Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, satış noktası sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap, kota ihlali ve soğutucu iadesi alacaklarına dair itirazın iptali davası istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı ile arasındaki satış noktası sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap borcu, kota ihlali nedeniyle oluşan satış ve reklam yeri bedeli ile iade edilmeyen soğutucuların bedeli olmak üzere toplam 303.942,28 TL alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise davanın görevsiz mahkemede açıldığı, arabuluculuk şartının yerine getirilmediği, zamanaşımı, borcun bulunmadığı ve kota yükümlülüğünü yerine getirdiği savunmalarını ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi, davalının ödenmemiş faturaları bulunduğunu ve kota hedefini tutturamayarak sözleşmeyi eylemli olarak feshettiğini belirtmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1755 - 2026/2287

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1755
KARAR NO : 2026/2287
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/07/2023
NUMARASI : 2020/80 Esas - 2023/424 Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 14/07/2026
YAZIM TARİHİ : 14/07/2026
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2023 tarihli ve 2020/80 Esas- 2023/424 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 09/07/2014 tarihinde ... sayılı satış noktası sözleşmesinin imzalandığını, davalı tarafın, sözleşme gereğince müvekkili şirket tarafından üretilen, pazarlanan, servis ve dağıtımı yapılan "..." gibi ürünlerin satışını yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle borçluya ürünlerin gönderildiğini ve teslim edildiğini, cari hesaptan kalan 11.020,08 TL'nin ödenmediğini, sözleşmenin 1.maddesinde, münhasır satış ve reklam yeri bedeli karşılığı olarak KDV ile birlikte toplam 259.600,00.TL nin davalının ... Bankası ... Şubesi'ndeki hesabına yatırıldığını, sözleşmenin B bendine göre, 5 yıl süre ve 19.000 kasa koli kota belirlendiğini, davalının edimlerini yerine getirmediğini, süresi içinde doldurulması gereken kotayı doldurmadığını, sözleşmeyi ihlal ettiğini, sözleşmeyle birlikte emanet edilen ... barkod numaralı tek kapılı soğutucu, ... barkod numaralı tek kapılı soğutucu, ... barkod numaralı çift kapılı soğutucu ve ... barkod numaralı çift kapılı soğutucuyu teslim etmekten imtina ettiğini, müvekkili tarafından, davalının işyeri adresine .... Noterliği'nin 26/06/2019 tarih ve 12175 yevmiye no'lu ihtarnamenin tebliğ edildiğini, .... Noterliği'nden 25/07/2019 tarihinde keşide edilen cevabi ihtarnamesiyle borcun inkar edildiğini, satış ve reklam yeri bedeli olarak KDV dahil 259.600.TL, 4 adet soğutucunun bedeli 19.808,52.TL ve 11.020,00.TL cari hesap alacağı, 162,58.TL ihtarname masrafı ve ihtarname tebliği tarihinden itibaren işleyecek faizi ile toplam 303.942,28.TL alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/120688 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve ihtarname tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle icra takibinin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemlerinden kaynaklandığını, 6502 sayılı TKHK uyarınca işbu davaya bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, davacının, müvekkiline karşı usulüne uygun bir şekilde arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle, dava ve tüm taleplerin hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin, davacıya borcunun bulunmadığını, yapılan sözleşme kapsamında belirtilen kotayı doldurduğunu ve müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, müvekkilinin soğutucuları iade etmeye hazır olduğunu, davacı şirket yetkililerini gönderdiği takdirde soğutucuları alabileceklerini davacı tarafa bildirdiklerini, ancak davacı tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, belirterek öncelikle davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, davacının %20 oranındaki icra ve inkar tazminatının reddine, alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Şu halde davacı tarafından düzenlenen son iki adet faturanın bedeli ödenmemiştir. Bu faturalar davalının defterlerinde de kayıtlıdır. Ancak ödendikleri konusunda delil ibraz edilmemiştir. Sözleşme 5 yıl süreli ve 19000 koli kotalıdır. Hafta /aylık 443 koli hedefi bulunmaktadır. Davalının 31/10/2018 tarihine kadar toplam 7860 koli mal almıştır. Davalı 31/10/2018 tarihinde mal alımını durudrmuştur. Kalan sürede 19.000 koli hedefinin tutturulamayacağı açıktır. Her ne kadar sözleşmeye göre, kota doluncaya kadar sürenin devam edeceği belirtilmiş ise de, davalı mal alımını durdurarak sözleşmeyi eylemli olarak feshetmiştir. Ayrıca davacının göndermiş olduğu ihtarnamede açıkça fesihten söz edilmemiş olmasına rağmen cari hesap alacağının ödenmediği ve özen borcunu yerine getirmediği belirtilerek dolapların iadesi, reklam bedelinin iadesi ve cari hesap alacağının ödenmesi istenmiştir. Bu talepler sözleşmenin feshi anlamına gelmektedir. Ayrıca sözleşmenin b/b maddesinde; sözleşmenin süresinin veya kotasının dolması için geçecek zamanın 5 yılı geçemeyeceği belirtilmiştir. Davalı cari hesap alacağını ödemediği gibi aylık/haftalık ve genel kotaları tutturamamış, özen borcunu yerine getirmemiş, mal alımını bırakmıştır. Sözleşmenin sona ermesi davalının, sözleşmeye aykırı davranışından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle sözleşmenin 19. maddesi gereğince, münhasır satış ve reklam yeri bedeli ile dolapların iadesi gerekmektedir. Ancak dava ve takipten önce davalının gönderdiği cevabi ihtarname ile dolapların hazır olduğu ve alınabileceği belirtilmiştir. Davacının, işyerine gidildiği halde dolapların kendilerine verilmediği veya saklandığı gibi büyük bir iddiası yoktur. Gerek satış noktası sözleşmesi, gerekse emanet cihaz sözleşmesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmenin sona ermesi halinde davacının, dolapları davalının işyerine giderek alması gerekmektedir. Bu sebeplerle davacının bu aşamada dolaplarının bedelini istemeyeceği kabul edilmiştir. Cari hesap alacağı ise, sözleşmenin devamına ya da feshine bağlı bir alacak değildir. Muaccel olduğu tarihten itibaren her zaman istenebilir. Sonuçta sözleşmenin davalının kusuru ile sona ermesi nedeniyle 259.600,00 TL reklam yeri bedeli, 10.124,40 TL işlemiş faizi, cari hesaptan kalan 11.020,08 TL ile 429,78 TL faizi, makbuzu dosyada bulunan 162,58 TL ihtarname masrafı ile 6,34 TL faizi olmak üzere toplam 281.343,18 TL nin istenebileceği anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, davanın kabul edilen kısmına ilişkin alacağın likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek davacı lehine inkar tazminatına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1-Davanın kısmen kabulüne, Davalının .... İcra Dairesi'nin 2019/12068 E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın; cari hesap alacağından dolayı 11.020,08 TL asıl alacak, 429,78 TL işlemiş faizi, münhasır satış ve reklam bedelinden dolayı 259.600,00 TL asıl alacak, 10.124,40 TL işlemiş faizi, ihtarname gideri olarak 162,58 TL ve 6,34 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 281.343,18 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacaklara takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında hesaplanan 56.268,63 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının sözleşme ve emanet cihazı hükümlerine aykırı davranarak soğutucuları iade etmediği veya bedellerini ödemediğini, mahkemenin davacının dolap bedelini istemeyeceği yönündeki değerlendirmesinin hatalı ve varsayıma dayalı olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporu ve dosya kapsmına göre davalının sözleşmeye aykırı davranıp dolap bedelinden sorumlu olduğu ileri sürdüğünü iddia ederek verilen kararın kaldırılması ile davanın tam kabulüne talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, İtirazın İptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında ve taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesi gereğince, münhasır satış ve reklam yeri bedeli ile dolapların iadesi gerektiği, ancak dava ve takipten önce davalının gönderdiği cevabi ihtarname ile dolapların hazır olduğu ve alınabileceğinin belirtildiği, davacının, işyerine gidildiği halde dolapların kendilerine verilmediği veya saklandığı gibi iddiasının da bulunmadığı, gerek Satış Noktası Sözleşmesi ve gerekse Emanet Cihaz Sözleşmesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin sona ermesi halinde davacının dolapları davalının işyerine giderek alması gerektiği ve bu bu sebeplerle davacının bu aşamada dolaplarının bedelini isteyemeyeceğine ilişkin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, bu haliyle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2023 tarihli 2020/80 Esas ve 2023/424 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE,
6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 14/07/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır