Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan İşçi Alacaklarında Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinin Ve İhale Makamının Sorumluluğunun Değerlendirilmesi
Özet: Sendika üyesi davacı işçinin, asıl işveren olarak nitelendirilen davalı kurum ile yüklenici şirketler arasındaki toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yemek, yakacak, bayram harçlığı, çocuk yardımı, direksiyon primi, ikramiye ve ücret farkı gibi işçilik alacaklarının tahsili talebiyle açtığı davada; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, davalı kurum ile yüklenici firmalar arasında İş Kanununa göre geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu ve bu nedenle davalı kurumun toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklardan sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, kararın icrasına ilişkin harç muafiyeti ve faiz başlangıç tarihlerindeki eksiklikleri düzeltip esastan davanın kabulüne hükmetmiştir. Davalı kurum ise temyiz başvurusunda, kendisinin sadece ihale makamı olup toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığını ve husumet eksikliği nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını iddia etmektedir. Temel uyuşmazlık, davalı kurum ile yüklenici şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren niteliği taşıyıp taşımadığı ve davacının talep ettiği toplu iş sözleşmesi alacaklarına hak kazanıp kazanmadığıdır.
9. Hukuk Dairesi         2026/659 E.  ,  2026/2886 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2643 E., 2025/2609 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/305 E., 2025/176 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının asıl işveren olduğunu, alt işveren ... İnşaat Temizlik Nakliye Gıda Petrol San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Yapı Tekstil Gıda Turizm Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Elektrik Yol Yapım ve Bakım Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.nin oluşturduğu Adi Ortaklık ile müvekkilinin üyesi olduğu Yol, Yapı, İnşaat İşçileri Sendikası arasında toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında ... tarafından 12.09.2019 tarihli ve 2019/255 Esas, 2019/398 Karar sayılı karar ile toplu iş sözleşmesinin uygulanmaya başlandığını, davacının sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinde düzenlenen alacakların işverence hiç ödenmediğini iddia ederek yemek yardımı, yakacak yardımı, bayram harçlığı, çocuk yardımı, direksiyon primi, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, sendikanın işçi adına dava açma yetkisinin araştırılması gerektiğini, İdarenin ihale makamı olduğunu, davacının rutin yol bakım ve onarım ile kar ve buz mücadelesi yapılması işine ait ihale kapsamında çalıştığını, ihalenin yapım ihalesi olduğunu, İdarenin ihale makamı olarak hak ediş ilanları ile ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, husumet itirazları bulunduğunu, ortak girişimi oluşturan şirketler ile İdare arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığından ve alacağa dayanak olan toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadıklarından toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ödeme yükümlükleri bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, sendika üyesi davacı işçinin 01.12.2018-31.08.2021 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca ödenmesi gereken fark ücret ve diğer işçilik alacaklarının işverence ödenmediği, arabuluculuk son tutanak tarihi ile sınırlı olarak hesaplama yapılmasının isabetli olduğu, aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu değerlendirilen davalı işverenlerin tüm taleplerden birlikte sorumlu olması gerektiği, bilirkişi raporunun mevcut delillere uygun ve itibar edilebilir nitelikte olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kurum ile davalı yüklenici şirketler arasında yol bakım, onarım ile kar ve buzla mücadele işlerinin yapılması yapım işleri hakkında hizmet alım sözleşmesi imzalandığı ve davacının bu sözleşme kapsamında işçi olarak çalıştığı, davalı Kurum ile ihbar olunan Şirketler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili maddelerine uygun geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu ve bu nedenle davacının hak kazandığı toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklardan davalı ... Müdürlüğünün sorumlu tutulmasının isabetli olduğu; ancak davalı Kurum harçtan muaf olduğu hâlde harç yükletilmesi ve karanın hüküm fıkrasında ikramiye, bayram yardımı, yakacak yardımı, çocuk yardımı alacakları için bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ise de atıf yapılan bilirkişi raporunda temerrüt tarihlerinin açıkça belirtilmemiş olması karşısında kararın infaza elverişli olmadığı, istinaf yoluna davacı yanca başvurulmadığı gözetildiğinde istinafa başvuranın sıfatına göre anılan alacaklar yönünden Dairece arabuluculuk son tutanak tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesinin zorunlu olduğu, bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, yapım işi ihalesi nedeniyle ihale makamı olduklarını, toplu iş sözleşmesinin tarafının ihbar olunan Şirketler olduğunu, kendilerinin sorumlulukları bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... ile ihbar olunan Şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olup olmadığı, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve davalı ... Müdürlüğünün bu alacaklardan sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.