İşçilik alacakları davasında dosyanın takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılması kararının, davacının erişim ve adil yargılanma hakkı ihlali itirazlarına rağmen Yargıtay tarafından onanması.
Özet: İşçinin haksız fesihten kaynaklanan kıdem, ihbar, fazla çalışma ve diğer işçilik alacakları talebiyle açtığı davanın, ilk derece mahkemesince iki kez takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilip, bu kararın istinaf mahkemesince e-duruşma ve adil yargılanma hakkı ihlali iddialarına rağmen onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay; bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat getirerek, davacının açtığı davanın açılmamış sayılmasına yönelik kararı kesin olarak onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1155 E., 2025/1759 K.DAVA TARİHİ : 28.12.2021İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. İş MahkemesiSAYISI : 2024/615 E., 2024/659 K.SAYISI : 2023/524 E., 2023/526 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkili işçinin 05.10.2016-04.11.2018 tarihleri arasında davalı işverenliğin ...../..... şantiyesinde iş makinası operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesine davalı yanca haksız ve bildirimsiz olarak son verildiğini, tazminat ve sair işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile maddi ve manevi tazminat, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, talep edilen alacaklara hak kazanılamayacağını savunarak davaların reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyanın işlemden kaldırılması sonrasında yenilenmesine rağmen tekrar takip edilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararının yasal süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ikinci kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. E-Duruşma talep edilen dilekçede de mazeret talebinin olduğunu, buna dikkat edilmediğini,2. Duruşma talebi gönderildikten sonra fiilî katılımda problem yaşandığını, Mahkemeye de hiçbir şekilde ulaşılamadığını,3. Bütün bu olgulara rağmen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürülmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın açılmamış sayılması kararına ilişkin kararın usule uygun olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.