Dijital varlıkları gasp eden eski yöneticilere karşı açılan haksız rekabet davasında ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesine dair istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, eski yöneticileri olan davalıların şirketine ait dijital varlıkları (alan adları, e-posta hesapları, sunucular) hukuka aykırı olarak ele geçirip kullanarak haksız rekabet oluşturduğu ve ticari itibarını zedelediği iddiasıyla, bu varlıkların iadesi ile müdahalenin menini ve özellikle dijital varlıklar üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi, talebin muğlaklığı, idari başvuru yollarının mevcudiyeti ve iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarının potansiyel varlığı gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talebini reddetmiştir.

T.C. ... BAM ... DAİRESİ

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ... TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : ...
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-... - ...,
2-... - ...,
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... ile davalılar arasında uzun yıllardır devam eden bir iş ilişkisi bulunmaktayken şirketin muhasebe kayıtlarında tespit edilen düzensizlikler, çeşitli sorunlar ve özellikle sahte fatura kullanıldığına dair bulgular sonucunda bu iş ilişkisi son bulduğunu, davalılardan ..., diğer Davalı ...’ın oğlu olmakla birlikte, ... ile arasında fiili bağ bulunan İs Kaiser Endüstriyel Temizlik İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nde yönetim kademesinde yer aldığını, bu şirkette yönetim kurulunun olağanüstü genel kurul çağrısı yapabilmesi ve gerekli kararları alabilmesi için diğer yönetim kurulu üyesi olan Davalı ...’ın da imzası gerektiğini, buna rağmen ...'ın bu çağrıya ve genel kurul gündem kararına hiçbir şekilde yanıt vermediğini, gerekli yönetim kurulu değişikliği kararının alınmasını engelleyerek fiili bağ bulunan şirketin kurumsal işleyişini sekteye uğrattığını, bu nedenle ... ... Mahkemesi ... E. - ... K. sayılı davasında Olağanüstü Genel Kurul İstemi Kabul Edilmiş, Mahkeme kararı ... tarihinde kesinleştiğini, davalılar ticaret sicilinde müdürlükten azil işleminin bir kaç gün süreceğini bilerek ve gözeterek halen görevleri devam etmekteymiş gibi şirket malvarlığını, banka hesaplarındaki paralarını, araçlarını, diğer kıymetli eşya ve özellikle şirketin dijital varlıklarını gasp ederek hukuka aykırı olarak kendi uhdelerine aldıklarını, bu dijital varlıklar üzerinde tasarruf yetkilerini hukuka aykırı şekilde ellerinde tutmaya başladıklarını, bu kapsamda ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... sayılı soruşturma dosyası devam ettiğini, davalıların fiilleri sonucunda müvekkil şirketin dijital varlıkları üzerindeki tasarruf imkanları ortadan kaldırılmış; müşterilerin yanlış yönlendirilmesine, ticari itibarlarının sarsılmasına ve ciddi maddi kayıplara sebebiyet verildiğini, davalıların, müvekkili şirketin müşterilerini kendine veya farklı yönlere çekerek, dijital varlıkları kullanarak ve e-posta trafiğini engelleyerek yahut saptırarak haksız menfaat sağladığını eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalılarca fiilen el konulmuş veya müvekkil şirketin kullanımına kapatılmış bütün dijital varlıkların derhal iadesi gerektiğini, uğranılan zararların büyümesinin önlenmesi amacıyla dava süresince ihtiyati tedbir yoluyla söz konusu domainin Türkiye’den erişime kapatılması, davalıların kullanımının durdurulmasını ve davalıların, müvekkil şirkete ait e-posta hesaplarına, sunuculara , söz konusu dijital varlıklara yönelik her türlü engelleme veya yönlendirici işlem yapma yetkilerinin engellenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların müvekkil şirkete ait her türlü dijital varlık üzerindeki hukuka aykırı müdahalelerinin tespitine, haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin ivedilikle men’ine, müvekkili şirkete ait domain, server/host bilgileri, kurumsal e-posta hesapları, bunlara ait tüm yedeklerin ve bütün dijital varlığın eksiksiz şekilde davalılardan müvekkil şirkete iadesine / devrine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Dava dilekçesinde, davacı tarafça hangi domain ve e posta adresleri bakımından tedbir talep edildiği tereddüde yer vermeyecek açıklıkta belirtilmediği, bu nedenle genel ve muğlak ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununu uyarınca hazırlanan İnternet Alan Adları Yönetmeliği uyarınca, davacı şirket adına tesçilli olan adreslerin fiilen kulanımına ilişkin şifre ve sair hususların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna idari başvuru ile ihtiyati tedbir konusu sonucun alınabileceği, diğer yandan davacının belirttiği adreslerin ve alan adlarının şirket bünyesinde olması halinde buna ilişkin şirket yetkililerinin tasarrufunda olduğu, ayrıca tescilli olmadığı gibi davacı şirket yetkililerinin fiilen tasarrufu altına olmayanlar bakımında ise iyiniyetli 3.kişilerin hak sahibi olmasının mümkün olması ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde zarar görebileceği değerlendirilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; tedbir talebinin BTK'dan istenebileceğine dair bir zorunluluğun olmadığını, açıkça hangi internet adreslerine erişimin engellenmesinin talep edildiğinin açıklandığını, talebin muğlak olmadığını, yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiğini, tedbir istenen domain alan adının ve e-postanın davacı şirkete ait olduğunu, bunlara ait giriş bilgilerinin davalıların ellerinde olduğunu, davacı şirketin, müşteri bilgilerine ulaşamadığını, internet sitesine erişemediğini, e-postalarını kullanamadığını, bundan dolayı telafisi güç zararları oluştuğunu, ticari faaliyetlerin sekteye uğradığını, tedbirin kabulü halinde 3. Kişilerin zarara uğramasının söz konusu olmadığını, zira url adreslerinin zaten davacı şirkete ait olduğunu, tüm bu nedenlerle teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile dijital varlıkların iadesi istemi olup, talep ise davacıya ait internet adresine ve e-posta hesaplarına erişimin engellenmesi, davalıların dijital varlıklara yönelik tüm yetkilerinin kaldırılmasına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda, davacı taraf, davalıların şirket yönetim kurulu üyesiyken, şirkete karşı gerçekleştirdikleri usulsüz iş ve işlemler nedeniyle işlerine son verildiğini, ancak bu karşın şirkete ait internet domain adreslerinin, sunucu hizmetlerine erişimin, kurumsal e-posta adreslerinin ve bu hesaplara ait tüm yedeklerin davalıların kendi uhdesinde tuttuklarını, bu nedenle şirketin ticari faaliyetlerini sağlıklı şekilde sürdürmesinin engellendiğini, bu nedenlerle davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti ve önlenmesi ile davacı şirkete ait www.maxxpower.com.tr alan adlı domain dahil olmak üzere tüm domainlerin Türkiye’den erişime kapatılmasını ve davalıların bu domain üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılmasını, ayrıca davalıların, davacı şirkete ait e-posta hesaplarına ve sunuculara (server) ve söz konusu tüm dijital varlıklara yönelik her türlü engelleme veya yönlendirici işlem yapma yetkilerinin engellenmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.
HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir". Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir.
Bu itibarla, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, HMK'nın 389. maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği, mahkeme ara kararındaki tespitlerin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) İstinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-) Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-) Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-f hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...
...
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)