Cebri icra yoluyla edinilen tıp merkezi ruhsatının işletme devri kabul edilerek davacı hastanenin eski borçlardan sorumlu tutulması ve sözleşmesinin feshi işleminin iptali davası.
Özet: Davacı şirketin ortağının icra yoluyla ele geçirdiği bir tıp merkezinin ruhsat ve faaliyet belgelerini, şirketin kapasite artırımında kullanması üzerine davalı kurumun bu durumu işletme devri olarak kabul ederek davacı ile sağlık hizmeti sözleşmesini feshetmesi ve borç kesintileri yapması üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi, malvarlığının aktif ve pasifleriyle birlikte devri niteliğinde olmayan bu işlemde davacının tıp merkezinin borçlarından sorumlu tutulamayacağına ve davalı kurumun sözleşme feshi ile kesinti işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/4021 E.  ,  2026/1903 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/370 E., 2025/403 K.
DAVA TARİHLERİ : 18.02.2020 - 06.03.2020
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/11 E., 2022/506 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen ... Hastanesinde davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, şirketin tam pay sahibi N.S.nin, Manisa 2. İcra Müdürlüğünün 2018/2478 E. sayılı dosyasında gerçekleştirilen taşınır açık arttırma ihalesi sonucu "23.10.2018 tarihli ve 21592 sayılı B Tipi Tıp Merkezi Ruhsatnamesi ile 23.10.2018 tarihli ve 24316 sayılı Tıp Merkezi Faaliyet İzin belgesi" şeklinde belirtilen ruhsatname ve faaliyet belgesini ihaleden satın aldığını, satın alınan belgelerin dosya borçlusu ... Tıp Merkezine ait olduğunu, N.S.nin, cebri icradan aldığı bu ruhsatın ... Hastanesinin kapasite artışında kullanılması için 27.11.2019 tarihinde Sağlık Müdürlüğü nezdinde işlem başlattığını ve kadroların müvekkili şirketçe işletilen ... Hastanesi ruhsatına dahil edildiğini, yapılan alımın sadece ruhsata ilişkin olduğunu, borçlu şirkete ait işletmenin devrinin söz konusu olmadığını, ancak davalı Kurum tarafından yapılan ruhsat alımının işletme devri olarak değerlendirildiğini ve gönderilen 17.02.2020 tarihli yazıyla, taraflar arsasında imzalanan 2018 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (15.7.) maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, fesih işleminin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptalini talep etmiş, birleşen davada ise; davalı Kurumun, müvekkili şirket tarafından devralındığı iddia edilen ... Tıp Merkezinin daha önce devraldığı ... Tıp Merkezinin borçları sebebiyle, müvekkilinin avans ve hak edişlerinden 57.604,16 TL kesinti yaptığını, Kurum yetkilileri ile yapılan görüşmede, adı geçen Tıp Merkezinin borç miktarının henüz belli olmadığının, bundan sonra da avans ve hak edişlerinden kesinti yapılacağının ve incelemenin devam ettiğinin belirtildiğini, ortada bir ticari işletme devri veya şirket birleşmesi olmadığını, müvekkili şirket adına borç çıkarılmasının ve borçların avans ve hak edişlerinden kesilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptali ile yapılan 57.604,16 TL kesintinin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; somut uyuşmazlıkta 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tipik bir işletme devrinin gerçekleştiğini, devralan şirketi, devreden şirketin borçlarından müteselsilen sorumlu olduğunu, hem devreden hem de devralanin Kurum alacakları tahsil edilmeden devralan sağlık hizmeti sunucusu ile sözleşme yapılmayacağını, davacının sözleşmesinin feshi ve MEDULA sistemindeki kaydının kapatılması işlemlerinin sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, faaliyeti askıda olan ... Tıp Merkezi ile davacı şirket tarafından işletilen ... Hastanesinin birleşme taleplerine istinaden 27.11.2019 tarihli Valilik oluru ve Bakanlık onayı ile birleştiklerini, bu sebeple davacı şirketin müvekkili Kurum nezdinde tahakkuk eden alacaklarından, ... Tıp Merkezinin ve bu merkezce devralınan ... Tıp Merkezinin Kuruma olan borçlarının mahsup edildiğini, kesinti işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisizlik kararı üzerine davaya bakan İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 202. maddesi kapsamında, malvarlığının ya da işletmenin devrinden söz edilebilmesi için, malvarlığı veya işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devredilmesinin gerektiği, davacı şirketin tek pay sahibi olan N.S.nin, alacaklı olduğu ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.nin ruhsatına ve faaliyet izin belgesine haciz koydurduğu ve cebri icra yoluyla borçlu şirketin ruhsatını ve faaliyet izin belgesini satın aldığı, buna göre 6098 sayılı Kanunun 202. maddesi anlamında borçlu ... şirketinin aktif ve pasifleriyle birlikte devrinin söz konusu olmadığı, bu nedenle davacı şirketin, ... Tıp Merkezinin borçlarından 6098 sayılı Kanunun 202. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı gibi 2018 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (7.2.1.) maddesi atfıyla (15.7.) ve (15.9.) maddelerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, ... Sağlık Hizm. Ltd. Şti.nin işlettiği ... Tıp Merkezinin borçları gerekçe gösterilerek davacı şirketin sözleşmesinin feshi ve MEDULA sisteminin kapatılacağına ilişkin davalı Kurumun 17.02.2020 tarihli işleminin mevzuata uygun olmadığı, buna bağlı olarak davacının avanslarından yapılan 57.604,16 TL kesintinin de yerine olmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın kabulüne, sözleşmenin feshi ve MEDULA sisteminin kapatılacağına dair Kurum işleminin iptaline, davacının avanslarından 57.604,16 TL kesinti yapılmasına ilişkin işlemin haksız olduğunun tespiti ile kesinti yapılan 57.604,16 TL'nin 26.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; satın alma cebri icrayla dahi olsa aktiflerinden yararlanma hakkından vazgeçmeyen davacının pasiflerden sorumlu olmamasının hukuken korunamayacağını ve çelişkili olacağını, müvekkili Kurumun kamu yararını gözeterek kesinti işlemi yaptığını, hatalı ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, kimlik bilgileri kullanılarak bilgileri dışında dava dışı şahıslar adına faturalar düzenlendiğini, bunun tespiti üzerine cezai işlem tesis edildiğini, hatta bu konuda ceza soruşturması bulunduğunu, Kurum tarafından tesis edilen işlemlerin sözleşmeye ve SUT hükümlerine uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusu hakkında uygulanan fesih ve kesinti işleminin iptali ve yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davacı şirket yetkilisi tarafından cebri icra yoluyla münhasıran ruhsat ve faaliyet izin belgesinin alınmasına, davalı Kurumun cebri icraya konu alacağın muvazaalı olduğu yönünde bir iddiasının bulunmaması, ortada bir işletme devri bulunmadığından taraflar arasında imzalanan 2018 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (15.7.) maddesinin uygulanamayacağının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.