL ve laboratuvar tahlil bedelleri için 4.401,00 TLnin faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği bir alacak davası olup, davalı ise hayvan seçiminin Bakanlıkça görevlendirilen heyetlerce yapıldığını, ithalat sürecinde çoklu kontrol mekanizmalarının bulunduğunu, sözleşme gereği teslimden sonra tüm sorumluluğun alıcıya ait olduğunu ve Borçlar Kanununun hayvan satışında satıcının ayıptan sorumluluğunu yazılı taahhüt veya ağır kusur şartına bağladığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/754 Esas - 2025/858

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/754 Esas
KARAR NO : 2025/858
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA İHBAR OLUNANLAR : 1- ... ...
2- ... ...
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2017
KARAR TARİHİ : 18/11/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Nevşehir İlinde olan ticari işletmesine 117 baş besilik dava aldığını, davalı tarafından yurtdışından ithal getirilen sığırlardan 22 tanesinin teslimden önce varolan hastalıkları nedeni ile öldüğünü, sağlıklı hayvan ithalinden davalının sorumlu olduğunu, gerekli tüm tetkikler yapılamadan alım yapıldığından davalının ağır kusurlu olduğunu, manevi zarar ve fazlaya dair haklar saklı tutularak şimdilik 100 Euro, ödenen vergiler için 100 TL, ödenen laboratuvar tahlil bedelleri için şimdilik 100 TL nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 03/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; ölen hayvanlardan doğan zarar için 100,00-Euro’nun, ıslah ile 28.484,60-Euro artırılmak suretiyle toplam 28.584,60-Euro’nun ödeme tarihi olarak kabul edilecek olan 05.12.2016 fatura tarihinden (veya davalı kuruma mağduriyetinin giderilmesi için 11.01.2017 ve 26.01.2017 tarihlerinde yapılan başvuru tarihlerinden veya tüm bunlar kabul görmez ise dava tarihinden) itibaren işleyecek devlet bankalarının 1 yıl vadeli Euro mevduatlarına uyguladığı faiziyle birlikte, Euro’nun fiili ödeme tarihindeki TCMB Döviz Alış kuru üzerinden ödenmesini, ödenen vergiler için 100,00-TL’nin, ıslah ile 1.162,58-TL artırılmak suretiyle toplam 1.262,58-TL’nin vergilerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ödenen laboratuvar tahlil bedelleri için 100,00-TL’nın, ıslah ile 4.301,00-TL artırılmak suretiyle, toplam 4.401,00-TL’nin tahlil bedellerini ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, Canlı Cinsi Hayvanlar ile Koyun-Keçi Türü Hayvanların İthalatında Kontrol Belgesi Alınabilmesi İçin Aranacak Şartlar Hakkında Tebliğ’ in 6.maddesi ithal edilecek damızlık, kasaplık, besilik büyükbaş ve küçükbaş hayvanların seçimi Bakanlıkça görevlendirilecek veteriner hekimlerden veya veteriner hekim ile Ziraat mühendisinden ( Zooteknist ) oluşan en az iki kişilik seçim heyeti tarafından ihracatçı ülkede yapılır. “ hükmü doğrultusunda Bakanlık tarafından ihracatçı ülkede görevlendirilen personel tarafından seçim yapıldığını, ek olarak ara denetim elemanları da görevlendirildiğini, yurt dışında seçimi yapılmış olan hayvanların ülkeye girişte Bakanlık Veteriner Sınır Kontrol Noktası Müdürlüklerince oluşturulan heyet tarafından seçimde kullanılan teknik şartnameye uygunluk yönünden tekrar kontrol edildiğini, hayvanların kimliklerini belirleyici kulak küpe veya elektronik çipler okutularak seçim listeleri ile karşılaştırıldığın, Veteriner giriş belgesi verilen canlı sığırların Kurum tarafından oluşturulan Muayene Kabul Komisyonu tarafından da sözleşme ve eki teknik şartnameye uygunluğu açısından kontrol edildiğini, ve bu aşamadan sonra besiciye teslim yapıldığını,Teslim ve Tesellüm Makbuzlarında da besiciler kendilerine teslim edilen hayvanları sözleşme hükümlerine uygun, tam ve sağlıklı olarak teslim aldıklarını beyan ettiklerini, Borçlar Kanunu Madde 220- Hayvan satışında satıcı, yazılı olarak üstlenmedikçe veya ağır kusuru olmadıkça ayıptan sorumlu olamaz. hükmüne göre davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, 6098 sayılı Yasanının gerek 220.maddesi gerekse de 224.maddesi nazara alındığında inceleme ve bildirme yükümlülüğünün doğması için, satıcı olarak müvekkil kurumun teslimden sonra dahi sorumlu olacağını yazılı olarak üstlenmesi gerektiği ,ancak taraflar akdedilen sözleşmenin 8.5.maddesi dikkatte alındığında müvekkili kurumca yazılı bir üstelenmenin olmadığının aşikar olduğu gibi "teslimden sonra tüm sorumluluğun alıcıya ait" olduğunun hüküm altına alındığı dikkatte alındığında yasanın her iki maddesince öngörülen maddi şartın dava konusu uyuşmazlıkta sübuta ermediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi raporu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 07/07/2025 tarih ve 2023/577 Esas 2025/864 Karar sayılı ilamı, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/588 dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ayıplı hayvan satışına ilişkin tazminat davasıdır.
Yukarıda belirtilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 07/07/2025 tarih, 2023/57 Esas ve 2025/864 Karar sayılı ilamında;"..Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava konusu hayvanların ölüm sebeplerinin tespit edilememiş olmaması, ayıplı hayvan satışı olup olmadığı, davalı kurumun bu satış nedeniyle ağır kusurunun bulunup bulunmadığı, sonucuna göre sorumlu olup olmadığı ile talebe konu zararların varlığı ve miktarı yönünden açık belirleme ve tespit yapılmadığı, bu haliyle raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacının bilirkişi raporuna yönelik itirazları, benzer olayda verilen kesinleşmiş mahkeme kararı ve bilirkişi raporu dikkate alınarak yeni bilirkişi heyetinden davaya konu tüm talepler yönünden ayrıntılı ve denetime elverişli yeni rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..''
şeklinde gerekçeye yer verilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına hükmolunmuştur.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 27/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 06/12/2016 tarihinde Edirne Kapıkule Gümrük noktasında 117 baş besilik hayvan teslim aldığı, Kapıkule Gümrük kapısından karantina işletmesi olan Nevşehir Avanos ilçesindeki işletmeye gelirken 3 baş besilik büyükbaş hayvanın öldüğünün 07/12/2016 tarihinde tespit dildiği, İşletmede karantina süresi içerisinde; 13/12/2016 tarihinde 5 baş hayvan, 21/12/2016 tarihinde 1 hayvan, 28/12/2016 tarihinde 3 baş hayvan, 03/01/2017 tarihinde 3 baş hayvan, 17/01/2017 tarihinde 2 baş hayvan, 23/01/2017 tarihinde 1 baş hayvan, 25/01/2017 tarihinde 1 baş hayvan, 08/02/2017 tarihinde 3 baş hayvan olmak üzere toplam 22 baş hayvanın öldüğünün tespit edildiği, İthal edilen hayvanların BVD hastalığı da dahil olmak üzere Veteriner Sağlık Sertifikasında belirtilen hastalıklar yönünden temiz ve menfi olması, bunun güvenilir belgelerle kanıtlanmasının büyük önem taşıdığı, Veteriner sağlık sertifikasında belirtilen BVD hastalığı yönünden son 12 ayda ari çiftliklerden orijin olma, BVD persistent viral enfeksiyonu için ihracattan önceki 21 gün içinde test yapılması ve sonuçlarının negatif olması, Bakanlık ve davalı kurum görevlilerin bu konuyu dikkate alıp almadığı konusunda her hangi bir ifade ve belgenin bulunmadığı, benzer olayda verilen kesinleşmiş mahkeme kararı ve bilirkişi raporları (... 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/588 Esas sayılı dosyası, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/10 Esas sayılı dosyası, ... 11.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/444 Esas sayılı dosyası) dikkate alındığında özetle ölüm nedenlerinin incelendiği, yapılan laboratuvar incelemelerinde BVD pozitif bulunduğu, ölüm nedeninin Bovine Viral Diarrhoea (BVD) veya başka bir hastalık kaynaklı olabileceği, davalı kurumun sorumlu bulunduğu, hayvanların ölüme neden olan hastalığın: hayvanların tesliminden hemen sonra başlaması ve benzer olayda verilen kesinleşmiş mahkeme kararı ve bilirkişi raporu dikkate alındığında, ithal edilen başka hayvanlar üzerinde yapılan laboratuvar incelemelerinde BVD pozitif bulunması Bovine Viral Diarrhoea (BVD) veya başka bir hastalık kaynaklı olabileceğini düşündürmekte olup, bu hastalığın teslim sırasında davacı tarafından kontrol muayenesi ile bilinmesinin mümkün olmadığı, aynı şekilde davalı Et ve Süt Kurumu Muayene ve Kabul komisyonunun da klinik muayene ile BVD teşhisi yapmasının mümkün olamayacağı, hayvanların BVD yönünden son 12 ayda ari çiftliklerden alındığını garantileyen BVD persistent viral enfeksiyonu için ihracattan önceki 21 gün içinde yapılmış bireysel test sonuçları dosyada yer almadığından hastalığın negatif olduğu yönünde kanaat oluşmadığı, Hayvanların klinik olarak BVD yönünden ari çiftliklerden sağlandığı konusunda satıcı ülke tarafından verilen beyanın doğruluğu yönünde kanaat oluşmadığı, Aynı şekilde hangi hayvanların aşılandığını belirtir belgenin olmaması nedeniyle persiste hayvanlar için de aşılama yapılarak bağışıklık oluşması kanaati oluşmadığı, Dosyada test ve aşı belgelerine rastlanılmadığından seçim heyetinin bu belgeleri görüp görmediği konusunda kanaat oluşmadığı, ölen hayvanlara test ve analizler yapılarak ileri tetkikler yapılmasa da, ölümlerin BVD hastalığı ile ilişkilendirilmesinin bilimsel olarak kabul edilebilir bulunduğu, davacının kesin teşhisi laboratuvar muayenesi ile yapılabilen BVD hastalığını bir çiftçi olarak anlamasının mümkün görülmediği, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler kapsamında ihmal ve kusuruna ilişkin bir durum tespit edilemediği, karantina süresinde ortaya çıkacak ve Tarım ve Orman Bakanlığı birimlerince menşei ülkeden kaynaklandığı tespit edilen bulaşıcı hastalıklarla ilgili uygulanan tüm test ve analiz ücretleri ile bulaşıcı hastalıklar sebebiyle ortaya çıkacak hayvan ölümleri ile mecburi kesime ilişkin doğan zarar satıcı/ihracatçının sorumluluğunda olduğu, ithal edilen hayvanların fiili ithalat işlemleri tamamlanıp millileşmesi, karantina süresi sonunda hayvanların yapılan resmi veteriner hekim kontrollerinde uygun bulunması ve bulaşıcı hastalıklar yönünden uygulanan karantina sürecinin sona erdirilmesi ile gerçekleştiğinden, bu sürece kadar satıcı/ithalatçının sorumluluğunun devam ettiği, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, Veteriner Sağlık Sertifikasında belirtilen şartların tam olarak sağlanmaması nedeniyle davalı kurumun ithalat sürecinde sorumlu ve kusurlu bulunduğu, yeterli inceleme ve tetkik yapılmadan hayvanların ithal edildiği, hayvanların ihracattan önceki 21 gün karantina altında tutulmadığı, yediemin olarak teslim edilen ve besicinin işletmesinde karantina altında iken ölen hayvanlar için viral ve bakteriyel enfeksiyon testlerinin yapılmadığı, işletmedeki karantinanın hayvan ölümleri nedeniyle yaklaşık 2 ay kadar sürdüğü, ağır kusurlu olma durumunun mahkemenin takdirinde olduğu, davalının ağır kusurlu olduğunun kabulüne göre, ölen toplam 22 (yirmiiki) baş hayvanın bedelinin 28.584,60-Euro olduğu, ödenen vergi tutarının 1.262,58 TL olduğu, tahlil ücretinin 4.401,00 TL olduğu, belirtilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu;
" Madde 220- Hayvan satışında satıcı, yazılı olarak üstlenmedikçe veya ağır kusuru olmadıkça ayıptan sorumlu olamaz.
Maddi 225- Ağır kusurlu olan satıcı satılanda ki ayıbın kendisinde süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı Kurumun sorumluluğunda olan besilik ithal hayvanların teslimattan önceki aşamalarında sağlıklı ithal hayvan seçiminde ve Veteriner Sağlık Sertifikasında ifade edilen ve sertifikanın ilgili maddelerinde belirtilen sağlık koşullarının tam olarak sağlanamadığı, davalı Kurumun bu eksik işlemler nedeniyle ağır kusurlu olduğu, hayvandaki hastalığın hangi aşamada teşhis edileceğinin somut olayda sonuca etkili olmadığı (Yargıtay 3. HD 2024/2388E., 2025/1550K.) davacı alıcının teslim aşamasında hastalıkları tespitinin mümkün olmadığı, davacı tarafça davalı kuruma yapılan bildirimlerin ihtar mahiyetine haiz olmadıkları bu nedenle davalının dava tarihinden önce temerrüte düştüğünü gösterir delil bulunmadığı anlaşıldığından talep olunan faize dava tarihi itibariyle hükmedilmesi gerektiğine kanaat getirilmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
- 28.584,60 Euro'nun 3095 SY nın 4/a maddesi uyarınca Euro olarak açılmış hesaplar için Devlet bankalarının 1 yıl vadeli hesaba ödediği faiz ile birlikte aynen veya 28.584,60 Euro nun fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası Euro döviz alış kuru üzerinden davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine.
-Harç toplamı 1.262,58 TL, labrotuvar tetkik ücreti 4.301,00 TL olmak üzere toplam: 5.563,58 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine.
2-Kabul edilen 1.386.502,48 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 94.711,98 TL karar ve ilam harcından 31,40 TL peşin harç, 23.667,50 TL ıslah harcı toplamı olan 23.698,90 TL harcın düşümü ile eksik kalan 71.013,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvuru harcı, 31,40 TL peşin harç, 23.667,50 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 23.730,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 683,60 TL tebligat gideri, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.683,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.386.502,48 TL üzerinden takdir edilen 206.110,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
"TAVZİH ŞERHİ"
Kısa kararda "1-Davanın KABULÜ ile,- 28.584,60 Euro'nun 3095 SY nın 4/a maddesi uyarınca Euro olarak açılmış hesaplar için Devlet bankalarının 1 yıl vadeli hesaba ödediği faiz ile birlikte aynen veya 28.584,60 Euro nun fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası Euro dövizalış kuru üzerinden davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde hüküm kurulduğu, verilen hükümde faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden icrasında tereddüt yaşanacağı bu nedenle gerekçede izah olunduğu üzere ilgili maddenin faiz başlangıç tarihi gözetilerek "1-Davanın KABULÜ ile,- 28.584,60 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 SY nın 4/a maddesi uyarınca Euro olarak açılmış hesaplar için Devlet bankalarının 1 yıl vadeli hesaba ödediği faiz ile birlikte aynen veya 28.584,60 Euro nun fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası Euro dövizalış kuru üzerinden davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde HMK 305/1 maddesince tavzihine karar verildi.
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır