Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağı davasında, bilirkişi raporlarındaki çelişkiler ve Yargıtay bozması sonrası yüklenici alacağının belirlenmesi süreci.
Özet: Bu dava, yüklenici davacının iş sahibi davalı ile akdedilen eser sözleşmeleri kapsamında tamamlanan işler karşılığında ödenmeyen bakiye alacağını tahsil talebiyle açılmıştır. Davacı, hakediş alacaklarının bir kısmının ödenmediğini iddia ederken, davalı tüm ödemelerin yapıldığını ve davacının sözleşmesel yükümlülüğü olan ilişiksiz belgesini sunmadığını savunmuştur. Yargılama süresince alınan çeşitli bilirkişi raporları, davacıya fazla ödeme yapıldığı, davacının borçlu olduğu veya asgari işçilik borcu düşüldükten sonra net 124.818,29 TL alacağı olduğu şeklinde birbiriyle çelişen sonuçlar ortaya koymuştur. Mahkeme, Yargıtayın bozma ilamına uyarak, uzun yargılama geçmişi ve bilirkişi raporlarındaki farklılıklar ışığında dosyadaki delilleri değerlendirerek hüküm kurmaktadır.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/751 Esas - 2025/773
T.C.ANKARA12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/751 EsasKARAR NO : 2025/773T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RHAKİM : ... ...KATİP : ... ... DAVACI : ... ...DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : AlacakDAVA TARİHİ : 25/07/2011KARAR TARİHİ : 05/11/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 01/05/2003, 01/05/2004, 01/05/2005, 01/06/2006 ve 01/04/2007 tarihli sözleşmelerin imzalandığını, sözleşmeler kapsamında işlerin tamamlanarak teslim edildiğini, davacı yüklenici tarafından düzenlenen faturalardan bakiye 509.406,45 TL bedelin davalıya 12/07/2008 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye rağmen ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01/08/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 43.199,69 TL olarak artırmıştır.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarının doğru olmadığını, borcun tamamının ödendiğini, davacının ilişiksiz belgesi getirmesi gerekirken getirmediğini, faiz talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER : Taraflar arasındaki eser sözleşmeleri, 20/11/2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu, 15/04/2015 ve 27/01/2022 tarihli bilirkişi raporları, dava dosyasındaki diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ile 01/05/2003, 01/05/2004, 01/05/2005, 01/06/2006 ve 01/04/2007 tarihli taşeronluk sözleşmeleri imzaladığını, sözleşmeler kapsamındaki inşaat işlerini tam ve eksiksiz olarak ikmal ederek teslim ettiğini, ancak yapılan işler karşılığında bakiye 509.406,45 TL alacağının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği, yargılama sırasında talebini 43.199,69 TL'ye yükselttiği, davalı vekilinin ise sözleşme gereği yapılması gereken tüm ödemelerin yapıldığını, davacının sözleşmesel yükümlülüğü olan SSK ilişiksiz belgesini sunmadığını belirterek davanın reddini savunduğu görülmektedir.Dava, taraflar arasında akdedilen eser (taşeronluk) sözleşmelerinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Yüklenicinin temel borcu, eseri sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmek; iş sahibinin temel borcu ise, bunun karşılığında anlaşılan bedeli ödemektir. Uyuşmazlığın çözümü, yüklenicinin ne kadar tutarda iş yaptığının (hakediş) ve iş sahibi tarafından ne kadar ödeme yapıldığının ispat kuralları çerçevesinde belirlenmesine bağlıdır.20/11/2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, inceleme konusu senet teslim tutanaklarındaki ...'a atfen atılmış imzaların, adı geçenin eli ürünü olduğu belirtilmiştir.15/04/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacının hakedişleri toplamının 2.688.062,79 TL, davacıya yapılan ödemeler toplamının ise 2.723.057,10 TL olduğu, bu durumda dava tarihi itibariyle davacıya 34.994,31 TL fazla ödeme yapıldığı, ayrıca davacının SGK mevzuatı yönünden davalı kooperatife ödemesi gereken 31.607,87 TL borcu bulunduğu ve dava tarihinden sonra Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2009/15108 sayılı dosyasına 20.000,00 TL ödeme yapıldığı belirtilerek davacının davalıdan bir alacağının olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.27/01/2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan hesaplamada, davacı yükleniciye yapılan ödeme toplamının 2.689.257,10 TL olduğu, davacının hakediş alacağı olan 2.688.062,79 TL düşüldüğünde davacıya 1.194,31 TL fazla ödeme yapıldığı, bu durumda davacının borçlu olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.17/06/2022 tarihli bilirkişi kurulu ikinci ek raporunda, davacının alacağının 155.949,69 TL olduğu, bu miktardan 31.131,40 TL asgari işçilik borcu düşüldüğünde davacının 124.818,29 TL net alacağının bulunduğu hesaplanmıştır.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2025 tarih ve 2024/4 Esas, 2025/1285 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, anılan bozma ilamında da belirtildiği üzere, davanın uzun yargılama sürecinde birçok kez bilirkişi raporu alındığı ve kararların Yargıtay denetiminden geçtiği, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 11/12/2017 tarihli bozma ilamı öncesinde alınan 15/04/2015 tarihli bilirkişi raporunda davacıya yapılan ödeme miktarının 2.723.057,10 TL olarak tespit edildiği, anılan bozma kararında bu miktardan tarafların imzasını taşımayan senet teslim tutanağına dayalı 53.800,00 TL'nin ödeme olarak kabul edilmemesi, buna karşılık Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2009/15108 Esas sayılı dosyasında ödenen 20.000,00 TL'nin ise ödeme olarak hesaba katılması gerektiğinin belirtildiği, bu doğrultuda yapılan hesaplamada davalı tarafından davacıya yapılan toplam ödeme miktarının 2.689.257,10 TL olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında ihtilaflı olmayan ve yargılama aşamalarıyla kesinleşen davacının toplam hakediş alacağının ise 2.688.062,79 TL olduğu, bu durumda davalı tarafından yapılan ödemelerin, davacının hakediş alacağını aştığı ve davacının davalıdan talep edebileceği bir bakiye iş bedeli alacağının kalmadığı, mahkemenin bozma sonrası hükme esas aldığı 17/06/2022 tarihli bilirkişi raporunun, önceki bozma ilamları ile kesinleşen ödeme miktarlarına aykırı hususlar içerdiği ve bu nedenle Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin son bozma ilamında hükme esas alınmasının isabetli bulunmadığının belirtildiği, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince, davalı tarafından yapılan ödemelerin davacının alacağını karşıladığı ve hatta aştığı sabit olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 135,00 TL peşin harç, 493,05 TL ıslah harcı toplamı olan 628,05 TL harçtan düşümü ile artan 12,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,3-Davalının karşıladığı 1.119,50 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 43.199,69 TL üzerinden takdir edilen 43.199,69 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı asilin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2025 Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır