İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi, önceki kullanıma dayalı kötüniyetli marka tescili ve ürün taklidi nedeniyle açılan hükümsüzlük davasını inceliyor.
Özet: Davacı, eski yetkili satıcısı olan davalının, kendi ürününü tanımlayan ve uzun süredir kullandığı "-----------" ibaresini kötüniyetli bir şekilde marka olarak tescil ettirerek ürününün tasarımını taklit etmesi nedeniyle, davalı adına tescilli "-----------" markasının öncelikli kullanım ve kötüniyet gerekçeleriyle hükümsüzlüğünü talep ederken; davalı ise kendi geliştirdiği temizlik ürünlerini "----------" markası altında pazarladığını ve davaya konu "-----------" markasının ise on yılı aşkın süredir tescilli olup kendi markası olduğunu savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/185 EsasKARAR NO : 2026/84DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 29/09/2023KARAR TARİHİ : 04/06/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2021 Şubat ayından beri '-----------' isimli ürünü --------- platformu üzerinden satmaya başlamış ve zaman içinde tepe noktaya çıkarak şuan pek çok market ve online satış sitesi üzerinden 7500.000 ünitenin üzerinde satış yaptığını, Davalı --------- ise --------- online satış platformunda -------- markalı rünler satılması için noter huzurunda yetki verilmiş ve davalı Müvekkil adına ---------- üzerinden ---------- markaları ürünleri satmış olduğunu, Davalının Müvekkil şirket tarafından ürettirilmeyen ürünleri ---------- markası adına altında fason şekilde üreterek sattığının öğrenilmesi üzerine ise 04.07.2022 tarihinde tüm izinleri iptal edilmiş ve davalının satıcı sıfatının sona erdirilmiş olduğunu, davalının yetkili satıcı olarak yaklaşık | sene 5 ay satış yapmış ve bu ünvanı 04.07.2022'de sona erdirilmiş olduğunu, Sonrasında davalının --------- ismi adı altında tamamen Müvekkil'in '-----------' isimli ürünün taklit ederek '-----------' isimli ürününü piyasaya sürmüş olduğunu, Müvekkiline ait ürün, gerek tasarım, gerek şekil ve gerekse şişe üstü yazıları ile --------- ilk kez kullanılmış olmakla, bütün --------- doğrudan ayırt edici bir özellik kazanmış ve yukarıda belirttiğimi gibi 750.000 üzerinde satış rakamı elde ettiğini, Davalının kötüniyetli olarak müvekkiline ait şişe tasarımını kopyalayarak aynı satış mecrası üzerinde Müvekkilinin yerleşmiş müşteri kitlesinde karışıklık yaratarak satışlarında menfaat elde etmeye çalıştığını, Davalı aleyhinde ---------- D.Is Sayılı dosyasında ; davalının müvekkiline ait tescilsiz şişe tasarımını kullandığının tespiti ile önlenmesi için tedbir talep edildiğini, yapılan tespit sonucunda davalının müvekkile ait şişe tasarımını kullandığı tespit edilerek ilgili şişenin kullanılmaması hususunda tedbir kararı verildiğini, tedbir kararının ardından müvekkilinin bu doğrultuda uğradığı zararın tazmini için --------- E. Sayılı dosyasıyla dava ikame edilmiş olduğunu, Müvekkilinin 2021 Şubat ayından beri '---------' isimli ürünü --------- platformu üzerinden satmaya başlamış ve zaman içinde tepe noktaya çıkarak şuan pek çok market ve online satış sitesi üzerinden 750.000 ünitenin üzerinde satış yaptığını, davalının sonrasında müvekkiline ait ürünü tanımlayan ve müvekkil tarafından baştan beri kullanılan " “---------” “----------” ibareleri için marka başvurusu yaptığını, “----------” ibareli ---------- başvuru numaralı marka için Türk Patent Enstitüsü nezdinde eskiye dayalı kullanım nedeniyle itirazlarının yapıldığını ve itirazların inceleme aşamasında olduğunu, Davaya konu "-----------" markasının ise 10.09.2023 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, işbu markanın SMK 6/3 maddesi gerekçesiyle hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkilinin 2021 yılı şubat ayında piyasaya sürüldüğünü, Davalının ise ilgili ürünün tek satıcısı olarak 04.07.2022 yılına kadar ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, Davaya konu "----------" markası için davalının marka tescil başvuru tarihi 10.02.2022 tarihi olup, davalı müvekkilin ürünlerinin satışını yaptığı sırada müvekkilin ürünlerinde kullandığı ürünü tarif edici nitelikteki ve ürünle özdeşleşmiş ibareyi marka olarak tescil ettirmek istediğini, kötüniyetli olduğunu, Davalıya ait --------- Başvuru Numaralı "-------------" ibareli markanın SMK 6/3 ve 6/9 nisbi red sebepleri doğrultusunda SMK 25. Maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin temizlik sektöründe ürünleri üretmek ve pazarlamak istediğini, üreteceği ürünleri ise ---------- isimli marka ile geliştirmeyi planlamış olduğunu, bu düşüncesini hayata geçirmiş ve üretmiş olduğu ürünlerin her unsurunu; şişe, fısfis (trigger), etiket, ambalaj, ambalaj üzerinde yazılan yazılar ile bu ürünün hangi e ticaret platformunda satışa sunulacağından tanıtımına kadar her türlü iş ve işlemleri kendisi bizzat gerçekleştirdiğini, markasının da ---------- olmasına bizatihi kendisi karar verdiğini, Akabinde müvekkilinin üretmiş olduğu ürünleri --------- olan e ticaret mağazasında satışa sunduğunu, ----------- isimli markanın ------------ başvuru numarası ve 07.06.2010 başvuru tarihi ile kuruma müracaat edilmiş ve 03.08.2011 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, bu markanın temizlik sektörü ile ilgisi bulunmadığını, on yılı aşkın süredir kullanılmayan ----------- markasını, ---------- markasının altında kullandığını, Müvekkilinin esas olarak ------------ markası ile ürünlerini tanıtmak istemiş: yukarıda izah edilen sebeplerle ---------- markasına da ürünleri altında yer verdiğini, asıl geliştirmek istediği markanın ---------- olduğunu, bu iki kelimenin anlamlarına da bakıldığında temizlik sektöründe üretilen bir ürünün ---------- markası adı altında piyasaya sürülmek isteneceğinin açıkça anlaşıldığını, Daha önce kendisin tanıdığı ve hatta ailelerinin de birbirinini tanıdığı davacı şirketin sahibi ---------- da yalnızca finansal konularda müvekkilne yardım etmiş olduğunu, markanın geliştirilmesi hususunda tüm fikri ve sınai hakların davalıya ait olduğunu, taraflar arasındaki bahse konu markanın geliştirilme evresinde --------- isimli uygulama üzerinden yapılan mesaj kayıtlarının hala müvekkilinin telefonunda kayıtlı olduğunu, bu yazışmalarda müvekkilinin ;Tesimlerde görülen etiketleri kendisinin tasarladığını ve kendisinin etiket içerisinde bulunan yazıları kendisi meydana getirdiğini, kendi fikri hakları olduğunu gösterir yazışmaların olduğunu, Bu ürünün tüm tasarım ve reklamlarının müvekkilimce yapıldığı ve --------- markasının da müvekkili tarafından ortaya konulduğğunu, piyasaya arzından önce davacı şirketin sahibi olan ---------- ait cep telefonu numarasından 04.01.2021 tarihinde yapılan yazışmada müvekkilinin bahse konu ürünü ayakkabılarında denedikten sonra çektiği videoyu ---------- paylaşıp bu ürünü üretmek istediğini söylediğini, bunun yanında ürünün tanıtımı için ---------- müvekkilimin arkadaşı olan ---------- bu ürünün tanıtımını yapması için gönderilmiş olduğunu, Yine, yapılan yazışmada davacı yan, etiketlerin üzerine ne yazılacağını sormuş ve müvekkilim cevap olarak ---------- ibaresinin yazılacağını söylemiş olduğunu, yapılan yazışmada bulunan diğer ibareler ise yukarıda bırakılan ürünün türevlerinde kullanılmış olduğunu, Müvekkilinin 22.01.2021 tarihinde davacı ile yapmış olduğu yazışmada resmi sunulan fisfislar (trigger) hakkında yapılan yazışmada triggerleri ve rengini müvekkilimin seçtiğini ispatladığını, Yine 05.01.2021 tarihli konuşmada etiket tasarımlarını müvekkilimin yaptığını, ürünler üzerinde ----------- yazılmasını ve şişenin neresine yazılması gerektiği hususları tamamen müvekkili tarafından yapıldığının ispatı olduğunu, Müvekkilinin tek hatasısının ürün üzerine kendisine ait olamayan ---------- markasını yazması olduğunu, ürün üzerinde --------- ve ---------- markaları yer aldığını, davacının bahse konu ürünleri üreten ya da pazarlayan kişi olmadığı, yalnızca müvekkiline yardım ettiğini, davacı şirket yetkilisinin, her yazışmasında sürekli müvekkilime "abla", eşine "abi" demesi, yapılacak her iş ve işlem için müvekkilinden yetki ve izin alması, her meselede müvekkiline danışmasının bunu gösterdiğini, Dava dilekçesinde belirtilen ve beyanname ile e satış platformlarının talebi ve müvekkilinin kullanmış olduğu ----------- markasının yasal olarak kullanabilmesi için o tarihteki marka sahibinden aldığını, beyannamenin, kesinlikle ürünün satışı için verilen bir yetki olmayıp, e-ticaret mağazalarının talebi olduğunu, iş bu beyannamenin tarihi itibariyle müvekkilinin üretmiş olduğu ürünlerin dışında ------------ piyasaya sürmüş olduğu herhangi bir , akrabalık ilişkileri, eskiden kalma tanışıklıkları ailelerin birbirini tanıması dolayısıyla kendisine güvendiğini, Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, davalı adına tescilli ---------- numaralı ------------ ibareli markanın SMK 6/2, 6/3, 6/9. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı oluşup oluşmadığı konusundadır. Mahkememizde aldırılan 29.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak özetle; Tarafların müşterek hareketle, emek ve sermayelerini ortaya koyarak “----------” markalı ürünlerin ticareti amacıyla bir araya geldiği ve müşterek çalışma sırasında “----------” markasının ilk olarak davalı ------------ tarafından “kod numarası” yerine “ürün ismini” ifade etmek amacıyla kullanılmak üzere önerildiği, --------” markasının 2021 yılı boyunca davacı ve davalının ortak çalışması neticesinde marka etkisi doğuracak şekilde kullanıldığı, bu kullanımın 03. Sınıfın 01 alt sınıfında yer alan “beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler; deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri” ve 6. alt sınıfında yer alan “deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.” kapsamında bulunduğu, “----------” ibaresinin hükümsüzlüğü talep edilen ---------- sayılı “----------” markasının başvuru tarihi olan 10.02.2022 öncesinde hitap ettiği kitle nezdinde belirli bir bilinirlik kazandığı, tarafların “----------” markası üzerinde birlikte ve ortak hak sahipliğinin bulunduğu Dosya kapsamında davalının davacının ticari vekil ya da temsilcisi olduğuna yönelik iddiayı kanıtlar yeterli delil bulunmadığı, somut olayda SMK md. 6/2 koşullarının oluşmadığı, Davalının, tarafların üzerinde ortak hak sahipliği bulunduğu “-----------” markasını ortak çalışmanın devam ettiği 10.02.2022 tarihinde davacıdan habersiz kendi adına tescil ettirmiş olmasının dürüst ticaret ilkeleri ile bağdaşmadığı kanaatine ulaşıldığı, kötü niyet konusunda hukuki değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olduğuna dair raporunu sunmuşlardır. Mahkememizde aldırılan 02/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak özetle; Davacı ve davalı arasında SMK 6/2 anlamında ticari vekil veya ticari temsilci ilişkisi bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davaya konu ----------- no ile tescilli ---------- sayılı markası markanın SMK6/2 ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı Davacının sözkonusu markayı ilk olarak kullandığı tespiti veya tarafların marka üzerinde ortak hak sahibi olduğunun Mahkemece tespiti halinde davalının davaya konu --------- no ile tescilli ---------- sayılı markanın davacı tarafından veya birlikte ihdas edildiğini bildiği, buna rağmen sözkonusu başvuruyu yapmış olduğu, bu başvurunun iyiniyetli yapıldığının kabul edilemeyeceği ve markanın SMK 6/9 ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu kanaatimiz oluşmuşsa da, bu hususta nihai hukuki değerlendirme ve takdir hakkı mahkemenize aittir.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı adına tescilli ---------- numaralı ----------- markasının gerçek hak sahipliği ve kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olup davalı tarafından markanın gerçek hak sahibinin davalı olduğu markanın da davalı tarafından bulunduğu belirtilerek davanın reddinin talep edildiği, gerçek hak sahipliği iddiası olduğundan mahkememizce tanık dinlenmesine karar verildiği, dinlenen davacı tanıklarından ---------- alınan beyanında davalının davacı şirketin ilk bayiisi olduğunu, davalının arkadaşlarına danışarak ---------- markasını bulduğunu, daha sonra davacı şirket yetkililerine önerdiğini daha sonra davacı şirketin mal tedariki yaptığını, dava konusu markayı ilk bulup kullananın ----------- şeklinde beyanda bulunduğu, diğer davacı tanığı ---------- alınan beyanında 2021 yılında çalıştığı şirketin ----------- markasını kullandığını bu markayı kullanması için davalıya izin verildiğini, şirket sahibini tanıdığı için kendisinin bu hususları anlattığını beyan ettiği, diğer davacı tanığı ----------- alınan beyanında, davacı şirkette işe başladıktan sonra 2021 yılında daha sonra ürün satışının devam ettiğini, o dönemde sadece davalının anlaşmalı bayii olarak satış yaptığını, davalı tanığı ----------- alınan beyanında, davalının eşini tanıdığı, 2020 yılında ilk önce --------- markası olduğunu daha sonra --------- olarak değiştirdiğini, markayı ilk kullananın ---------- olduğunu, diğer davalı tanığı ----------- ise davalının eşi olduğu, alınan beyanında ---------- markasını eşinin bulduğunu, satış yapabilmek için davacı ile işbirliği yaptıklarını, bu şekilde beyanda bulundukları, aldırılan 29/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç itibariyle, tarafların müşterek olarak emek ve sermayelerini ortaya koyarak bir araya geldikleri, tarafların marka üzerinde birlikte ve ortak hak sahibi olduğu yönünde görüş bildirildiği, daha sonra aldırılan 02/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda ise sonuç olarak tarafların marka üzerinde birlikte ve ortak hak sahipliğinin bulunduğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davaya konu davalı adına tescilli ----------- numaralı ----------- ibareli markanın 03 ve 35. Sınıfta 10/02/2022 tarihinden itibaren tescil edildiği, taraflarca sunulan --------- yazışmaları ve buna ilişkin aldırılan bilişim bilirkişisi raporları incelendiğinde davaya konu marka isminin davalı tarafından önerildiği, davacı tarafından da bu durumun kabul edildiği, bu şekilde ticari faaliyete başladıkları, davacı şirketin ticaret unvanının esas unsurun ----------- olduğu yine davacı şirket yetkilisi olan-------- ---------- ibareli --------- numaralı markanın 35. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, taraflarca birlikte ticarete konu edilen ürünler incelendiğinde, temizlime spreyine ilişkin ürünler olup ürünler üzerinde ---------- ibaresi ile birlikte --------- markasının da bulunduğunun tespit edildiği, bu şekilde taraflarca ortak olarak ticari faaliyette bulundukları yine dinlenen tanık beyanları değerlendirildiğinde , ---------- isminin davalı tarafından bulunduğu fakat bu marka kullanımının taraflarca ortak olarak gerçekleştirildiği, hem tanık beyanları hem de bilirkişi raporuna göre davacı şirketin ------------ markasını davalıdan önce kullandığına dair tespit yapılamadığı, bu nedenle gerçek hak sahipliğine dayalı SMK 6/3. Maddesi uyarınca talep edilen hükümsüzlük iddiasının reddine karar vermek gerektiği, kötü niyetli tescil yönünden ise dosya içerisindeki ---------- yazışmaları tanık beyanları ve bilirkişi raporlarına göre ----------- ibaresinin davalı tarafından önerildiği, davalı tarafça bu durumun kabul edildiği, birlikte ticari faaliyete başladıkları, ürünler üzerinde ----------- markası yanında ------------ markasının da bulunduğu, taraflarca ortak olarak ----------- markası üzerinde markayı birlikte maruf hale getirdikleri ve dosya kapsamına göre marka üzerinde eşit oranda hak sahibi olduklarının anlaşıldığı fakat davalı tarafından davacıya haber verilmeksizin veya rızası alınmaksızın markanın tek taraflı olarak kendi adına tescil ettirildiği bu tescilin mahkememizde oluşan kanaate göre Medeni Kanunun 2. Maddesi olan dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle SMK 6/9. Maddesi uyarınca kötü niyetli tescil sebebiyle markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilerek neticeten davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:HÜKÜM:Davanın KABULÜ ile, davalı adına tescilli -----------numaralı markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne,1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 462,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan toplam 10.216,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026