Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde muvazaa iddiasıyla işçilik alacakları talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından bozulması ve uzman bilirkişi ile detaylı inceleme gerekliliği.
Özet: Davacının alt işveren işçisi olmasına rağmen asıl işveren konumundaki davalı ile alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu iddiasıyla açtığı işçilik alacakları davasında, ilk derece mahkemesinin muvazaa olduğuna hükmederek davayı kabul eden ve istinaf mahkemesince onanan kararına karşı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, taraflar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerliliğini ve işin davalı asıl işverenin asıl işi mi yoksa yardımcı iş mi olduğunu tam olarak belirleyebilmek amacıyla tanıkların yeniden dinlenmesi ve teknik bilirkişi marifetiyle keşif yapılması gibi yöntemlerle daha kapsamlı bir muvazaa araştırması yapılması gerektiği gerekçesiyle direnme kararını bozmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2026/1784 E.  ,  2026/1986 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2022/197 E., 2025/147 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : Zonguldak 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/387 E., 2016/321 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı .. Kurumu Genel Müdürlüğü (.. Genel Müdürlüğü) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... asıl işveren, dava dışı ... İnş. ve Tic. AŞ’nin (... AŞ) ise alt işveren olarak faaliyet gösterdiği işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız nedenle feshedildiğini, aradaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğunu ancak işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı ... ile dava dışı ... AŞ arasındaki hukukî ilişkinin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin ücretinin davalı ... Müdürlüğünde aynı işi yapan işçilerden az olamayacağını ileri sürerek muvazaaya dayanan alacakları ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalı ... Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinin işçisi olmadığını, yapılan ihale ile sözleşme konusu işin anahtar teslimi olarak ... AŞ’ye verildiğini, müvekkilinin asıl işveren olmadığından sorumluluğunun bulunmadığını, ... AŞ ile yapılan sözleşmeye göre de yüklenici işçiler ile ilgili malî ve hukukî sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında birleşen dava dilekçesini ve muvazaa iddiasını kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazının dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli kararı ile; davalı ... ile galerilerin ıslahı işini yapan dava dışı ... AŞ arasında hizmet alım sözleşmesi imzalanarak asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulduğu, davacı vekilinin muvazaa iddiasında bulunduğu, dosya kapsamında bulunan belgelerden de sözleşmede tarif edilen hizmet alımına konu işin, hazırlık denilen ve kömür üretim aşamasının bir parçası niteliğindeki davalı ... Müdürlüğünün asıl işi olduğu, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren bir iş olmadığı, dava dışı ... AŞ'nin gerekli ve yeterli uzmanlığa ve teknolojik alt yapıya sahip olmadığı, araç ve gereçlerin bir kısmını davalı ... Müdürlüğünden kiraladığı ve bu hâli ile üretimin bir parçası olan işin üstlenildiği, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2015/20268 Esas, 2016/4568 Karar sayılı kararı ile buna benzer pek çok içtihadı doğrultusunda davalı ... ile dava dışı ... AŞ arasındaki ilişkinin muvazaalı olması nedeniyle davacının baştan beri davalı ... işçisi olduğunun kabul edildiği davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 21.06.2018 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.01.2021 tarihli kararı ile; davacının tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, İlk Derece Mahkemesi kararının muvazaa araştırması yapılmasına yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli kararı ile; davalılar arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle önceki hükümde direnilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen 06.10.2021 tarihli kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2022 tarihli kararı ile; Özel Daire kararında da belirtildiği üzere gerekirse tanıkların yeniden dinlenmesi ve yine gerektiği takdirde konunun uzmanı teknik bilirkişi marifetiyle işyerinde keşif icra edilmek suretiyle dosya kapsamındaki tüm deliller ilgili mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirildikten sonra davalı Şirkete verilen işin ne olduğu, asıl iş veya yardımcı iş olup olmadığı ve böylece davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırmalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının, davalı ... Müdürlüğünden ihale alan alt işveren ... AŞ bünyesinde işçi olarak 24.03.2008-01.09.2014 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle sona erdiği, davalı ... ile ... AŞ arasındaki ilişkinin Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında muvazaalı kabul edildiği, davacı ... davalı Kurum arasında görülen iş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında muvazaa kabul edilerek ilgili dosyaların kesinleştiği, işbu kararların davacı bakımından kesin delil niteliğinde kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kabulü ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ile muvazaa olmadığının tespit edildiğini,
2. Davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, ... AŞ ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi de bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını
3. Emsal kararlar gereğince Yapım İşleri Şartnamesine göre ücret belirlenemeyeceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı ... ... AŞ arasındaki ilişkinin geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak kabul edilip edilmeyeceğine ve buna göre davacının çalışma süresinin başlangıcından itibaren davalı ... Müdürlüğünün işçisi sayılıp sayılmayacağına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve Dairemizce emsal nitelikteki dava dosyalarında davalı ... ile dava dışı ... AŞ arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu kabul edilmekle birlikte davacı tarafından açılan iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında; uyuşmazlık konusu dönem bakımından davalı ... ile dava dışı ... AŞ arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve davacının TTK Genel Müdürlüğü işçisi olduğu kabul edilmiş olup sözü edilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesince onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.