Yargıtayın, şirketin cari hesap alacağı için icra itirazının iptali ile üniversitenin cezai şart talebini barındıran ticari uyuşmazlığın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, ticari bir ilişki sonucu oluşan cari hesap alacağına dayalı icra takibine itirazın iptali talebiyle bir şirket tarafından bir üniversite aleyhine açılan asıl dava ile, üniversitenin kampüs inşaatında kullanılacak malzemelerin ithalatında sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart alacağı talebiyle şirkete karşı açtığı birleşen davanın yargılama sürecini özetlemekte olup, ilk derece mahkemesinin asıl davada alacak talebini kısmen kabul edip birleşen davadaki cezai şart talebini reddetmesi üzerine, davalı tarafın istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince incelenmeye başlandığını ve icra dairesi yetkisi ile sözleşme maddelerinin değerlendirildiğini belirtmektedir.
3. Hukuk Dairesi         2025/2166 E.  ,  2026/1917 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3542 E., 2025/546 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/31 E., 2022/681 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belirtilen tarihte gelen davacı birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile davalı birleşen davada davacı vekili Avukat ... ve ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin daha derinlemesine incelenmesi heyetçe zorunlu görüldüğünden 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddesi uyarınca görüşmenin bırakıldığı 06.04.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari bir ilişki sonucu faturalara dayalı cari hesap oluştuğunu, cari hesabın bir kısmının ödendiğini, geriye kalan bakiye borcun ise defalarca mutabakat yapılmasına rağmen ödenmediğini beyanla icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, davalının İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2015/6036 E. sayılı dosyasına ilişkin itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; tarafların, müvekkili Üniversitenin ... Kampüsünde inşa edilen 2. ve 3. faz binalarda kullanılmak üzere karşı tarafın Çin'den malzeme ithalatı yapması ve buna istanaden kendisine komisyon bedeli ödenmesi hususunda anlaşmış olduklarını, ancak karşı tarafın sözleşmeden kaynaklaran yükümlülüklerini tam ve gerektiği şekilde ifa etmediğini ileri sürerek, cezai şart alacağına ilişkin olmak üzere şimdilik 157.607,93 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; birbirini doğrulayan bilirkişi raporları hükme esas alınarak asıl davada davacı ile davalı arasında akdi ilişki ve buna dayalı cari hesap ilişkisi olduğu, aralarındaki 09.03.2015 tarihli hesap mutabakatı anlaşmasına göre davacının davalıdan bakiye 131.472,77 $ cari hesap alacağı ve 6.202,63 $ işlemiş faiz alacağı olduğu halde davalının takibe haksız ve dayanaksız olarak itiraz ettiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2015/6036 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 131.472,77 $ asıl alacak, 6.202,63 $ işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4A maddesinde belirtilen faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davada ise, taraflar arasında ek protokolle teslim süresi uzatıldığı ve uzatılmış teslim süresi dolmadan önce teslimat yapıldığından borç ihlali ve gecikme cezası işlemeye başlamadığı gibi gecikmeli teslim edilmesinden kaynaklanan tazminat alacağı da olmadığı, ayıplı teslimden doğan zarar iddiası da davacı tarafça ispatlanamadığı ve böylece davacının borç ihlalinden kaynaklanan cezai şart ve tazminat alacağı kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2015/6036 E. sayılı dosyasında yer alan ödeme emrine göre, davacı alacaklı şirketin adresinin Bağcılar ilçesi, davalı borçlu Üniversitenin adresinin ise ... olarak belirtildiği, ödeme emri ile bir miktar paranın tahsilinin talep edilmiş olmasına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 89. maddesi göre alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yerinde takip yapılabileceği anlaşıldığından icra dairesinin bu takip bakımından yetkili olduğu, taraflar arasında imzalanan 12.04.2012 tarihli sözleşmeye ilişkin uyuşmazlıkta, sözleşmenin 3. maddesi ile 1. parti malların 30... , 2. parti malların 30 Haziran 2012 tarihine kadar teslim edileceği belirtilmekle birlikte, sözleşmenin süresini düzenleyen 6. madde ile sözleşme süresinin bir yıl olarak belirlendiği, 12.04.2012 tarihli ve bir yıllık süre için yapılan sözleşmede mal teslim tarihlerinin sözleşmenin imza tarihinden yaklaşık bir buçuk ay ve iki buçuk ay sonrası olarak belirlendiği ve sözleşme süresinin yenileneceğine dair 6. maddesi ile düzenleme yapıldığı, dosya kapsamında yer alan bila tarihli ek Protokol ile de sözleşme süresinin yenilendiği/uzatıldığı, asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı şirket tarafından sözleşme ile teslime konu malların uzatılmış bir yıllık süre dolmadan teslim edildiği, buna göre geç teslimin söz konusu olmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, bu kayıtların usulüne uygun olarak tutuldukları tespit edildikten sonra taraflar arasındaki mutabakata dayanılarak da şirketin alacak miktarı belirlenerek alacaklı olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği, taraflar arasındaki sözleşme kapsamına göre şirket tarafından teslim edilen malzemelere ilişkin olarak geç teslim söz konusu olmadığı gibi, 12.04.2012 tarihli sözleşme hükümlerine göre de geç teslim sebebiyle cezai şart maddesinin uygulama olanağı da bulunmadığı, ayrıca geç teslime dayalı olarak asıl dava dosyasından önce açılmış bir dava bulunmadığı gibi aksine bila tarihli ek protokol ile de sözleşme süresi yenilendiği ve bu hususun imza altına alındığı, 12.04.2012 tarihli sözleşmenin cezai şartı düzenleyen 8. maddesi ile sözleşmenin süresine ilişkin madde olan 6. maddeye atıf yapıldığı, taraflar arasındaki ek protokol ile de sözleşme süresinin yine 6. maddeye atıf yapılmak suretiyle bir yıl uzatıldığı, Üniversite vekili her ne kadar gecikmeden dolayı bir kısım işlerin dava dışı üçüncü bir şirkete yaptırıldığını, bu şirkete yaptırılan işler sebebiyle Üniversitenin zarara uğradığını ifade etmiş ise de, dosya kapsamına göre gecikmeli bir teslimin söz konusu olmadığının belirlenmesi karşısında gecikmeli teslim sebebiyle dava dışı ... Ltd. Şti.ne ilişkin ödemenin hukuki sebebinin dosya kapsamındaki asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı şirketin olmadığının da anlaşılmış olması ve bu konuda Üniversite tarafından sunulan dava dışı ... Ltd. Şti. ile yapılan bir sözleşme ve bu şirkete yapılan bir ödeme belgesi de sunulmaması karşısında asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı üniversite vekilinin bu konudaki iddia ve savunmasını da ispatlayamadığı, şirketin Üniversiteye yansıttığı fiyatlara göre fahiş fark olduğunu ifade etmiş ise de, 12.04.2012 tarihli sözleşmeye göre söz konusu malzemelerin Çin'de üretimi tamamlanan malzemeler olduğunun belirtildiği, bu malzemelerin fiyatları ile yansıtılan fiyatlara ilişkin fahiş olduğunu gösterecek dosyaya sunulan faturalar ve ticari defter ve kayıtlar dışında delil bulunmadığı, fahiş fiyat farkının Çin'den temin edilen malzemeler bakımından ispatı için başkaca da delil sunulmadığı, teslim edilen malzemelerin ayıplı olduğu iddiasına ispatlayacak mahiyette dosya kapsamına göre delil sunulmadığı, malzemelerin ihtirazi kayıt konulmaksızın teslim alınmış olduğu gerekçesiyle, asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen davada davacı vekili; yetki itirazının değerlendirilmediğini, esasa ilişkin itirazların incelenmediğini, malların geç teslim edildiğini, takas mahsup talebi bulunduğunu, borcu bulunmadığını, cezai şarta hak kazandığını, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada ticari ilişkiden doğan bakiye alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali, birleşik davada ise sözleşmenin ihlalinden dolayı cezai şart alacağının tahsili davasıdır.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkiye ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, 12.04.2012 tarihli sözleşmeye ve bila tarihli ek protokol ile de sözleşme süresinin yenilenmesine ve sözleşme konusu malların süresinde teslim edildiğinin anlaşılmasına göre, davalı- birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı birleşen davada davacıdan alınıp, davacı birleşen davada davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.