Bölge Adliye Mahkemesinde görülen, arsa tahsis sözleşmesinin iptali nedeniyle tapu iptali, tescil, ödenen bedellerin iadesi ve inşaat maliyetlerinin tazmini davasında görevsizlik kararına karşı istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket tarafından, davalı tarafın, davacıya tahsis ettiği ve üzerinde inşaat başlattığı arsanın tahsisini tek taraflı olarak iptal etme kararına karşı açılan davada, davacı şirketin arsa bedellerini tamamen ödediğini, pandemi gibi mücbir sebeplerle gecikmeler yaşanmasına rağmen önemli yatırımlar yaparak inşaat gerçekleştirdiğini belirterek, öncelikle tahsis iptali kararlarının hükümsüz kılınmasını, bu mümkün olmazsa ödenen arsa tahsis bedelleri, üyelik aidatları, altyapı giderleri ve yapılan inşaatların maliyetlerinin ticari faiziyle birlikte iadesini talep ettiği ve yerel mahkemenin görevsizlik nedeniyle davayı usulden reddetmesi üzerine davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : BAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :DAVACI : 1- DAVALI : 1 -DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın mahkemenin görevsizliği nedeni ile usulden reddine dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil eden şirket ile ...arasında ... tarihinde imzalanan arsa ... sözleşmesi ile ... İli, ... İlçesi, ... parsel sayılı ... m2 miktarlı taşınmaz vekil eden şirkete ... edildiğini, arsa ... kararına rağmen vekil eden şirketin tahsisi yapılan arsayı kullanılması ve inşasının engellendiğini, ... tarihli ... Sözleşmesinden sonra ... tarihli ve 20.01.... tarihli ... Sözleşmeleri yenilendiğini, davalının ... yılına kadar söz konusu alanı alt yapı çalışmaları tamamlanmadığından imar durumu belirlenmediğinden hiçbir üyeye kullandırtmadığını, diğer tüm üyeler gibi vekil eden şirket de ilk inşa faaliyetine ... yılında başladığını, 20.01.... tarihli Satış Vaadi Sözleşmesine göre vekil eden şirketin davalıya ... yılı için 58.914,72TL, ... ve ... yılları için ....760,00’şarTL ve ... yılında da 28.667,63TL olmak üzere toplam 293.862,35TL olan sözleşmede kararlaştırılan bedelin tamamını ödediğini, esas olan 20.01.... tarihli Satış Vaadi ile Taksitli ... Sözleşmesi imzalandıktan sonra 10.10.... tarihinde Yapı Ruhsatı Verilmiş bu yapı ruhsatı ile birlikte vekil eden şirket tarafından söz konusu parselde işlemler başlatıldığını, vekil eden şirketin vekil eden şirketin bugüne kadar ... ara katı olan soket ve atıl çalışmaları bitmiş bir inşaat yaptığını, yine aynı parsel üzerinde ... olarak 48x30 eninde 1440 m2 zemin tabanı olan inşaat başlatıldığını, İnşaatlar devam ederken 2020 yılında pandemi sebebiyle yaklaşık 2 sene boyunca inşaatın yapım işlemleri gerek tamamen gerekse kısmen ilan edilen sokağa çıkma yasakları ve diğer tedbirler kapsamında durduğunu, bu durum mücbir sebep olarak vekil eden şirketin gereğini yapmasını engellediğini, ancak ortada herhangi bir sebep yokken ....07.... tarihli .../... nolu Yönetim Kurulu Kararı ile Arsa Tahsislerinin İptali edilmesine karar verildiğini, bu kararın da ... 2. Noterliğinin 6012 yevmiye nolu 30.07.... tarihli İhtarnamesi ile vekil eden şirkete bildirildiğini, ihtarname vekil eden şirkete 01.08.... tarihinde tebliğ edildiğini, Davalı Yönetim Kurulu 28.08.... tarihinde yeniden toplanmış ....07.... tarihli .../... nolu arsa ... iptal kararının devamına karar verdiğini, vekil eden şirketin ortakları bunca yıldır bir işletme sahibi olacağı inancıyla ortaklarına ait şahsi mallarına satarak yatırım yaptığını, hatta ... yılı Ocak ayında verilen uzatma kararından sonra işlemler hız kazanmış tahsisi yapılan taşınmaz üzerindeki yapıların tamamlanması için birden fazla sözleşmeye imza attığını ve borç altına girdiğini belirterek öncelikle davalı Yönetim Kurulunun ....07.... tarihli .../... karar nolu Arsa Tahsisinin İptali kararının ve bu karardan sonra verilen 28.08.... tarihli .../... karar nolu Arsa Tahsisinin İptali Kararının devam kararının iptalini bu taleplerinin mahkemece kabul edilmediği takdirde öncelikle 2010 yılından ... yılına kadar ödenen arsa ... bedellerini davalı şirket hesabından sorgulanarak belirlenmesini ve 20.01.... tarihli Satış Vaadi Sözleşmesine göre vekil eden şirket davalıya ... yılı için ... TL, ... ve ... yılları için ....760,00’şar TL ve ... yılında da ... TL olmak üzere davalıya ödenen toplam 293.862,35TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte vekil eden şirkete iadesine karar verilmesini, ayrıca taşınmaz üzerinde inşa edilen ... 2550 m2 ve 1000 m2 ara katı olan soket ve atıl çalışmaları bitmiş bir inşaat ile yine aynı parsel üzerinde ... olarak 48x30 eninde 1440 m2 zemin tabanı olan inşaat başlamıştır. İnşaatın 50x3 metre eninde perdesi 3500 m2 hafriyat ve bütün soketlerinin hafriyatı yapılmış ve inşaatın bitirilmesi için gerekli tüm malzemeler satın alınmış olup yapılan bu yapıların ve alınan ürünlerin maliyetlerin bilirkişi marifetiyle yapılacak hesaplama ile ileride belirlenmek üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte vekil eden şirkete ödenmesini, yine üyelik aidatı adı altında ve alt yapı masrafı olarak davalıya ödenen (3 yıl boyunca her yıl 60.000 TL’nin ) meblağın davalı şirket hesabından sorgulanarak ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile vekil eden şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, eldeki dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğunu, davacının arsa tahsisi osb uygulama yönetmeliğinin 60/1/b maddesi uyarınca anılan maddede belirtilen emredici sürelerin geçmesi nedeniyle yönetmeliğe uygun olarak iptal edilmiş olduğunu, her ne kadar osb uygulama yönetmeliğinin 60/2. maddesinde arsa tahsisi gerçekleştirilen katılımcıların yönetmelikte belirtilen sürelerinin dolması halinde ve makul sebeplerin varlığı halinde sürelerin '' uzatılabileceği '' belirtilmiş ise de bu yönetmelik hükmü emredici nitelikte olmadığı gibi davacının kabul edilebilir bir makul sebebi de bulunmamadığından davacının işyeri açma ve çalışma ruhsat süresi ile yapı ruhsatı alma süresi daha önce uzatılmış olup, osb yönetim kurulunun başkaca bir süre uzatım yetkisi bulunmadığını, davacının yapı ruhsatının süresi dolmuş olup yenilenmemiş olduğunu, arsa ... iptalleri ile ilgili olarak alınan yönetim kurulu kararı ile ilgili T.C. ... Bakanlığına görüş sorulmuş, 7 firma ile ilgili gerçekleştirilen arsa tahsislerinden yalnızca 1 tanesinde hata olduğu tespit edilmiş ve hatalı olan arsa ... iptalinden rücu edilmiş olduğunu, davacı yanın ... nezdinde süre uzatım için başvuru yapmış olup, bu başvurusu da bakanlık nezdinde reddedilmiş olduğunu, eldeki davanın Türk Hukuk Mevzuatında yeri bulunmadığını, davacın yanın arsa ... bedeline ilişkin talebinin muaccel olmadığını, davacının vekileden ... ... Sanayi Bölgesine ödediğini iddia ettiği aidat bedellerinin iadesine ilişkin hukuki bir düzenleme olmadığı gibi talep edilebilmesi de mümkün olmadığını, davacının taşınmaz üzerine inşa edildiğini iddia ettiği yapılar fabrika inşaatı ile ilgisi olmayan ruhsatsız yapılar olup, bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığı gibi Osb Uygulama Yönetmeliğinin 44. Maddesi uyarınca anılan ruhsatsız yapılar yıkım sürecine girmiş olduğunu, davacının arsa ... iade bedelinde haciz şerhleri mevcut olup, arsa ... iade bedelinin davacıya iadesi de mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davacının haksız ve yersiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; HMK.'nın 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 6100 S. HMK'nın 20/1 mad. gereğince süresi içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde HMK 20/1 mad. gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; davacının arsa tahsisi OSB Uygulama Yönetmeliğinin 60/1/B Maddesi uyarınca anılan maddede belirtilen emredici sürelerin geçmesi nedeniyle yönetmeliğe uygun olarak iptal edilmiş olduğunu, her ne kadar OSB Uygulama Yönetmeliğinin 60/2. Maddesinde arsa tahsisi gerçekleştirilen katılımcıların yönetmelikte belirtilen sürelerinin dolması halinde ve makul sebeplerin varlığı halinde sürelerin '' uzatılabileceği '' belirtilmiş ise de bu yönetmelik hükmü emredici nitelikte olmadığı gibi davacının kabul edilebilir bir makul sebebi de bulunmadığını, nitekim davacının işyeri açma ve çalışma ruhsat süresi ile yapı ruhsatı alma süresi daha önce uzatılmış olup, Osb Yönetim Kurulunun başkaca bir süre uzatım yetkisi bulunmadığını, davacının yapı ruhsatının da süresi dolmuş yenilenmemiş oludğunu, arsa ... iptalleri ile ilgili olarak alınan yönetim kurulu kararı ile ilgili T.C. ... Bakanlığına Görüş sorulmuş, 7 firma ile ilgili gerçekleştirilen arsa tahsislerinden yalnızca 1 tanesinde hata olduğu tespit edilmiş ve hatalı olan arsa ... iptalinden rücu edilmiş olduğunu, davacı yanın T.C. ... Bakanlığı nezdinde süre uzatım için başvuru yapmış olup, bu başvurusu da bakanlık nezdinde reddedilmiş olduğunu, eldeki davanın Türk Hukuk mevzuatında yeri bulunmadığını, davacı yanın arsa ... bedeline ilişkin talebi muaccel olmadığını, davacının vekileden ... ... Sanayi Bölgesine ödediğini iddia ettiği aidat bedellerinin iadesine ilişkin hukuki bir düzenleme olmadığı gibi talep edilebilmesi de mümkün olmadığını, davacının taşınmaz üzerine inşa edildiğini iddia ettiği yapılar fabrika inşaatı ile ilgisi olmayan ruhsatsız yapılar olup, bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığı gibi OSB Uygulama Yönetmeliğinin 44. Maddesi uyarınca anılan ruhsatsız yapılar yıkım sürecine girmiş olduğunu, davacının arsa ... iade bedelinde haciz şerhleri mevcut olup, arsa ... iade bedelinin davacıya iadesi de mümkün olmadığını, davacı yanın yalnızca osb yönetim kurulu kararının iptalini talep etmemiş, bir takım ticari mahiyette olan alacakların da tahsiline karar verilmesini talep etmiş olduğunu, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili ve görevli olduğunu, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun kabulü halinde ise yetki itirazı doğrultusunda yetkili mahkemeler, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri değil, vekiledenin yerleşim yeri mahkemeleri olan ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, açıklanan nedenlerle ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.09.... tarih ve ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, sayın Başkanlığınız bu aşamada görevli Mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna kanaat getirmesi halinde ise Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına ve görevli ve yetkili Mahkemelerin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, ....07.... tarihli .../... nolu Yönetim Kurulu Kararının ve 28.08.... tarihli .../... karar nolu kararı ile verilen devam kararlarının iptalini, olmadığı takdirde aidat/arsa ... bedeli ile zararın tazmin istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemesinin görevli olup olmadığı hususudur. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari olup, TTK 5/1 maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. 6762 Sayılı TTK'nın yürürlükte bulunduğu dönemde Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi iken, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK 5/3. maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisi haline gelmiştir. 6100 sayılı HMK 1. maddesi gereği ise göreve ilişkin kurallar kamu düzenine yönelik olup mahkemece resen dikkate alınması gerekecektir. 4562 Sayılı Kanunun 5 maddesi uyarınca Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanunun 11 maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanunun 16 maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekecektir (Yargıtay 11 HD 2022/4599 E-2023/3797 K sayılı ilam).Somut olayda uyuşmazlığın Genel Kurul Kararının iptali istemine ilişkin olduğu ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmış olup, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 05/11/... tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip