Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, araç tamiri kaynaklı eser sözleşmesi tazminat davasında, bilirkişi raporu çelişkileri giderilmediğinden ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar vermiştir.
Özet: Bir araç sahibinin, yapılan motor revizyonu sonrası aracın kısa süre sonra tekrar arızalanması nedeniyle tamir şirketinden eksik ve kusurlu hizmet gerekçesiyle tazminat talep ettiği davada, tamir şirketinin süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını, onaylanan işlemleri eksiksiz tamamladığını ve davacının silindir kapağını değiştirme uyarısına uymaması nedeniyle arızanın oluştuğunu iddia ettiği; yerel mahkemenin kısmen kabul kararı üzerine istinaf başvurularını değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesinin, bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi, davalı itirazlarının ve uyarı yükümlülüğünün değerlendirilmesi ile arızanın asıl sebebi ve tarafların kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla üç kişilik uzman makine mühendisi heyetinden yeni bir bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi için hükmü kaldırdığı anlaşılmaktadır.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.CB U R S ABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ....HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :NUMARASI : DAVACI : DAVALI :DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : ..Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda;İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ticari faaliyetlerinde kullandığı aracının arızalanması üzerine 02/08/... tarihinde davalı şirkete başvurulduğunu, davalı tarafça aracın motorunun komple revizyon edilmesi gerektiğinin belirtildiğini ve gerekli işlemlerin yapıldığını, aracın kullanıma hazır olduğunun ve tüm testlerden geçtiğinin bildirildiğini, .../09/... tarihinde teslim edildiğini, yapılan işlemler karşılığında davalıya ....734,33 TL ödeme yapıldığını, ancak 10 gün sonra ilk kullanımında aracın yine motor arızası verdiğini, yapılan incelemeler sonucunda turbo ve enjektörün kontrol edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, oysa davalının aracı teslim ederken turbosunu kontrol etmediğini, buna ilişkin basınç değerlerinin müvekkiline iletilmediğini, yani davalı tarafça yapılan tamir işleminin eksik ve kusurlu olduğunu, mahkemeden delil tespiti talebinde bulunulduğunu ve düzenlenen rapor ile arızanın motor revizyonunun gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığının tespit edildiğini, davalının arızayı gidermeyi kabul etmediğini , aracın yeniden çalışması için zorunlu olan ....560,00 TL’nin müvekkilince ödendiğini, ayrıca kazanç kaybı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aracın kullanılabilir hale getirilmesi için yapılan işlem bedelinin şimdilik 100,00 TL’sinin ve aracın kullanılamaması sebebiyle oluşan kazanç kaybının şimdilik 100,00 TL’sinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili .. tarihli dilekçesinde, aracın kullanılabilir hale getirilmesi için yapılan işlem bedeli taleplerini ....560,00 TL olarak, aracın kullanılamaması sebebiyle oluşan kazanç kaybın taleplerini 1.000,00 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir. Davalı vekili, süresi içinde usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, müvekkilinin eksik veya kusurlu tamirinin söz konusu olmadığını, davacı tarafça onay verilen gerekli işlemlerin yapıldığını, müvekkilince silindir kapağının da değişmesi gerektiği bildirildiği ve buna ilişkin rapor gönderildiği halde davacı tarafça buna onay verilmediğini, davacının silindir kapağını değiştirmek yerine taşlattığının ise haricen öğrenildiğini, yaklaşık 800 km sonra aracın anvaleye kalktığından bahisle servise götürüldüğünü, arızanın silindir kapağının değiştirilmemesinden kaynaklandığını,.../09/... tarihinde alınan aracın turbo ve enjektör test değerlerinin de raporla alındığını, turboşarj değerleri normal olan bir aracın 811 km sonra turboşarjının dağılma ihtimalinin çok az olduğunu, arızanın sebebinin silindir kapak yuva arasında bulunan çatlaklardan uşağı inen suyun karter iç basıncını artırması sonucunda oluşan aşırı yağ basıncı sebebiyle sistem olarak dışarı atabileceği en zayıf nokta olan turboşarj mili üzerinden motor yağını piston tepesine indirip aracın kontrolsüz yanmaya sebep olduğunu, taleplerin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Mahkemenin davanın kısmen kabulü yönünde verdiği kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin ... sayılı kararı ile, mahkemece hangi gerekçe ile son bilirkişi raporuna itibar edildiği hususunun açıklanmamış olmasının doğru görülmediği, bilirkişi raporlarında tarafların itirazları (özellikle davalının turbo ve enjektör testlerini yaptırdıktan sonra aracı davacıya teslim ettiği ve silindir kapağının değiştirilmesi gerektiği yönünde davacıyı uyardığına ilişkin itirazları ve buna ilişkin sunduğu test raporları ile e-posta yazışmaları) açık bir şekilde karşılanmadığı gibi, bu haliyle bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin de giderilmediği, tarafların bu yönde bir iddiaları bulunmadığı halde mahkemece hükme esas alınan raporda silindir kafası taşlama işleminin davalı tarafça yapıldığı yönündeki kabulün hatalı olduğu, bu nedenlerle mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik otomotiv sektöründe uzman makine mühendisi bilirkişiden, mümkünse dava konusu araç ve değiştirilen motor üzerinde, mümkün değilse dosya üzerinde inceleme yapılmak, tarafların itirazları da karşılanmak ve davalının uyarı yükümlülüğü de göz önünde bulundurulmak suretiyle arızanın nedeninin ve buna bağlı olarak tarafların kusur durumlarının tespiti yönünde düzenlenecek bilirkişi raporunun sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, son alınan bilirkişi heyet raporuna göre davacı şirketçe araçtaki arızanın turbochargerin milinin bozukluğu ve dolayısıyla fonksiyonunu yapamaması nedeniyle motora dolan yağın motorun aşırı ısıya maruz kalmasına yol açtığı ve bu nedenle tüm motorun hasarlandığı ileri sürülmüşse de, davalı şirket tarafından anılan turbocharger üzerinde yetkili şirkette test yaptırıldığı ve herhangi bir bozukluk tespit edilmediği dikkate alındığında bu iddianın geçerli olmadığının anlaşıldığı, araçtaki silindir kapağının davacının kendisi tarafından onarılarak motora taktırıldığı, değiştirilmeyen ve taşlanarak (talaşlı işlenerek) silindir kapağının motorun üzerine takıldığı, ancak taşlama nedeniyle silindir kapağının kalınlığının azalması sonucu silindir hacminin küçülmesiyle motorun düzgün çalışma şartlarının ortadan kalktığı, silindir kapağının yenisiyle değiştirilmesi gerektiği, dava konusu olayda davacı şirketin bu işlemi yapmadığı, taşlama ömrünü dolduran silindir kapağını değiştirilmesine izin vermediği ve tekrar taşlatıp motora taktırdığı, bu durumda ayarları orijinal motor hacmine göre yapılmış motorun orijinal halinden daha küçük motor hacmi nedeniyle aşırı artan yanma basıncı nedeniyle sızdırmazlığının bozulduğu, motor içinde dolaşan soğutma suyunun motor yağına karıştığı, bu şekilde oluşan aşırı iç basıncın neden olduğu dengesiz çalışmasına bağlı olarak tamamen bozulduğu anlaşıldığı, bu bozulma, aracın tamirden sonraki ilk çalışmasında ortaya çıkmayacağından ve belirli bir süre çalıştıktan sonra artan basıncın araç silindirini aşırı zorlamasıyla oluşacağından, araç motoru 800 km kat ettikten sonra bozulduğu, dolayısıyla aracın davalı şirketçe yapılan tamir işleminden sonra bozulması, aracın değiştirilmesi gerekirken değiştirilmeyip yetersiz ölçüde silindir kafasıyla çalıştırılmasından kaynaklandığı, bu durum, davalı şirketçe kendisine açıklanmasına rağmen davacı şirketin tamamen kendi inisiyatifiyle ve sonuçlarına razı olarak silindir kapağını değiştirmemesi nedeniyle ortaya çıktığından, davalı şirkete hatalı tamir yaptığı gerekçesiyle kusur yüklenmesi mümkün görülmediği, raporun mahkemece hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, alınan 6 tane bilirkişi raporunun, 4'ünde davalı şirketin %100 kusurlu bulunduğunu, son aldırılan raporda da %50 kusurlu bulunduğunu, alınan son raporda ise davalı şirketin kusursuz bulunduğunu, söz konusu bu raporun davalının kusurlu olduğu tespit edilen diğer raporlar gibi yeterince denetime elverişli olmadığını, davalının gizli ayıp niteliğinde vermiş olduğu hizmetin aracın motorundaki silindir kapakları hiçbir ilgisinin bulunmadığını, zira silindir kapağının çatlaması ilişkin dosyada bir tespit olmadığını, kaldı ki böyle bir durum olsa dahi ..rapor da açıkça ifade edildiği üzere silindir kapağından kaynaklı bir durumun olması halinde motor karterindeki yağ içerisine su, radyatörün içerisine yağ karışacağından, motorun hararet sebebiyle stop edeceğini ve motoron ambele kalkaması gibi bir durumun söz konusu olmayacağını, motorun ambele kalkmasının sebebinin turbocharger kompresör milinin yatakları arasındaki boşluktan kaynaklandığını, tanık ... beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, .. tarihli bilirkişi heyet raporu, .. tarihli bilirkişi ek raporu, ... tarihli bilirkişi raporu, ... tarihli bilirkişi ... tarihli bilirkişi ek raporundaki tespitlerin dikkate alınması gerektiğini, davalı şirketin basiretli tacir gibi söz konusu silindir kapağını takarak motoru kontrol ettiğini ve herhangi bir sorun kalmadığını, yapılan tüm revizyon işlemlerinde aracın kullanıma hazır olduğunu bildirdiğini, ancak davalının yapmış olduğu turbocharger işleminin gizli ayıplı olması sebebiyle motor ambele kalkarak dava konusu zararın oluştuğunu, dolayısıyla dosya içerisindeki davalının %100 kusurlu olduğuna ilişkin raporlar hüküm kurmaya elverişli olup; davalı şirketten zararlarının tazmininin gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, araç tamirine ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde eksiksiz ve ayıpsız olarak yapıp teslim ettiğini ispatla mükellef olup, aynı zamanda TBK 472/3 m. uyarınca belirli bir uzmanlık gerektiren işlerde iş sahibini olası risklere karşı uyarmakla da yükümlüdür. Sözleşme ve eklerine aykırı olarak imalât yapılmış olması halinde, imâlatın bu şekilde yapılması iş sahibi tarafından talep edilmiş olsa dahi yüklenici iş sahibine karşı genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemişse, yüklenici doğacak sonuçlardan kurtulamaz. İş sahibinin talimatının yerine getirilmesi halinde eserin, fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlanamayacağının iş sahibine ihbarı anlamına gelen genel ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmesine karşılık, iş sahibinin talimatında ısrar etmesi halinde ise, yüklenicinin sorumluluğundan söz edilemeyecektir. (Yargıtay-kapatılan-15 HD .../03/2016 tarih 2015/5794 E., 2016/1595 K. sayılı emsal kararı) Mahkemece Dairemiz kaldırma kararının gereği yerine getirilerek bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve raporda davalı şirket tarafından turbocharger üzerinde yetkili şirkette test yaptırıldığı ve herhangi bir bozukluk tespit edilmediği dikkate alındığında, araçtaki arızanın, turbochargerin milinin bozukluğu nedeniyle motora dolan yağın motorun aşırı ısıya maruz kalmasına yol açmasından kaynaklandığı yönündeki iddianın doğru kabul edilemeyeceği, arızanın davalı tarafça gerekliliği dile getirilmesine rağmen davacı tarafça değiştirilmeyen onun yerine taşlatılıp davalıya teslim edilen, taşlama kalınlığının azalması sonucu silindir hacminin küçülmesiyle motorun düzgün çalışma şartlarını ortadan kaldıran silindir kapağının neden olduğu hususları tespit edilmiş olup, dosya kapsamından davalının bu hususta uyarı görevini yerine getirmesine rağmen davacı tarafın değiştirme yerine taşlama işlemini yaptırmak suretiyle zarara neden olduğu, dolayısıyla davalının kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. O halde mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakta olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 m. uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının yatırana iadesine,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Karar tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 362/1-a maddesine göre KESİN olmak üzere... tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip